şükela:  tümü | bugün
  • mehmet ali nuroğlu isimli genç aktörün de başrollerinde yeraldığı kadrosunda genç tiyatroculara yer vermesi ve konusu ile sempatimizi kazanmış, merakla beklediğimiz kanal d dizisi
  • bugünlerde fragmanları sıkılıkla gösterilmekte, ancak dizinin konusunun ne olduğu pek anlaşılamamaktadır. selda alkorun bu dizi için epey bir kilo verdiğini öğrenmiştim, umarım işe yarar.
  • selda bagcan'dan daha guzel soyleyeni oldugunu sanmadigim turku.
  • bir istanbul masalı kadar zevkle izlenebilecek kanald deki dizi
  • ilk bolumuyle evın en rahat koltugunun bıle kıcıma batmasını saglamıs dizi. o kadar guzel yani ve daha ilk bolumde tıryakısı olduk, gulduk, alkısladık ve agladık.
  • 70leri yaşamadım bilemem ama çağan ırmak ne vakit yaşamış da yazmış onu da çözemedim çünkü tam 70te doğmuş diye biliyordum ben. bu sebepten birazcık gazeten, kitaptan, amcadan, haladan derlenip kurulan derme çatma bir tarihsel arka plan var gibi geldi bana ama hikaye güzel sanki, bekleyip görelim bari.
  • aslında tarihsel esaslara dayandırılmış, bu yüzden de tarihin yaşamasının temel aracı olan kitap, gazete, büyük anne, dede, elti, görümce gibi kaynakların esas alınmasının yanlış olmadığını düşündüğüm yeni bir çağan ırmak dizisi.

    son yıllarda yapılan dizilerin * hepsinde mafya, ağa, ümitsiz aşk, çetrefilli ilişkiler izledik biraz da bunu izleyelim de değişiklik olsun hayatımızda azıcık. ilk bölümü gayet etkileyiciydi umarım böyle devam eder.
  • her ne kadar arka plandaki politik hareketler/eylemler/tavırlar biraz yapıştırma, biraz ürkek dursa da yine epey başarılı gözüküyor.
    son derece naif ve sıcak bir dizi olmuş. ilk bölümü çok etkiledi, umarım (ve sanıyorum da) devamı da böyle gelir.

    p.s: prodüksiyon ekibindekilerin gözden kaçırmaması adına, bir daha tabut tasıttırırken icine biraz da agırlık koyarlarsa fena olmaz. çünkü gerçek hayatta bülent tabutu omuzladığında o tabutu ceket kaldırır gibi kaldıramaz.
    ha, mezarlık sahnesinde 3 devrimciye saldırılmışken diğer devrimcilerin sol kolunu kaldırıp yuhalamaları tabii ki yapıştırma, en azından "noluyo birader" diye sorarlar, ama o dramaturji sorunu, ona karışmıyoruz. o sahnelerin hepsi zaten biraz ürkekçe çekilmiş.
  • 70'leri anlatacak bir yazi dizisi kurgusu uzerinden gelisen bir dizi..ancak yurdanur hanim anlatisina basladiginda "kahramanmaras'i unutma" diye slogan atan bir grup goruruz.oysa kahramanmaras olaylari aralık 1978'dedir.bu durumda yurdanur hanim'in anilari en erken 1979'da baslamaktadir,olsundur,tum yapistirmaligina karsin ilgiyle izlemekteyiz;ancak dergici kiz 1970'leri anlatmaya 1979'dan basladigindan isten kovulabilir..
  • mehmet isimli karakterin çalıştığı kitapçı'daki görünür kitapların hepsi ters çevrilmiştir, isimleri okunmasın da, "ahaha bu kitap o zaman çıkmamıştı ki yahu piyasaya" demesinler diye.. ve fakat 80'li yıllarda vücut bulan birisi olarak, hiç bir kitabın arkasında barkod hatırlamıyorum ben nedense? 70'lerden direk 90'lara mı sıçradı barkod teknolojisi, 80'leri pas geçip?