• tanımaktan mutlu olduğum renkli insan.
    filmlerinde kullandığı kostümleri üzerine yakıştıran yönetmen.
    bastetdi ortak konu...cazarayı birlikte keşfettik...
    sen ne dilersenin adana galası sonrasında tüm içtenliği ile seyirci ile söyleşen yönetmen...
  • yunan mitolojisindeki karşılığı iris olan, hayallerine dahil olmaktan mutluluk duyduğum, fotoğrafik hafıza sahibi, kitapları sayfa sayfa by heart söyleyebilen, her konuşmamızda hayatta, filmlerde aynı noktalara takılmış olduğumuzu farkedip daha çok daha çok sevdiğim, dünya üzerindeki enn güzel kıvırcık saçlarını mıncıklamama kızmadığı için daha çok sevdiğim, duyarlı, tatlı, canım kişi... abidik gubidik sözlerine karşı duramadığım(ız) biri olduğunda karşısına cem'i çıkarırız; bizim güçsüz kaldığımız yerlerde 36 mujer pençesi gücünde pati atar... senaryolar yazar, istanbul'un enn ücra ve güzel kaavelerine götürür, olmadık yerlerde dans edebilme cesareti verir... içgörüsü, heyecanı yüksek kişidir... yeni senaryoları gelmek üzeredir.
  • 16 eylül 2009 günü aksanat kültür merkezinde "filmlerdeki fotograflar" yaklaşımıyla akira kurosawa'yı irdelemişti cem başeskioğlu. kendisi yeni bir şey söylemese de akira kurosawa'yı bize çözümleyerek anlatması taktire şayandı. panel'e gittiğimi düşünürken yer yer acaba cem başeskioğlu'nun sınıfına mı düştüğümü düşünüp durdum. çünkü bildiklerini insanlarla paylaşırken "arkadaşlar görüyorsunuz ya her şeyin bir nedeni var burada" "arkadaşlar ama bu filmi mutlaka mutlaka izlemelisiniz" diyerek duygularını, düşüncelerini paylaşırken -o- filmin duygularını ancak izleyecilerin izleyerek anlatabileceğini kelimelerle değildi ama o an ki yaşadığı jestlerle panel izleyecilerine açık etti. bunu da kendisinin heyacanına verdim ama sahip olduğu bu didaktik uslup insanları kendisinden uzaklaştırıyordu. sinema'nın metodolojik teknikleri üzerine bilgi verirken bir-iki yanlış bilgi vermesi de gözümden kaçmadı.

    ve o panel de günümüz türk sinemasını -istisnaları- dışında yerleyeksan etti. saha boştu ve o vurdu da vurdu. günümüz türk sinemasını böylesine yererek, kendi içsel dinaminiğinin yetersizliğini (ezikliğinin) ne kadar da fazla olduğunu panel izleyecilerine sanki haykırdı.

    hal böyle. hayat şartları çetin. insanın önem verdiği düşüncelerini paylaşırken sakin olması gerek yoksa cümle elaleme madara olma durumu da var.
  • heyecanlı anlatım diliyle beynimizde, algımızda olağanüstü etkiler bırakan nadide bir hoca. sinemayı derinden anlayacak ve bu işi hakkıyla yapacak nesiller yetiştiren aşmış bir yönetmen ve senarist.
  • sen ne dilersen filmini izleyip başka bir filmi olmadığını gördüğüm, izlediğim filmiyle gayet başarılı bir yönetmen olduğunu düşündüğüm kişi. aynı güzellikte birçok film yapmasını diliyorum. güzel bakış açısına ihtiyacı var biz izleyenlerin.