şükela:  tümü | bugün
  • tarihte cengiz yasası olarak bilinen yasanın 10. maddesi cengiz han’ın alevi olduğu bilgisini adeta doğrulamaktadır. işte o madde:

    madde 10- ali bek talip oğulları’ndan olan hiç kimse vergi ve haraca tabi tutulmayacaktır; keza dervişlerden, al kuran hafızlardan, fakihlerden, tabiplerden, ilim erbabından, münzevi hayat yaşayan ve kendini dualara vermiş ilim erbabından, müezzinlerden ve ölüleri yıkayanlardan vergi ve haraç alınmayacaktır.” cengiz han yasalarının 11. ve 17. maddesi akıllara laikliğin kökeni acaba cengiz han’a mı dayanmaktadır sorusunu akıllara getirmekte. işte o maddeler:
    madde 11: tüm dinlere (herhangi birine üstünlük tanımaksızın) eşit derecede saygı gösterilecektir. bu tanrı’nın hoşuna gider.
    madde 17: herhangi bir mezhebe diğeri karşısında üstünlük tanımak, keza diğer kişilere hitap ederken (yüceltici) fahri ünvanlar kullanmak yasaklanmıştır; sultana ve diğer kişilere hitap edilirken, sadece adı kullanılacaktır.

    cengizliler’in önemli özelliklerinden biri, bütün dinlere ve inançlara eşit ve hoşgörüyle bakmalarıydı. bugünkü anlamda tam laik bir anlayışa sahiplerdi. bunun yanında, eski çağlardan beri, tek tanrı inancını bütün motifleriyle muhafaza ediyor, bu inançlara bağlılık ve büyük hassasiyet gösteriyorlardı. cengiz’in oğlu ögeday (oktay), savaşlarda insanları kılıçtan geçirdiği iddiasıyla, kendisini katillikle suçlayan papa’ya, gönderdiği mektupta: “ben adam öldüremem. kimim ki? insanı ancak allah öldürebilir” diyor, olayları tanrı’nın takdiri olarak ifade ediyordu. cengizliler hareketinin batıya yöneldiği zamanlarda, aralarında rivayet edilen moğal ananesinde, cengiz han’ın soyunun, hz. hüseyin’in oğlu hz. zeynel abidin’e dayandığı ve bu sülaleye (ehlibeyt nesli) özel bir ilgi ve saygı gösterilmesi söz konusudur. bu inancın taşındığını ifade eden bilgiler ve menkıbevi anlatımlar kaydedilmiştir. islami anlatımlarda, hz. ali ve neslinden bazılarına atfedilen bir rivayet cengiz han içinde anlatılır; moğolların en eski kültürel inançlarında da bulunduğu söylenilen rivayet “müstakbel cihan fatihinin avucunda bir kan pıhtısı olduğu halde doğmak motifi, anadolu’da hz. ali menkıbelerinde rastlandığı gibi, bir çok yerde anlatılan halk masallarının kahramanlarına yakıştırılır. cengizliler’in , horasan , iran ve anadolu’da ehlibeyt nesline karşı özel bir ilgi ve hürmet gösterdikleri malumdur. cengiz han, özbekistan’daki o zaman alevilerin (ehlibeyt soyu) yerleştiği, “seyyidler şehri” tirmiz’i aldığnda, şehri kılıçtan geçirmesine rağmen seyyidlere dokunmamıştır. bütün şehir binalarını yıktığı halde, “seyyidler’e ait” ulu cami’ye saygı göstermiş ve yalnız bu camiyi yıkmamıştır. cengiz han zamanı (1220), sabutay, meşhed’e geldiğinde meşhed etrafında büyük bir katliam ve tahribat olmuş, fakat ali evladından (8. imam) imam rıza’nın türbesine hiç dokunmamışlardır.