şükela:  tümü | bugün
  • ankara'nın ilk sanayi müzesidir.henüz gezme fırsatım olmadı fakat resimlere bakılırsa gezilip görülmeye değer.
  • vehbi koç'un ilk çalıştığı dükkanın bulunduğu çengel han binasının 2005 yılında restore edilerek açıldığı, daha sonrasında 2016 yılında yanındaki safran han'ın da restore edilerek dahil edildiği müze. ayrıca çengel han binasının hemen yanında divan oteli olarak işletilen çukur han da bulunmaktadır.
  • ankara kalesi'nin ana giriş kapısının karşısında, eskiden at pazarı olarak bilinen mevkide yer alan çengel han adlı tarihi kervansaray'da yer alan bu müze ankara'nın ilk ve tek sanayi müzesidir. ulaşım, sanayi ve iletişim tarihi ile ankara ve atatürk'e ilişkin objeler yer alır. en güzeli ise koç holdingin sermaye birikiminin ilk nüveleri görülebilir.
  • içinde gerçek anlamda her şeyin olduğu, gidip görülmesi gereken müze. içinde bulunduğu hanın odaları tematik olarak (maket oyuncaklardan, eski bilimsel araç gereçlere, traktörlerden eski bisikletlere, eskiden kullanılan balıkadam kıyafetlerinden, eski uçak motorlarına, daktilolara, bilgisayarlara...) ayrılmış durumda. hatta -eskiden o hanın içindeler miydi bilemiyorum ama- esnaf dükkanları bile sergileniyor; muhtemelen orijinal tabelalarıyla birlikte hem de.
    giriş ücreti de öğrenci 3 tl, tam 5 tl. ankara'daysanız gidip görün. pek güzel.
  • üst kattan gezmeye başlıyorsunuz. oyuncak tren koleksiyonu var. o koca koca lokomotiflerin en ince detaylarına kadar dikkat edilerek yapılmış minyatürlerini görüyorsunuz. yan odada doğu almanya dönemi çocuklarının oynadıkları tahta oyuncaklar var. odadan çıkıyorsunuz edisonun sesini duyabileceğiniz bir fonograf var başka bir odada 99 yılına ait macintosh bir bilgisayar... bir oda da rahmi koç' un abdullah gül ile yediği akşam yemeğine ait mönü sergileniyor. hurma tatlısı yemişler o gece. böylesi gereksiz bir bilginin zihnime kazınmasına neden olduğu için gıcık olduğum müze. keyifli keyifli geziyordum halbuki o mönüyü görene kadar.
  • ankara'da güneşli bir pazar gününde rotanızın önemli bir parçası olabilecek müze.
    bir hayatı, bir insanın ilgi alanlarını (oldukça fazlalar:)), o insanın başarılarını ve de kim bilir hangi anılara şahitlik etmiş o eşyaları görmek çok keyifli.
    zamanda hızlı ve hızlı olduğunca dolu bir yolculuk.
  • bünyesine safranhan bölümünü de ekleyerek ankara’nın tarihi mirasına sahip çıkmaya devam eden müzedir. 1511 yılında hacı ibrahim bin hacı mehmed tarafından inşa edilen, zaman içinde önce kervansaray, ardından cezaevi olarak kullanılan tarihi safranhan, ankara rahmi m. koç müzesi’nin bir parçası olarak hizmet vermeye başlamıştır. rahmi m. koç müzecilik ve kültür vakfı tarafından 4 yıl süren titiz bir çalışmayla restore edilerek müzeye dönüştürülen safranhan’da toplam 42 oda ve sergileme alanları bulunuyor.
  • tam olarak da kapitalizmin türkiye'deki en büyük çarklarından biri olan koç ailesi zihniyetiyle işletilen müze. düğün fotoğrafı çektirmeye gelenler tarafından işgal edildiği için hiçbir şekilde müzeyi ağız tadıyla gezebilme şansınız yok. sanki düğün fotoğrafı çektirmek için başka yer kalmadı amına koyum. ulan bi yere gitmeye çalışıyorsun fotoğraf çekiyorlar, neyse diğer tarafa bakayım bari diyorsun amına koduklarım orayı da işgal etmişler. adam gelmiş bana "ordan çekil fotoğraf çekecez" diyor. ayrıca müzede düğün fotoğrafı çektirmek nedir ulan aklını siktiklerim? başka yer mi kalmadı amk fotoğraf çektirecek? güvenlikler de çaktırmamaya çalışarak peşinizde dolanıyor sanki bir şey kıracaksınız ya da çalacaksınız gibi.

    bakın bu adamlarda hiçbir şekilde müze işletme kültürü falan yok, o yüzden verdiğiniz paraya asla değmez. hiçbir şekilde gitmenizi önermiyorum. keşke bura yerine 2 adım ötedeki anadolu medeniyetleri müzesi'ne tekrar gitseydim, kesinlikle daha güzel bir gezi olurdu. verdiğim para haram zehir zıkkım olsun.
  • minyatür objelere bayılan biri olarak benim için gezmesi son derece keyifli olan müze.

    giriş tam 9 tl, öğrenci 5 tl.

    rahat bir 2-3 saatinizi ayırabilirsiniz. içinde de yok yok. oyuncak evler ki favorim, buharla çalışan makinalar, lokomotif modelleri, eski daktilo ve bilgisayarlar, biblolar... kısmen interaktif denilebilir aslında, bazı objeleri kurcalayabiliyorsunuz çünkü.

    tek kötü yanı ulaşım sıkıntısı bence. daha kolay bi alternatif var mı bilmiyorum ama biz kızılay'dan yürümeyi tercih ettiğimiz için yorulduk biraz gidene kadar.

    ankara kalesi, erimtan müzesi, anadolu medeniyetleri müzesi ile komşudur aynı zamanda.