şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ele avuca gelmez bu renkler bu sesler sen ki şairi dillendirirsin bu fütursuzlukla, ama genede yazarsın acı acı işte bu gizli aşkı.

    şimdi sen kalkıp gidiyorsun. git
    gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
    oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
    oysa allah bilir bugün iyi uyanmıştık
    sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
    bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
    bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
    yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
    sanki hiç olmamıştı

    oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
    şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
    istanbullar
    şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
    dünyaların
    öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
    ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken
    bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
    çünkü iki kişiydik

    oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
    bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
    seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
    iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
    yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
    memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
    sonrası iyilik güzellik.
  • (bkz: yav he he)
  • genel olarak şairlerin tırt olmasından kaynaklanır. cemal süreya'nın yazdıkları da, ah muhsin ünlü'nün yazdıkları da, nazım hikmet'in yazdıkları da bir sike benzemiyor açıkçası. baktım ve lawrence ferlinghetti de bir sike benzemiyormuş. oh ne güzel.

    (bkz: şiirin aptalca bir uğraş olması)
  • öncelikle (bkz: o ğader de şiyitme)
    ama azıcık katıldığım bişeydir.daha doğrusu anlamadığım şeye bok atıyorum.bi insan saf duygulardan bahsederken nasıl seksi işin içine karıştırır ve bundan etkilenmeden şiire aynı duygusallıkla devam eder aklım ermiyor.
    başta atilla ilhana da olmuştu bu,yolda gördüğü kıza,resepsiyondaki sarışına herkese şiir yazmış adam.ama o bir kişiye mecburmuş işte.bunu okumuş olmak "adamın güzel duyguları varmış hep,akmaya fırsat buldukça akmış,bazen resepsiyondaki kıza,bazen yoldaki sarışına" diyo insan.
    bunu cemal süreyya için de söyleyebildiğim vakit fikirlerim değişmiş olacak.yada değişince söylicem.ama şimdi biraz zor ya.adam aynı şiirde hem kızı telefon kulubesinde becerdiğinden hem de çok sevdiğinden özlediğinden bahsediyo.insanda yatak odası zihniyeti olmalı sayın süreyya.duygusal adamsın ama hormonlar 22 yaşında gibi maşallah
  • tırttır, zırttır, fostur. sonuna kadar katıldığım tespit. bazı şairlerin facebook şairine dönüştürülmesine kızıyorum zaman zaman ama bu adam yakışıyor facebook şairliğine vallahi de billahi de. serbest nazım denilen başıboş şiir türünün yarattığı balon şairlerdendir. divan şiiri gibi bir hazineye sahip olup da çakır kafayla yazılmış zırvalara şiir harikası diyenlere tek bir sözüm var; okumayın demiyorum, hobi olarak yine okuyun amk. ama bu neyzen tevfik ve ömer hayyam'ın yandan yemişi tarzında yaşamaya çalışan gençlik divan şiirini görmezden gelmemeli, küçümsememeli.
  • sevmek ne uzun kelime satırının sahibidir cemal süreya.

    tanım: üstteki cümleyle rahatlıkla çürüttüğüm önerme. gidin rihannaya filan entry döşeyin amk. sinirlendim.
  • sahibine üvercinka kadar iç titreten bir şiir kaleme alamaması durumunda çok ağır küfürler etmek isteyeceğim tespit.
  • ben senin
    sevgilin, eşin, baban, ağabeyin, arkadaşınım.
    biri bitse biri kalır,
    seni hiç bırakmayacağım!

    demiş şair.bir kadına bundan güzel daha ne söylenir?