şükela:  tümü | bugün
  • git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
    günahıma girmeden, katilim olmadan git!

    git de şen şakrak geçen günlerime gün ekle,
    beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

    git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
    git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar

    madem ki benli hayat sana kafes kadar dar,
    uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.

    hadi git, benden sana dilediğince izin,
    öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.

    kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
    çünkü herkes beni kays, seni leyla bilirler.

    sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
    oysa ki hep yedekte, hep elde var saymıştın.

    hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
    zannetme ki pişmanlık, mutluluk kadar ırak!

    sanma ki fasl-ı bahar geldiği gibi gitmez,
    sanma ki hüsranını görmeye ömrün yetmez.

    her darbene tehammül edecektir bedenim,
    gururum mani olur perişanıma benim.

    yari ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
    şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.

    henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
    sana gül bahçesini kim açar benden başka!

    hercai arılara meyhanedir çiçekler,
    kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!

    madem aşk tablosunun takdirinden acizsin,
    git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.

    ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
    git de allah aşkına bir selama muhtaç et!

    güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan!
    fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!

    kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm,
    her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.

    korkulu düşlerimi yorumdan kaçıyorum;
    sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum.

    git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
    günahıma girmeden, katilim olmadan git!

    bir insan en sevdigine bu kadar güzel gitme der ancak...
  • öncelikle (bkz: 18+)

    bir sinirli anında üstadın ankara dışkapı'da mum ışığında yazdığı şiirdir.

    ey benim evimden ceryanı kesen
    gereği kalmadı sök ampulleri
    ebenin amına bol gelir dersen
    ananın amına sok ampulleri

    önce vazelinle yağla kıçını
    sonra usul usul al bir kaçını
    ruhun aydınlansın ışıt içini
    peş peşe götüne sok ampulleri

    acımam yaşlıya çocuğa gence
    sülaleni sikmek farz oldu bence
    o güzel götüne koymadan önce
    gözün yarak görsün yak ampulleri
  • "erkekler gördüklerine, kadınlar duyduklarına aşık olur. bu yüzden erkekler yalan söyler, kadınlar da makyaj yapar" sözünün sahibi üstad, şair ve gönül adamıdır. ne de doğru söylemiş be..
  • ''derman bekledikçe derde uğradım
    ne öldüm, ne de bir işe yaradım.''

    (bkz: özetin özeti)
  • henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka
    sana gül bahçesini kim açar benden başka...

    dizelerinin şairi.
  • 1938 dogumludur, 1990 ve 1991'de yilin sairi odulunu almistir. 40 tanesi orhan gencebay'da 150'ye yakin siiri bestelenmistir, bu tarih itibariyle hala yasiyor.
  • "mademki benli hayat sana kafes kadar dar,
    uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar."

    yapma be cemal baba...

    gitmeyeydin...

    sözcükler yetim kalıyor şairler yittikçe...
  • orhan gencebay'ın "cemal ağabey... soyadı gibi saf bir şiir adamı, edebiyat adamı ve insanı büyüleyen gerçek bir söz büyücüsü" diye bahsettiği insan; gencebay'la aynı mahallede doğup büyümüşler. ben sadece gencebay şarkılarındaki sözlerinden tanıyorum; tek hece'ye bayılıyorum. fi tarihinde ceviz kabuğu programında birkaç şiir okumuştu; ağladı ağlayacak bir hali vardı hep...

    bulunması pek güç üç şiir kitabı vardır. ilgilenenler için:

    imzalı kitap isteme 0 312 316 50 60
    dost kitap evi 0 312 425 80 57

    vurgun (1993)
    sende kalmış (1998)
    kıyamete 40 kala (2002)
  • böyledir kısrağın deli çağları
    çalmadan oynuyo kıza bak hele
    ben yarattım diyo alçak dağları
    kafirin verdiği poza bak hele

    bilmem neyin nesi kimin sıpası
    çözüldü göynümün katmerli pası
    göğüs göğüs değil füze rampası
    şafak mı söküyo yüze bak hele

    ten değil mübarek akrın sıcağı
    koynuna girenin söndü ocağı
    bir kalçayı seyret bir de bacağı
    tornada çekilmiş dize bak hele

    üst yanı asyalı alt yanı frenk
    her adım atış bir başka ahenk
    ela mı bela mı bilmem ki ne renk
    şu cellat bakışlı göze bak hele

    dedi ki "nasibim senmişsin meğer
    on bin kez maşallah demeden eğer;
    koklarsan solarım, nazarın değer"
    ağzından yel alsın söze bak hele

    dedim ki; "ne olur tenhaya gidek,
    gidek de feleği perişan edek"
    "say" dedi "o halde saçımı tek tek"
    haspanın ettiği naza bak hele

    görenler altını ıslatmış derler
    yatağı göl etti döktüğüm terler
    yetişin; yanıyo bastığı yerler
    giderken koyduğu ize bak hele
  • "kamil iken cahil ettim alimi
    vahşi iken yahşi ettim zalimi
    yavuz iken zebun ettim selimi
    her oyunu bozan gizli zor benim.
    benim adım aşk ! "

    yaşayan en büyük üstadlarımızdan biriydi. ruhun şad olsun.
hesabın var mı? giriş yap