şükela:  tümü | bugün
  • prof. celal şengör'ün, kendisine yöneltilen "size göre ideal yönetim nedir?" sorusuna "aristo bunun cevabını vermiş. ideal yönetim monarşidir. yani bir kişi veya grup" cevabını vermesi olayıdır.

    devamında monarşideki bazı uygulamaları tam bağımsızlık olarak yorumlamış.

    kaynak

    edit: bağlantı düzeltildi.
  • bu kadar askerci bir kafadan demokrat olması beklenemezdi elbet. asıl şaşırtıcı olan bu olurdu.

    edit: bu arada monarşi nedir hatırlatalım:

    "monarşi, bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir. saltanatın bir başka adıdır. seçim dışı yöntemler kullanılır. bu hükümdar, türkçede kral, imparator, şah, padişah, prens, emir, kağan, hakan gibi çeşitli adlar alabilir."

    tarihteki hemen hemen tüm monarşiler totaliter ve zorba olmuştur. bir ülkenin tüm ipini bir adamın iki ağzına vermek gerici bir perspektiftir. medeniyet demokrasi ile ileri, monarşi ile geri gider. o nedenle en insani olan, toplumun farklı kesimlerinin iktidara ortak olmasıdır. bir tanığı ve çoğu zaman tarafı olarak türkiye'deki tek adam rejimlerinin ülke toplumuna verdiği zararları göremeyen bir profesöre bilge gibi davrananlar oldukça bu ülkede demokrasinin gelişmesi mümkün gözükmüyor. martin heiddeger de asra damga vurmuş bri filozoftu, ama hitler'i destekledi.

    platon'un demokrasiye yönelik eleştirileri bir monarşi övgüsü değildir. hocası socrates atina meclisi tarafından öldürüldüğü için, demokrasinin demagoglar eliyle nasıl başaşağı edilebileceğini gördüğü için, haklı olarak oy verenlerin belirli bir donanıma sahip olması gerektiğine dair çıkarımlarda bulunmuştur. lakin, tarih boyunca monarklar tarafından katledilen bilgelerin sayısı belki de yüz binleri aşar. seçmen konusunda iyileştirmeler talep edilebilir, ama bu kesinlikle monarşiyi övücü bir durum değildir. tarihteki bütün zorbalar, faşistler, diktatörler monarktır.

    celal şengör'ün bu bakışı onun askere olan bakışı ile tutarlıdır; net bri şekilde totaliter eğilimleri var celal şengör'ün. kendisine ve destekçilerine bir f-scale testi (otoriter kişilik testi) tavsiye ederim.
  • hiç bir şeyi beğenmeyen ve acilen dünya tarafından memnun edilmesi gereken beyaz yakalıya dert olmuştur.
  • yüksek ego, bilim insanlarına bile saçmalama kabiliyeti kazandırıyormuş, ben bunu anladım açıklamasından.

    - okumuş, eşek kadar prof olmuşum a.k... rasyonel bir insanın beğendiği demokrasiyi elbette beğenemem. radikal olmalıyım ben.

    seçimini savunurken "bak, büyük düşünür de aynı fikirde" diyebilmek adına 2400 yıl önce site kentlerde yaşayan aristo'yu kaynak göstermesi de başka bir vak'a.

    düzeltme:
    cinsiyet belirten kelime düzeltildi.
  • “büyük ve iyi, çok nadir olarak aynı adamdır.“
    winston churchill
  • çok konuşmasın işine baksın.
  • ne sikime saltanatı kaldırdık o zaman diye kendisine sormak lazım.
  • zaman ve mekandan bağımsız ideal yönetim şekli, yönetimin olmaması yani anarşidir ama bu oldukça ütopik bir durum. pratikte ideal yönetim şekli zaman ve mekana bağlı olarak değişir. celal şengör'ün cevabı eksiktir.
  • gerekçesi bundan tam 2400 yıl önce antik yunan filazofu platon tarafından açıklanmış olan desteklemedir.

    "demokrasi, bir eğitim işidir. eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. devam edilirse demagoglar türer. demagoglardan da diktatörler çıkar. demokrasi despotluğa dönüşür. demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. halk övülmeyi sever. onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.
    devlet işleri, devlet içinde idare edenlerle idare edilenlerin yönetime katılmasıyla gerçekleşir."

    -platon

    benim kişisel görüşüm celal şengör ve platona kesinlikle katılıyor olmakla beraber şu ilaveyi de içerir, eğer demokrasi faydalı bir meret olmuş olsaydı alman toplumu gibi bilinçli ve eğitimli bir toplumun, yanılarak ve kandırılarak hitler gibi milyonlarca masum insanın ölümünden sorumlu olan cani bir orospu çocuğunu iktidara getirmesine fırsat vermezdi... yani eğitimli ve bilinçli olsalar bile halklar ve toplumlar, demokrasi var olmaya devam ettiği müddetçe yanılmaya şaşırmaya ve yanlış olanı seçmeye her zaman el verişlidir. demokrasinin en büyük dezavantajı başa son derece yanlış bir isim geçtiğinde bunu durdurabilecek bir emniyet sibobu bulundurmamasında gizlidir. bazı arkadaşlar da "madem demokrasi kötü ozaman atatürk niye demokrasiyi getirdi ?" minvalinde sorular sormak suretiyle olaya yaklaşmayı tercih etmiş, arkadaşlar olaylara böyle bakılmaz malesef, çünkü "atatürk demokrasiyi getirdi evet, peki atatürkün getirdiği ve halkın egemenliği anlamına gelen demokrasi, halkın egemenliği sayesinde hangi zihniyetin eline geçti ve ne hale geldi?" diye sormak isterim... işte olaya böyle bakılır ve böyle bakıldığında da demokrasi'nin bir ülkeyi yönetmek için uygun bir yönetim anlayışı olup olmadığını anlama noktasında çok fazla yol kat edilir. bilinmesi gereken şey, atatürk'ün dahi bir komutan ve reformist bir insan olması üst düzey bir siyasetçi olduğu anlamına gelmemektedir, çünkü ikisi farklı kavramlardır. iyi bir komutan iyi bir siyasetçi, iyi bir siyasetçi de iyi bir komutan demek değildir, herşey bir kenara dünya üzerindeki tüm gelişmiş medeniyetlere bakıldığında, (bkz: hollanda) (bkz: norveç) (bkz: japoya) (bkz: isveç) (bkz: birleşik krallık) (bkz: danimarka) vs monarşiye sahip oldukları çok basit bir araştırma ile görülmektedir. bugün sahip oldukları yönetim anlayışlarında krallıklar kısmen sembolik kalmış olabilir (hala demokrasinin kör noktalarını açmaya yönelik kritik yetkilere muktedirlerdir) ama kültürün, sistemin ve imparatorluğu yöneten asil sınıfın korunması noktasında cahil tabakanın, üst tabakaya geçişini engelleyen ve elitizmi muhafaza eden şey monarşinin ta kendisidir. monarşi eğer bilimsel ve aydınlanmacı monarkların elinde yaşayan bir sistem ise halk ve ülke için büyük bir velinimettir, ancak monarklar güç zehirlenmesi yaşar ve tepeye çıkmaya çalışan örgütlü cehaleti bastırmak yerine kendi çıkarları uğruna aydınlığa engel oluşturmaya başlarsa zaten kendisi yıkılıp silinir. (bkz: fransız ihtilali) sonuç olarak, demokrasinin doğuracağı sıkıntılar, monarşinin doğurabileceği sıkıntıların yanında tartışmasız ve hiç şüphesiz koca bir evren gibidir. çünkü demokrasinin, parlementer monarşide olduğu gibi bir denge - kontrol mekanizması yoktur ve halk yanıldığı an başa geçecek olan kişi, koskoca bir ülkeyi tek başına mahvedebilir.

    not: ağzına sağlık türkiye'nin en donanımlı adamı (bkz: celal şengör).
  • çok fazla elitist bir insan celal şengör...
    iyi hoş ama biraz da komik...
    siyaset biliminden kendi zannettiği kadar anlamadığı aşikar ve o işler o kadar basit değil...
    toplumu elitlerin yönetmesi gerektiğinden bahsediyor monarşi filan derken aslında ama diyemiyor ya da demeyi beceremiyor...
    ayrıca koy başa bir monark olsun bitsin dememiş aristo öyle canım benim...
    bence bırakın kendi haline...