şükela:  tümü | bugün
  • 24 eylül 1981'de paris başkonsolosluğumuzu basan asala teröristleri tarafından şehit edilen güvenlik görevlimiz.
  • baskının* ilk anında kevork güzelyan tarafından başından vurulup saatlerce kan kaybettikten sonra ölmüş ve asala militanlarıyla yapılan pazarlık sonucu yaralı başkonsolos kaya inal'la birlikte serbest bırakılmıştı. ankara'da cebeci mezarlığındayatan cemal özen, niğdeliydi ve öldürüldüğünde 33 yaşındaydı.

    şimdilerde birgün'de yazan nazim alpman, 2000 yılında milliyet'te çalışırken gittiği erivan'da bir kafede tesadüfen kevork güzelyan'la karşılaşır ve laf dönüp dolaşıp van operasyonu'na ve cemal özen'e gelir (güzelyan, cemal'i celal olarak hatırlamış ve sanırım nazım alpman da röportajı hazırlarken bu hatayı gözden kaçırmış):

    ..............................
    "güzelyan, baskını anlatırken kendisinin vurduğu celal özen'den sürekli olarak "çok yiğit bir insandı... boylu postluydu... gözüpek biriydi" gibi övgü cümleleri kullanıyordu.
    peki o zaman neden korumasız biçimdeyken başından tek kurşunla vurmuştu?
    güzelyan, baskını celal özen ayrıntısında tekrar anlatıyor:
    "biz içeri girince, ışıkları söndürdüler. o sırada celal'i gördüm. koridordan koşarak, arkamıza geçmek istiyordu. ben de daire şeklindeki koridorun terk tarafından koşmaya başladım. celal'in yanında bir de fahri çallı vardı. dar koridorda göğüs göğüse geldik. bir dakika karşılıklı tetiğe bastık. ikimizin de silahı ateş almadı. çünkü tabancalarımız birbirimize dayanmıştı, namlu kapalıyken ateş edemezsin. bir ara ben elimi geri çekebildim ve tetiğe bastım. işte celal o zaman vuruldu. fahri çallı'*nın yüzü gözü de kan içinde kalmıştı. celal öldü. fahri ise duvara yaslandı ve kayarak çöktü.

    güzelyan ikinci güvenlik memuruna karşı farklı davranıyor:
    "ona ateş etmedin mi?"
    "etmedim.
    "niye?"
    "artık korumasızdı... biz o baskında kimseyi öldürmek istemiyorduk. sadece fransa cumhurbaşkanı mitterrand'ın basın toplantısında asala'dan söz etmesini istiyorduk."
    kevork, yine celal özen'e dönüyor:
    "celal'in üç gün önce çocuğu olmuştu. o gün silahını bırakmaya gelmiş. yarım saat geç gelsek, o ölmeyecekti. babayiğit biriydi, cengaverdi..."
    "onu vurduğun için üzülüyor musun?"
    "mahkemede de söyledim yiğit insandı. celal kendi memleketini savunuyordu. ben de kendi halkımı... karşı karşı karşıya geldik. birimiz ölecektik!"
    kevork güzelyan, türkiye'de "idama mahkum olmuş" biri olduğunu hatırlatıp diyor ki:
    "şimdi mümkün değil... ama bir gün türkiye'ye gitmem mümkün hale gelebilirse, celal'in mezarını ziyaret etmek isterdim!"
    ....................................

    güzelyan'ın bu arzusuna, cemal özen'in eşi ve çocuğunun cevabı ise son derece serttir:
    "ermeni katilin, eşinin mezarına gelip dua etmek istediğine değinen seher özen, ‘‘eşimin mezarına gelmeyi düşünüyormuş. mangal gibi yürek isterim. o yürek onda varsa buyursun gelsin. bu bir kan davası değil ama, gelemez. gelebiliyorsa, buyursun gelsin. eşimin mezarı ankara'da, adres verebilirim’’ derken; araya giren oğlu mehmet cemal özen, ‘‘sakın öyle bir hata yapmasın’’ diye çıkıştı."
  • asala ermeni terör örgütünün şehit ettiği yiğit güvenlik ataşemiz ve türk vatandaşıdır.

    sadece türk olduğu için canına kıyılan insanlardan biridir. bu size bir şeyler çağrıştırıyor mu?

    ruhu şad mekanı cennet olsun...

    asalanın eylemleri sonucunda şehit olanlarla kolajı
    ilgili bilgisel