şükela:  tümü | bugün
  • cem adlı bir arkadaşa hitap biçimi.
  • 1 aralıktaki mitingde grup yorumdan canlı dinleyip co$tuğumuz mükemmel türkü.

    dağların yücesinde ateş yanar
    oturmuş da başına sevdalılar
    gün gelir kahpe savrulur
    cemo ovaya inende

    yar, yar, yar, yar

    alnında yıldızlı bere
    elinde mavzeriyle
    çıkıp dersim dağlarında
    türkü söylemek var ya

    oy cemo cemo can

    savrulup ovaya inen bulutlar
    muştusudur kopacak fırtınanın
    o büyük günün görkeminde
    çocuklar halaya duracak
  • fikret hakan'in 70'lerdeki kisa (allahtan!) sarkicilik macerasi sirasinda yaptigi 45'liklerden biri. kotu anadolu-pop..
  • cemo ayşe şasa 'nın senaryosu'nu yazdığı başrollerinde fikret hakan ve türkan şoray ' ın oynadıkları bir filmdir.ayrıca benim için karakter üstadı sayılabilecek tarzda oyunculuk sergileyen bilal inci , danyal topatan ve aliye rona ' da bu filmdedir.çancı ustası * ile dağlar kızı cemo'nun trajik öyküsü.fikret hakan'n tuluma benzer bir enstrumanı aralarda çalması filme ayrı bir güzellik katmıştı.
  • (bkz: cem ozdeniz)
  • (bkz: sıh senem)
  • kumburgaz'da bp benzicisi ile tayfun sitesi'nin arasındaki kebapçı. büyükçekmece'den silivri'ye kadar olan bütün sahil şeridi boyunca tanınır.
  • bu şarkının öyküsü de bildiğim kadarıyla şöyledir; cemo bir genci sevmektedir bu genç devrim adına dağa çıkar, cemo aşıkndan duramaz ama kız başına çıkması da yakışık almaz. o da saçlarını erkek gibi kestirip erkek taklidi yaparak sevdiğini aramak için dağa çıkar. gel zaman git zaman cemo sevdiceğini bulamadan bir çatışmada ölür, o sırada o gruba yardıma gelen diğer gençlerin arasında cemonun sevgilisi de vardır ve ölenlerin kimler olduklarına bakarlarken sevgilisi cemoyu görür ve tanır. işte şarkının ortasındaki iç acıtan cemo yakarışları cemonun sevgilisinin onu gördüğü anda çıkar.
  • bu adamdaki nasıl bir sestir, söyleyiştir bu nasıl bir müziktir ki böyle sözleri hem bu kadar ürpertici, hem de bu kadar olağan kılmayı aynı anda başarır.. tamam "o büyük günün görkeminde" derken herkes kendi hayaliyle bir bağlantı kurabilir, heyecan hissedebilir... ama " alnında yıldızlı bere, elinde mavzeriyle, çıkıp dersim dağlarında, türkü söylemek var ya" demiyor mu, sanki hepimiz her gün dağa çıkıyoruz türkü söylüyoruz gibi.. bu şarkıyı söylerken beni bir görün, nasıl havaya giriyorum, sanki avcumun içi dersim , elimde mavzerim..

    (bkz: kendini fazla kaptırmak)