şükela:  tümü | bugün
  • toplumumuzun abuk sabuk problemli geleneklerinden biridir. ayıp olmasın diye vazgeçilmiyor bundan ama yeter artık.

    orada bir yakının ölmüş, perişansın. üstüne bir de baş sağlığı dilemeye gelenlere lahmacun, pide verme derdiyle uğraşıyorsun.

    hele bir de senin için kan ağlarken löp löp yemek yiyenler, çay içenler falan? allahım sabır ver.

    öyle bir zamanda nasıl yemek düşünüyor bu insanlar aklım almıyor. çok acıktıysan yiyip gel anasını satayım. sanki lokantaya geliyor.

    ya rica ediyorum yapmayın artık şunu. yeminle sinirden deliye dönüyorum.
  • yanlış bilinen bir gelenek. yemeği cenaze sahibi vermez. zorunda da değildir. eğer ki bir yemek verilecekse komşuları yapar taziyeye gelen insanları komşular doyurur ki bu da zorunlu değildir ama adettendir.
  • ben dedem öldüğünde baya yemek yiyemedim utandım ama millet gayet güzel yedi, acıyan yerle acıkan yer aynı değil diye bi cümle dolaşır etrafta o çok modaydı
  • doğru olan konu komşunun yemek getirmesidir. o acı üzerine cenaze evinin yemekle uğraşması saçmalığın dibidir lakin bazı yerlerde cenaze evi yemek veriyor, var böyle birşey. arkadaşımın babası vefat ettiğinde görmüştüm yıllar yıllar önce ilk defa bu olayı, bayağı da saçma gelmişti o zamanlar ne yalan diyeyim.
  • cenaze evi yemek vermez diyen arkadaşlar sanırım son zamanlarda hiç cenazeye gitmediler; dilerim uzun süre daha gitmezler; ama maalesef artık o adet değişti. cenaze evi baya bildiğiniz yemek veriyor; genellikle pide vesaire oluyor bu ama veriyorlar yani. komşuların getirdiği yemekler de servis ediliyor tabi.

    bunun yanında şöyle bir gelenek daha türedi ki o daha da fena: cenazenin kaldırılmasından üç gün sonrasından itibaren, taziyeye gelen herkese çay-pasta ikramı...

    ilk gördüğümde sinir basmıştı. düşünsenize, başsağlığı vermeye insanlar geliyor; aile acılı ve henüz kendine gelememiş, ama ortada dolaşan bir çay tepsisi ve tatlı-pasta tabakları... ikiyüzlülük değil midir bu şimdi? ölen adamın ablası sabahtan akşama kadar börek, sarma, kurabiye yapmış gelenlere ikram etmek için. "yapmasaydın" diyorum; "şimdi herkes arıyor bunları; ayıp olur" diyor. "herkes" diye diye kendiniz icat etmediniz mi bu saçmalıkları allasen? kim o herkes? nerede yaşar?

    yapmayın güzel kardeşim. cenaze sahipleri oturup acılarını yaşasınlar; taziyeye gelenler de iki dakika aç otursunlar, çay içmeyiversinler; bir şeycik olmaz. hem ölene, hem kalana saygı duyun biraz ya! çay gelince muhabbet başlıyor, muhabbet başlayınca millet cenazeyi de unutuyor; oh maşallah, kadınlar günü mübarek... ayıptır abi, azıcık utanın ya.
  • saçmalık değil adettendir. eve taziye için gelen insanlar aç bırakılmaz, biz böyle gördük. ama taziye için gelenlerden de edep beklerim, saygı beklerim orası ayrı. bir cenazemizde, bir kadın kendisine ayran verilmedi diye olay çıkartmıştı. çok fazla insan gelmişti, 2 defa istemiş ayran dağıtan çocuklar da o kalabalıkta unutmuşlar. bu çok olağan bir durum. sonuçta dışarıda bir yerde yemek yemiyorsun cenaze evindesin, insanların içi yanıyor sen ayranım niye gelmedi diye olay çıkarıyorsun. biraz saygı, biraz edep. madem gelmedi, gir içerden al. ya da olay çıkaracağına ev ahalisinden birine seslen, rica et tekrardan.
  • adettendir. bizim oralarda*komşular getirir, komşular ikram eder komşular toparlar, tüm işleri komşular yakınlar yapar. cenaze sahibi taziyeleri kabul eder iş yapmaz.
    nereye gidersem gideyim hangi yörede olursa olsun, *hepsinde aynı durumla karşılaştım.
    başlığı açan arkadaşın yaşadığı yerde öyle bir adet yoksa bilemem tabii. ne olursa olsun taziyeye gelen de aç bırakılmaz neticede.
  • yoktur öyle bir saçmalık. varsa da problem sizin çevrenizdedir.

    babam öldüğünde, biz daha hastaneden çıkmadan, taziye evi tutulmuş, yemek hazırlatılmıştı. 3 gün boyunca taziye sürdü. her gün de hem öğle hem akşam yemeğini bizden habersiz birileri ayarladı. yarın bir tanıdık cenazesi olsa aynısını da biz yaparız. bu iş böyle sürer gider.