şükela:  tümü | bugün
  • filistin ve suriye cephelerinde savaşta bulunmuş, eski kara komutanı.
  • lakabi "aga" dir...
  • (bkz: cemal aga)
  • 1895 ilk öğrenimini ordu ilinde yaptı. daha sonra öğrenimini erzincan ve istanbul'da askerî öğrenci olarak sürdürdü.
    1915-1917 yıllarında topçu subayı olarak çanakkale savaşlarına katıldı. filistin ve suriye cephesinde bulundu.türk istiklal harbinin batı cephesindeki bütün savaşlarına katıldı. 1929 yılında harp akademisi'ni bitirdi.
    1946 yılından itibaren orgenerallik rütbesi dahil çeşitli general rütbelerinde hizmet yaptı. 1958 yılında kara kuvvetleri komutanlığına atandı. bütün bu görevleri sırasında meslekî bilgi ve karakteri ile ordunun ve halkın sevgisini ve güvenini kazandı.
    27 mayıs 1960 harekâtının lideri olarak kabul edildi. yeniden demokratik düzene dönülmesinde ve 1961 anayasası'nın hazırlanmasında önemli rol oynadı. halk oyuna sunulan ve kabul olunan bu anayasa gereğince, 10 ekim 1961 tarihinde yapılan seçimlerden sonra teşekkül eden türkiye büyük millet meclisi tarafından türkiye'nin dördüncü cumhurbaşkanı olarak seçildi. 1966 yılında başlayan rahatsızlığının devamı ve görevini engellemesi üzerine, anayasa uyarınca cumhurbaşkanlığı görevi sona erdi. 14 eylül 1966 tarihinde vefat etti.
  • kara kuvvet komutanligi sirasinda jfkden aracilar vasitasiya liyakat nisani alan, abdyi fena destekledigimiz kuba krizi sirasinda ikinci cumhuriyetin cumhurbaskanligini yapan, olmeden once amerikanin gonderdigi askeri ucakla washingtondaki walter reed askeri hastanesinde (walter reed army medical center) tedavi goren gunumuzun liderler zirvelerini baslatan, demokrasi aşığı, etkili siyaset adami. uzun lafın kısası amerikayla sevişir gibiydi rahmetli.
  • 1895'te erzurum'da doğdu. ilk ve orta öğrenimini erzincan'da tamamladıktan sonra kuleli askerî lisesine girdi. son sınıf öğrencisi iken birinci dünya savaşı'nın çıkması üzerine 16 ekim 1914'te subay olarak 4'üncü kolordu komutanlığı emrine verildi. topçu batarya takım komutanı görevi ile 12'nci tümen topçu alayında çanakkale cephesinde savaşlara katıldı.12 temmuz 1915'te asteğmen, 1 eylül'de teğmenliğe yükseldi. 1 eylül 1917'de 41'inci tümen obüs bataryası komutanlığına atanarak filistin cephesine gönderildi. 19 eylül 1919'da ingilizlere esir düştü. iki yıl mısır'da esir kampında kaldıktan sonra 6 ekim 1920'de serbest bırakılınca üsteğmenliğe yükseltildi ve istiklal savaşı'na katıldı.
    1 eylül 1922'de yüzbaşı oldu. bir yıl harp okulunda öğrenimini tamamlayarak, 1'inci tümendeki görevine döndü. 1 ekim 1926'da harp akademisine girerek 1 eylül 1929'da mezun oldu. 30 ağustos 1931'de binbaşılığa yükseltildi. 30 ağustos 1936'da yarbay, 30 ağustos 1940'ta albay ve 30 ağustos 1946'da tuğgeneral oldu, 15'inci tümen tugay komutanlığına atandı. 2'nci kolordu komutanlığı kurmay başkanı iken 30 ağustos 1948'de tümgeneralliğe yükseltildi. 28 haziran 1950'de 12'nci tümen komutanlığına getirildi. 18'inci kolordu komutanlığı vekili iken, 30 ağustos 1953'te görev yeri izmir 2'nci yurtiçi bölge komutanı olarak değiştirildi. 30 ağustos 1957'de orgeneralliğe yükseltilerek 3'üncü ordu komutanlığına getirildi. 21 ağustos 1958'de kara kuvvetleri komutanı oldu.
    27 mayıs 1960'ta türk silahlı kuvvetlerinin ülke yönetimine el koymasıyla aynı gün milli birlik komitesinin başkanlığına getirildi. ertesi gün, devlet ve hükümet başkanlığı, türk silahlı kuvvetleri başkomutanlığı ve milli savunma bakanlığı yetkilerini üstlenerek yeni hükümeti kurduğunu açıkladı. 5 ocak 1961'de hükümeti yeniledi. 26 ekim 1961'de yapılan halk oylamasında cumhurbaşkanlığına seçildi.
    14 eylül 1966'da gülhane askerî tıp akademisi hastanesinde vefat etti.
  • kredi yurtlar kurumunun adresinde de adı gecer "cemal aga"nın ordan aklımda kalmıs buyuk bir umutla yazmıstım adrese ismini belki kredi falan cıkar diye.
  • 27 mayıs ihtilali'ni gerçekleştiren zat-ı muhterem. kendisi 6 aylık bir komadan sonra vefat etmiştir.

    ölümüyle ilgili dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise anıtkabir bahçesinde bir yere gömülmesi için çıkartılan hükümet kararıdır. hatta bu karar daha sonra komünizm yanlısı rahmetlileri de kapsayacak, celal bayar'ı sürgün günlerinde epey üzecektir.
  • 27 mayis ihtilali'nden yaklasik bir ay önce 3 mayis 1960'da hükümete söyle bir uyari yazisi yazmistir:

    "aziz vekilim,
    dün geceki konuşmalarımızın ışığı altında, zatı alinizi memleketin huzur ve istikrarı için alınması lazım gelen tedbir ve kararlar hakkındaki görüşlerimi arzetmeyi milli ve vatani bir vazife bilirim.
    sayın başbakanın açıklamalarını dinledim ve okudum. bunlarda, benim düşüncelerimin kabulüne müsait bir zemin henüz mevcut olmadığı aşikar olarak belli ise de, yine de düşüncelerimin sizlere iblağının zaruretine inanıyorum.
    muhterem vekilim,
    şu hakikati kabul etmek lazımdır ki, kayseri hadiseleriyle başlayıp son karar ve feci olaylara kadar devam eden vak'alar vatandaş ruhunda derin teessür ve hükümete karşı telafisi güç hoşnutsuzluklar yaratmıştır. hele, ordunun, talebelere karşı akılsızca kullanılması işin vahametini artırmış, ordu mensuplarında huzursuzluk ve güvensizlik hisleri belirmiş, korkulan şey olmuş, ordu politikaya karıştırılmıştır.
    sayın vekilim,
    bu ahval küçümsenecek, cebir ve şiddetle geçiştirilecek şeylerden değildir. memleket, hükümet ve partinizin düştüğü bu müşkül vaziyeti kurtarmak için sükunetli, fakat ciddi ve cezri tedbirler almak lazımdır. bu tedbirler şunlar olmalıdır:
    1-cumhurbaşkanı istifa etmelidir. çünkü bütün fenalıkların bu zattan geldiği hakkında memlekette umumi bir kanaat vardır.
    2-kabinede iyi kabul edilmeyen ve suihalleri bütün memlekette yayılmış bulunan zevat çıkartılmalı, yeni kabine mutlak dürüst, makul, zorcu değil, adalet ve şefkat hissi taşıyan zevattan kurulmalıdır.
    3-istanbul, ankara valileri, emniyet müdürleri süratle değiştirilmelidir.
    4-ankara örfi idare kumandanı derhal değiştirilmelidir.
    5-son çıkarılan ve tahkikat komisyonları ihdas eden kanun kaldırılmalıdır.
    6-mevkuf gazeteciler af kanunu ile kısa zamanda tahliye edilmelidir.
    7-son hadiselerde tevkif edilen talebeler serbest bırakılmalı, ilim müesseseleri yeniden faaliyete geçmelidir.
    8-şimdiye kadar çıkarılan bütün antidemokratik kanunlan tedricen kaldırılmalıdır.
    9-vatandaşın hürriyet ve eşit muamele hakkına mutlak surette riayet edilmelidir.
    10-ordunun meseleleri süratle halledilmelidir.
    11-din istismarcılığından vazgeçilmelidir.
    12-suiistimaller oluyor mu, bilmiyorum, fakat, olduğu hakkında umumi bir kanaat mevcuttur ve milletin hükümete itimatsızlığına sebep olmaktadır. bu gibi kötülüklerin süratle bertaraf edilmesi lazımdır.
    13-müstesna zamanlar ve günler haricinde hükümet büyüklerinin memleket gezilerinde suni büyük vatandaş toplulukları ile karşılanmaları usulü terk edilmelidir.
    muhterem vekilim,
    bu yazdıklarım asla bir parti ve politika mülahaza ve tesiriyle yazılmamıştır. memleketin durumunun bu tedbirlerin alınmasını zaruri kıldığına inandığım için arz edilmiştir.
    sizlerin vatanperverlik ve vicdanlarınıza hitap ediyorum. iyi düşününüz. iyi yapınız. memlekette çok şeyler yaptığınız muhakkaktır. fakat, bu asla kafi değildir. bu yapılan işleri müstemleke idarecileri de yapar, yapıyor ve yapmıştır. asıl mühim olan toplumun ruhunda yaşama zevk ve azminin geliştirilmesi hak ve hürriyet aşkının kökleştirilmesi ve vatandaş idrakinin yüksek ve necip hislerle donatılmasıdır. olaylar bu yolda olmadığınızı göstermektedir. talebelerin hürriyet duygusu ile yaptıkları masumane tezahurata karşı, kıtalar sevk edilmesi ve onların desteği ile emniyet kuvvetlerinin ilim yuvalarının içine kadar girerek talebeleri, profesörleri ile beraber coplarla ve kurşunlarla tedip etmesi, dünyada görülmemiş feci bir şeydir. bu hengamede kız talebelerin yürekler parçalayan çığlıklarının analar, babalar ve halk ruhunda onulmaz yaralar açacağını ve açtığını anlamak memleketin huzuru bakımından büyük bir hata ve hazin bir gaflet olduğuna kaniim.
    bizim gençlerimizde hak, adalet ve hürriyet duygularının gelişmesinden ve kemalinden memnun olmamız lazım gelmez mi? istikbali, hissiz, duygusuz, müstemleke ruhlu, yalnız maddeci bedbaht insanlara mı bırakmak istiyoruz?
    sayın vekilim,
    maruzatım muhakkak ki çok mühim ve hatta çok cüretkaranedir. fakat memleket için, milletin selameti için, hükümet ve hatta partinizin kurtarılması için dikkate alınması lazımdır ve hatta çok lazımdır.
    saygılarımla."

    kaynak: http://www.geocities.com/almanakturkiye