şükela:  tümü | bugün
  • dokuz eylül üniversitesi'nde genel cerrahi profesörüdür.

    uzmanlık alanında türkiye'de sayılı doktorlardan birisidir. ama parayla, özel muayeneyle, özel hastanelerle işi olmadığı için çok popüler bir doktor olmamıştır. makamı, mevkiyi de pek sevmez.
    dokuz eylül üniversitesi'nde 2008 yılında genel sekreter vekili görevine getirilmiş ama bürokrasiye 9 ay dayanabilmiştir. asıl mesleğini yapamadığını gerekçe göstererek bu görevinden ayrılmıştır.

    doktorluğunun yanı sıra politik kişiliğiyle de tanınan birisidir. özellikle izmir'de herkes tanır onu. onu hastanedeki taşeron işçilerinin örgütlenme çalışmalarında, 1 mayıs'ta, yök eylemlerinde, karaburun bilim kongresi'nde görebilirsiniz. en son izmir'deki gezi direnişi eylemlerinde basmane'de barikatın en önünde görmüştüm.

    bir dönem tkp'nin üniversite konseyleri çalışmalarında da yer alıyordu.

    şimdi de halkların demokratik partisi çalışmalarında aktif olarak yer alıyor ve parti meclisi'nde.
    http://www.bianet.org/…dp-parti-meclisini-belirledi

    http://www.deu.edu.tr/…ndex.php?cat=3&akod=19980162
    http://www.sendika.org/…dr-cem-terzi-hekimedya-org/
    http://everywheretaksim.net/…-ve-iktidar-cem-terzi/
  • dünyanın en şeker doktorlarından biridir. özellikle türkiye'ye has kronik hastalık doktor olma egosu onda asla yoktur. iyiye iyi, kötüye de -kendi meslektaşı olsa dahi- kötü demekten hiç çekinmez. facebook'u çok aktif kullanır. siyasi duruşunu sergiler bütün paylaşımları. devrimden umudunu kesmeyen ve gezi direnişinde evini dahi yaralı eylemcilere açan bir dava adamıdır. çok da esprilidir. aynı dünya görüşünü paylaşmasam da onu tanıdığım için mutluyum.
  • 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde "oyum demirtaş'a" demiştir.

    http://www.demokrathaber.net/…demirtasa-h35812.html
  • dokuz eylül üniversitesi genel cerrahi ana bilim dalı'nda bulunan odasının kapısı üzerine george levine'in darwin sizi seviyor kitabının afişini asmış gerçek bilim insanı, ünvanını sonuna kadar hak eden bir hekim.
  • facebooktan takip ettigim ve nazara getirecegim diye korktugum insan. bir akademisyen adayi olarak, kendisini idol olarak secmis durumdayim. isinde bu kadar iyi olup, bilgisini halklarin onune sunmus, esitlik ve ozgurluk icin nerede ne yapilmasi gerekiyorsa yapan ve korkmayan zira isini kendisine herhangi bir soz soyleyecek herkesten daha iyi yapan bir insan cem hoca. bu arada soylemis miydim: isinde cok iyi! bizim ihtiyacimiz, insanligin ihtiyaci bu figur iste, otesi degil. bilim insani bu. eyvallah edward said yok buralarda, ama cem hoca var iste. yaptigim isi, bir gun cem hoca gibi bir bilim insani olma umuduyla yapiyorum. insallah boyle umit veren, ask veren insanlar cogalir etrafimizda, o kadar azlar ki.

    ps. kendisi bir sonraki secimlerde kisisel cumhurbaskani adayim.
  • bugün sürdürülebilir yaşam etkinliğinin ankara ayağında içime su serpen analizler yapmış kişidir. her şeyi yüce gönüllü bireylerin çabalarına terk etme meylinde olan liberal dünya ekonomisine, devletin daha doğrusu sosyal devletin işini yapması gerekliliğini, dr. v.'nin hindistan'daki çalışmalarını yücelten belgeselden sonra çok berrak bir şekilde anlatmıştır. ağzına sağlıktır. iyi ki etkinliğe katıldım.
  • kobene sürecinde gösterdiği onurlu hekim duruşu ve aynı zamanda mesleki tüm bilgisini sonuna kadar kullanarak pek çok canı da kurtarark, pdy eş başkanı aysa abdullah ile birlikte diyarbakır ttb'nin barış ödülüne layık görülmüş, çok güzel insan.
  • halkların köprüsü derneği başkanı güzel insan.
  • şimdi de izmir'deki suriyeli sığınmacılar için kolları sıvamıştır. bu kavurucu sıcaklarda bir ağaç gölgesine bile muhtaç bırakılan suriyeliler için halkların köprüsü derneği olarak canla başla uğraş vermektedirler. buyrun bu da konuyla ilgili "kapak" gibi basın açıklaması:

    basın açıklaması yer: basmane, cami önü gün ve saat: 20 ağustos 2015, 12.30 basmane’de sokaklarda yaşayan binlerce suriyeli için yetkilileri göreve çağırıyoruz! basmane'de yaşanan insanlık dramını, tüm uyarılarımıza rağmen devlet yetkilileri görmezden gelinmeye devam ediyor. son sözü ilk söyleyelim. biz geçici koruma statüsündeki suriyeli sığınmacıların bir an önce mülteci statüsüne alınması gerektiğini böylelikle bazı temel haklara kavuşacaklarını düşünüyoruz. o yüzden suriyeli kardeşlerimizen sığınmacı değil mülteci olarak bahsediyoruz. türkiye sadece avrupa'dan gelenlere mültecilik hakkı tanıyor, avrupa dışından gelenler ne yazık ki bu haktan yararlanamıyor. biz gerek yabancılar ve uluslararası koruma kanunu (yukk) kapsamındaki sığınmacıların, gerek de geçici koruma yönetmeliği kapsamındaki suriyeli sığınmacıların bir an önce mülteci statüsüne alınması gerektiğini düşünüyoruz . yetkililer, uluslararası sözleşmelere aykırı bir şekilde izmir'in kapılarını mültecilere kapatmaya çalışıyor. yüzlerce mülteciyi zorla, mültecilerin 'açık hava hapishanesi' dedikleri ve gitmek istemedikleri kamplara yolluyor. buna rağmen binlerce suriyeli mülteci basmane'nin ara sokaklarında yaşam mücadelesi vermeye çalışıyor. sokaklarda, parklarda, cami bahçelerinde yaşayan mültecilerin sorunları her geçen gün artarak devam ediyor. mültecilerin var olan sorunlarını tespit edebilmek ve çözüm önerilerini geliştirebilmek için halkların köprüsü derneği olarak suriyeli mültecilerle dayanışma derneği ve insan hakları derneği ile birlikte sağlıkçılardan ve tercümanlardan oluşun 20 kişilik bir ekiple geçtiğimiz pazar günü bir saha ve sağlık taraması yaptık. bugün yaptığımız taramanın sonuçlarını buradaki bütün derneklerle birlikte kamuoyula paylaşıyoruz. sokaklarda, kaldırımların üzerinde yaşamak zorunda kalan mültecilerin acil kişisel hijyen, temizlik ve gıda ihtiyacı var. aksi takdirde salgın hastalıklarla karşılaşabiliriz. bu insanlar, bu sıcakta aylardır banyo yapmadan, temiz bir tuvalete erişemeden aç susuz sokaklartalar. kısıtlı da olsa parası olan suriyeli mülteciler gıda alabiliyor. pek çok insan çevreden bir yardım görmedikçe karınlarını doyuramıyor. küçük bebekler anne sütü olmadan, mama olmadan hayatta kalmaya çalışıyor. pek çok gebe kadın bu korkunç koşullarda kendini ve karnındaki bebeği beslemeye çalışıyor. otel ve gıda fiyatları normalin çok üzerine çıkmış durumda. kendilerine izmir’de başlarını sokacak bir yer gösterilmediği için sokaklarda yaşayan mülteciler, sürekli tozla, nemle ve sıcak havayla baş etmek zorunda kalıyor. kaldıkları bölgelerde halka açık ücretsiz tuvaletler olmadığı için ya camilerin ücretli tuvaletlerini ya da sokakları kullanmak zorundalar! birisi bize açıklasın! neden izmir fuar’ı kapılarını bu insanlara kapattı? bu insanlar diplerindeki fuar’da ağaçlarının gölgesinden, musluklardan, duşlardan, tuvaletlerden neden faydalanamıyor? şöyle soralım; bir deprem olsa, izmirliler sokakta kalsa fuar’a giremeyecek miydik? seyyar tuvaletler, banyolar kurulmayacak mıydı? bir tas çorba dağıtılmayacak mıydı? gezici sağlık istasyonları olmayacak mıydı? ihtiyacı olana ücretsiz ilaç verilmeyecek miydi? bu aç ve açık bırakan savaşın depremden ne farkı var? suriyelilerin izmirlilerden ne farkı var? gözyaşları aynı renk değil mi? çok açık ki katastrofik bir durumla karşı karşıyayız. milyonlarca suriyeli türkiye’ye sığındı ve yüzbinlercesi izmir’de. yetkililer hergün onlarca hatta yüzlerce suriyeliyi istekleri dışında kamplara gönderseler de hergün binlerce yenisi geliyor. gerçekle yüzleşmek için ne bekliyoruz? sokaklarda yaşamak zorunda kalan bu insanların dörtte biri çocuk. çocuklarda üst ve alt solunum yolları infeksiyonları var. ishal, gatroenterit var. bit var. uyuz var. yüzlerinde ellerinde bacaklarında enfekte yaralar var. aşılanmamış bebekler var. hiç sağlık kontrolünden geçmemiş gebeler var. pek çok erişkinde şeker, kalp, hipertansiyon gibi kronik hastalıklar var... burası izmir: demokrat izmir, özgürlüklerin şehri izmir, bir kadın kenti izmir, bin yıllardır her türlü göçü almış izmir! izmir ülkemizin karşı karşıya olduğu bu çok zorlu sınavda üstüne düşeni yapabilecek şehirlerin en başta gelenlerindendir. izmir valiliğini, afad’ı, izmir büyükşehir belediyesi’ni ve konak belediyesi'ni göreve çağırıyoruz. izmirlilerin gösterdiği dayanışmayı sahiplenin. mültecilere sahip çıkın. yasal görevlerinizi yerine getirin. izmir mülteci dostu bir kenttir. yöneticileri de öyle olmalıdır. basmane sokaklarında, kaldırım üstünde kavrulan bu insanların tuvalet, banyo, yiyecek ve su sorunlarını çözün. izmir fuarı'nın kapılarını mültecilere açın. sağlık hizmetlerini bu insanların ayağına götürün. onların size gelecek gücü yok. mobil sağlık hizmeti ile aşılama, gebe izlemi, kronik hastalık takibi, ilaç ihtiyacının belirlenmesi gibi birinci basamak sağlık hizmetlerini karşılayın. çocuklara süt dağıtın. bu insanlık dramını seyretmeyin! sizin izmir’i ihya etmek için, şahane fuarlar düzenlemek için çok zamanınız var ama bu insanların yok! halkların köprüsü derneği ihd suriyeli mültecilerle dayanışma derneği