şükela:  tümü | bugün
  • cengelkoyde boğazin tam kivrildigi yerde, 24 saat acik ve son tadilattan sonra genisleyerek eski tadini kaybetmis cay bahcesi
  • çengelköy sahilinde birkaç yüz yaşında müthiş bir çınarın altında konuşlanmış çay bahçesidir. yıllar önce oldukça ufak bir kapalı mekan ve dışarıya atılmış az sayıda masadan ibaretti bu işletme. derken süper baba isimli diziye ev sahipliği yapar oldu ve bir anda müşteri sayısı tavana vurdu.

    tadilatlar başladı. mekan büyüdü de büyüdü. masaların atıldığı açık kısım kapandı. o çınarın altında oturmaktan zevk aldığımızı anlamayan zihniyet avluyu bir metal konstrüksiyon ve polikarbon levhalar ile örtmeye kalktı. kamusal mekana tecavüzleri enteresan bir şekilde yasal engele takıldı ve çok şükür bu konstrüksiyon söküldü. şimdilerde kapalı kısmın deniz ucunda oturmak ya da çınarın altından sarayburnu-bebek panoramasını izlemek pek keyifli.

    hafta sonları pek kalabalık olan bu mekanın ilginç özelliklerinden biri dışarıdan yiyecek getirmenize itiraz etmemesidir. ister fırından simit, ister evden reçel getirin ordan sadece çay alarak kahvaltı edebilirsiniz. dilerseniz mekanın güzel yumurta, omlet, menemen, tost seçeneklerini de deneyebilirsiniz.

    ilk defa gidiyorsanız, çınarın denize uzanmaya çalışan 10 metrelik yatay dalına hayran hayran bakacaksınız. bol kedili yerdir.*

    ****
  • genelde sokağın başındaki börekçiden börek alınarak gidilen mekan.

    (bkz: istanbulu sevmek icin 5 neden)
  • (bkz: cinaralti)
  • istanbul'un nefes alan ve nefes aldıran enfes bir ayrıntısı..birbirinden tombiş pisileri, bazen müşterileri ıslatan dalgası, kayıkları, keyfinizin içine etmeyen saygılı garsonları ve müdavimleri olan, kırolar tarafından işgal edilmemesini temenni ettiğim meditasyon mekanı..güneşin batışı da ayrı bir güzeldir..kimse gitmesin bir ben gideyim *
  • terapi mekanı.
  • cadde üstündeki fırından alınan sıcak simitlerle masanızı şenlendirdiğinizde tadına doyum olmayan mekan.. elbette yaz ayları için ideal olmakla birlikte, kışın kapalı bölümünde de aynı tadı almak mümkün. hele hele gece 20 - 00 arası el ayak çekildikten sonra sıcaklığının daha bir hissedildiği, tek başınıza gitseniz bile kimsenin bulaşmadığı bir çay bahçesi.

    yazları çengelköy halkının karşılaşma yeri denebilir.. çay bahçesine giren her kişinin en az bir masaya selam vermeden geçmediğini görürsünüz.. çengelköylü olmamama rağmen gittiğimde ben bile tanıdık birini mutlaka görüyorum.. sanırım bu mekanı sıcak kılan nedenlerden biri de budur.
  • yakınında bulunan balıkçılarda ekmek arası balık yedikten sonra türk kahvesi içilebilecek mekan
  • gece boyu viyaklayan bi veledin azap haline getirdigi tren macerasının yorgunluğunu atmanızı, güne keyifle başlamanızı sağlayacak mekandır. cam kenarında boğaza karşı oturup çay ve kahvaltı ikilisini takiben bol köpüklü türk kahvesi içerken "ah ulan ankara" diye söylenirsiniz.
  • istanbul'da gezip görecek ne çok şey, yaşayacak ne çok deneyim var dedirten mekanlardan biri. haftasonları ve akşam saatlerinde biraz eziyet gibidir, mümkünse sair zamanlarda gitmek icap eder.