şükela:  tümü | bugün
  • proximity istanbul genel müdür yardımcısı. reklam dünyasının genç yeteneklerinden. şu sıralar* renault laguna coupe için yapmakta olduğu viral kampanya* ile isminden söz ettireceğe benziyor.

    laguna coupe benim olacak
  • karizmatik ve güzel kalpli bir insan evladı.
    iyi para kazanıyor, parayla işi yok.
    güzel arabalara biniyor, tek bir fotoğrafı yok.
    güzel bir eşi dünya tatlısı çocuğu var, allah nazardan korusun.
    sektör o.ç ve yalaka dolu ama kimseye eyvallahı yok.
    güçlü markalarla çalışıyor ama yoğunluğa ve anneler gününe rağmen davete icabet ediyor.

    makam-mevkiyi, parayı, itibarı elinin tersiyle itip misliyle kazanan tiplerden.

    civarınızda bu adamdan 2 tane olsun. alın galatasaray'ı şampiyonlar ligi şampiyonu yapın.

    ayrıca :

    (bkz: plasenta conversation agency)

    http://www.plasenta.com.tr/
  • tipi che guevera'yı andırır.

    edit: çağdaş onur öztürk'e de acaip benziyor.
  • adam gibi adam, hayata dair sağlam bir duruşu vardır. piyasanın en iyileri arasındadır.
  • çok yakışıklı biri
  • ülker 1 nisan reklamında adı geçen isimlerden birisi. plasenta'daki görevinden istifa etmiş, bu olayda bu reklamın büyük etkisi vardır diye düşünüyorum. kendimi adeta bir jiniyıs gibi hisediyorum bunu düşündüğüm için.
  • plasenta conversation agency'den istifa etmiş ajans başkanı ve kreatif direktör.

    bir insanın ekmeğiyle oynamak bu kadar kolay mı yahu? istifa edecekse "reklam kötüydü ben kötü reklam yaptım." diye istifa etmeliydi, saçma sapan linç kampanyaları yüzünden değil. kendisini tanımam etmem, bu sektörde çalışırsa da muhtemelen en az 10 sene tanışamam ve fakat gördüğüm ve izlediğim kadarıyla gayet naif bir insan bu adamı yıllarca peşinden gittikleri fetöcü yaptılar. yazıklar olsun. başka diyecek bişey yok.
  • tanımıyorum, aynı sektörde olduğumuz için ismen biliyorum sadece ve hakkında yazılanları görünce çok üzüldüm. çünkü kendisine yakıştırılan 'şey'le hiç alakası olmadığını düşünüyorum. bu ülke çok garip bir yer olmaya başladı.
  • başarılı işler yapmış bir ajans insanıydı.

    fakat dün akşam kurduğu ajansın sitesinde gördük ki tüm görevlerinden istifa etmiş. açıkçası ülker'in 1 nisan'a özel yayınladığı reklam filminde ve ardından gelişen olaylarda ne kendisini ne de ajansını duymuştum. o yüzden istifa ettiği haberini görünce hiç anlam verememiştim. lakin haber sosyal medyada ufak ufak yayılmaya başlayınca bağlantıyı görebildim.
    bir başka linç durumu gerçekleşmiş. ve sonunda da anlaşılıyor ki biri kalemi kırmış. umarım ki kendisi isteyerek sektördeki kaygan zemine karşı "yeter beee sizinle mi uğraşaca'm şu fani ömrümde" diyerek bırakıp çok daha mutlu olduğu bir hayata gitmiştir.

    kendisinin mevzu bahis reklamda ne kadar emeği var ya da emeği var mı bilemiyorum. ancak genelde şöyle durumlarda markalardan ziyade ajanslara ve ajans insanlarına bir şey olması da çok saçma geliyor bana. marka tarafı facebook'tan düğüne davet eden arkadaşın etkinlik duvarına yazar gibi yazıyor "yurt dışındaydım", "hiç haberim yoktu"
    kim kimi kandırıyor. herkes bu kadar salak mı gerçekten de? zira bu tip kurumsal markalar ve ajanslar arasında, devlet dairesindekini aratmayacak kadar yoğun bir bürokrasi süreci var.
    ajansların bu tip durumlar karşısında birbirlerini kollayıp, şeffaf olup gerekirse markaya karşı daha net ve dik bir duruşları olmalı. hep bu "sonra benimle de iş yapmaz" endişeleri yüzünden daha çok giden olur.
  • murat ülker serin kanlı davranıp, "araştıracağız, hata varsa sorumlusunu bulacağız ve incittiğimiz kişilerden özür dileyeceğiz" tarzında bir şeyler yazsaydı olaylar buraya gelmezdi. gecenin köründe "kumpas bu" diye resmen insanları "linç linç" diye ağızlarını köpürten trollere yem etti. krizi kötü yönetti, marka bundan zarar gördü hepsini geçin, reklam endüstrisi için çok önemli yatırımlar yapmış birisinin kariyeri ile, hayatı ile oynandı. bunun vebali senin boynunda sayın ülker. allah'tan korkun varsa bu sana yeter, yıktığını düzeltmen için.