şükela:  tümü | bugün
  • koyun, keçi, sıgır gibi kesilecek hayvanların ticaretini yapan kimseye denir. kurban zamanı paranın amına koyarlar. aldığım son duyumlara göre bir kurbanda araba yapanlar varmış.
  • topkapı, galata, ibrahim pasa ve edirne saraylarına alınıp türlü devlet hizmetleri için aday olarak yetistirilen genç
  • foça'da kıyıdaki balıkçı restoranlarından biri.
  • sopasini kaldirdiginda koyunlari suruye sokandir.
    (bkz: dunyanin en tuhaf mahluku)
  • (bkz: cambaz)
  • türkmence ve özbekçe'de argoda fahişe anlamına gelen kelime
  • osmanlı devleti başkenti istanbul için canlı hayvan temin etmekle görevlendirilen kişilere verilen addır. celeplik çok büyük sermaye gerektiren bir iş olduğundan bu kişilerin belli bir gelir düzeyinde olmaları şartı aranırdı. ne var ki osmanlı devleti ülkenin her bölgesinde olduğu gibi istanbul 'da da mal satışını arz talep dengesine bırakmamıştır. başkent olma özelliği olan bu önemli şehirde isyanları önlemek için halkı tok tutmak şarttı. dolayısıyla devlet gıda maddelerinin fiyatlarını düşük tutmaya çalıştıkça tüccarlar dönem dönem çok büyük zarara uğrayabiliyordu. bu sebepten istanbullu sermayedarlar için celeplik, köşe bucak kaçtıkları bir görev haline gelmişti. osmanlı bu sebepten celeplik ve kasaplık mesleğinde sürgün uygulamasına benzer uygulamalara başvurmuştur. kanunsuz işler çevirdiği tespit edilen tüccarlar, zorunlu olarak celeplik görevine getirilmiştir.
  • eski foça'da kıyıya konuşlanmış tonla balık restoranından biri. yaptıkları deniz çipurasından ötürü sürekli kusup, sabahı hastanede ettiğimi bilirim. denizin dibindeki lokantada balıktan zehirlenmek de ayrıca ilginç.
  • tabiri caizse sineğin yağını çıkarırlar. bir liranın bile hesabını yaparlar ama dünyanın parasını kazanırlar.