şükela:  tümü | bugün
  • vedat okyar ın,25 ocak 2004 besiktas samsunspor maci sonrasında canlı yayında* "bu hakem bu gün düdük çalmayı bıraksın,artık zurna çalsın,anca zurna çalabilir..." tarzı bir cümle kurmasına sebep olmuş hakem...
  • maçta kural hatası yapan hakemlerin bile 2 hafta ceza alıp, 3. hafta maç yönetmeye başladığını görünce, "ulen iki dakikada bende şöhret olayım" diyen hakem...
  • ali aydının beşiktaş için yaratılmış versiyonu.
    bunlardan bi tane de fener için bekliyoruz. çıkmazsa nedeni bellidir.
  • hollywood'da 90'lı yılların sonunda patlayan twist/turns modası dahilinde zeki sonlar türedi. oysa imgenin başı; george roy hill imzalı the sting'di. papila'ya derin bir karanlığın içinden bakıldığında, post-modern tuzakları kaldıramayacak kadar çölleşmiş bir zihnin, kasatura ile traş olmuş halini görüyor insan. bir şeylerin, yeteri kadar kutsal ve değerli olmayan bir şeylerin yönlendirmesiyle; bir oyunu, bir şovu kendi sonuna uydurmaya çalışan basit bir zihin. ama şu da bilinmeli ki; bu gün papila'nın iplerinden tutanlar; başlangıcı süzmeden, şu anı betimlemeye çalışanlardır. üzgün ve yalnız tilki kürkleriyle; imrenerek baktıkları dış uzay liglerin, serlikle bilinci spora endekslediği geleneklerde, kolylığı ve zevki saha içi şarjın mutlaklığı ile kesişen (voleybol inanılmaz streslidir çünkü enerji değişimi sadece top ve beden üzerine kurulmuştur-kontrol, konsantrasyonu sınar, çünkü kontrol toplumsal bir olgudur-zamansızlıkla alakalı değildir), akan teri yeşille hissiz, taraftar olmanın subjektifliği ile kırılan pragmatizim sayesinde alev alan kollektivizim-oradan bakarken onlar; ben demiyorum bir tür delilik, ama diyorum ki bir oyunda tanrısallık hakemin aşındığı noktanın çeyreğine tekabül eder; haluk bu lige şaibe karıştırdıysa, bu takımlardan çok organizasyonun temelindeki kodlarla ilişkilidir. bu sporu seven herkes üzerine alınmalı ve "muhteşem yönetim" denen bilinmezlik törenin merkezden kaynaklana sosyal değişim teorisine biçim veren bireyselcilik artığı ile sonuçlandırılmalıdır. herkes hata yapar; cem papila egosunun üzerine ego çekti. gücün üzerinde güç-o gücün iliğinde de siyaset varsa; bu balçık kuyusundan, kırılgan sözcüklere...bir bayaz bayrak çekip-radyonun tetiğini çekmeli insan-çünkü yönlendiren, üst-üste binen görüntüler-*senin bakkalını, kasabını, berberini bir deliliğin koynuna itiyor-

    ve papila gülümser. belinde bin halukla.
  • tam yüzüne kartopu yemiş hakem.
  • (bkz: kıl)
  • 25 ocak 2004 beşiktaş-samsunspor maçında meme yapmış hakem**.
  • beşiktaş iki senedir sayısız es geçmeler, görmezden gelmeler, haksız galibiyetler sonucu maçlarını kazanmaktadır. rakip takımın hakkının yendiği sayısız maç kazanmıştır beşiktaş, centilmenliği boş verip gençlerbirliği maçında, yerde yatan bir oyuncu olmasından faydalanıp üstelik ofsayttan gol atmış ve geçen sene şampiyon olmuştur. bunlara nedense beşiktaş'lıların sesi çıkmaz. luçesku çkıp "centilmenliğe uyulmadı, ben bu golü kabul etmem, rakibin penaltısı verilmedi bu galibiyet hoşuma gitmedi" diye açıklama yapmaz, "geçen sezon galatasaray'ın çok hakkı yendi, biz bunlar yüzünden şampiyon olduk" demez (oysa fener'in oynadığı erteleme maçını ben olsam oynamazdım diyecek kadar gururlu, yüce bir insandır).

    zago geldiğinden beri her maçta, samsunspor karşılaşmasında gördüğü gibi, kırmızı kartı hakedecek hareketler yapmıştır. ibrahim centilmenlik dışı bir oyuncudur, tekme, iteleme, tokat, "topsuz alanda her türlü terbiyesizlik" dallarında uzmandır ve çok büyük laf söyler gibi "bak var ya, oğlum var ya, allah, var ya, allah herkesin gönlüne göre versin. başka bir şey demiyorum" diyebilecek kadar yakkafa bir insandır.

    cem papila, ilk defa nedense kimsenin yapmadığını yaparak kırmızı kartlarına yeltenmiştir ve görüntü itibariyle hatta kamunun genel yargısına göre bütün kartlarında haklıdır. kendisini ben, bizzat tebrik ederim. hadisenin bu boyuta gelmesinde sebep, diğer hakemlerin cem papila'nın yaptığını yapmamaları, 2 senedir beşiktaş'a hep taviz verilmesi, beşiktaş ligde farkı açtığında, beşiktaş'ın taraftarı statlara gitmeyi bıraktığında, hakemliğin gözlerinin açılmasıdır.

    fatura büyük ihtimalle cem papila'ya kesilecek, kendisi büyük ihtimalle günah keçisi olacak ve uzun süre maçlara verilmeyecek veya ufak tefek maçlarla unutturulacaktır. beşiktaş'sa durumu propaganda aracı olarak kullanacak, her hafta, her mağlubiyet, beraberlik sonrası bu durumdan söz edecek, allah korusun şampiyon olursa da, asıl o zaman en büyük ağlamasını, feryadını, yaygarasını gösterecektir.

    beşiktaş sürekli hakemler hakkında konuşarak, yendikleri maç sonrası bile hakeme bok atarak, hakem beğenmeyerek, hak yiyerek, sportmenlik dışı davranarak galibiyetlere alışmış, her nasılsa, her maç en az iki oyuncu eksilmesi gereken takımının maçlarını 11 kişi bitirmesini sağlayarak, galibiyete alışmış ve beşiktaş'a prim vermeyen bir hakemin karşılarına çıkabileceği ihtimaline hiç inanmayarak, bugün içinde bulunduğu durumun, 5 tane kırmızı kartın zeminini kendisi hazırlamıştır.

    hayırlı uğurlu olsun.
  • bravo sana cem papila anadolu futbolunun senin gibi cesur hakemlere gereksinimi var.
    http://www.antibizans.com/
  • kendisi hakem olabilmek için zonguldak beşiktaslılar derneğini bırakmıştır. burda nasıl bi sonuç çıkarılır tabii ki "depends"