şükela:  tümü | bugün
  • keçuva dilinde kuyu.

    maya yeraltı dünyasına girişin sembollerinden biridir ve çok sayıda bakire bu kuyulara atılıp kurban edilmiştir. bunlardan hiç biri chichen itza'daki kutsal cenote kadar önem teşkil etmez.
  • yukatan yarimadasinda bulunan ici yeralti sulariyla dolu magaramsi kuyular. cok da guzeldirler, icine girilesi yuzulesidirler.
  • bu arkadaslarin cember seklinde yayilmasinin nedeni aslinda bir meteor carpmasinin kalintilari olmalariymis. kurban edilenler meteora kurban edilmis oluyor boylece. yazik.
    dinozorlari ortadan kaldiran meteor bahsettigimiz.
    http://whc.unesco.org/en/tentativelists/5784/
    mezozoik donemı sonlandiran daş iste bu.
    https://tr.m.wikipedia.org/wiki/mezozoik
  • valladolid cevresinde de cokca bulunur, tulum'dan playa del carmen'e dogru 307 de giderken solda dos ojos bulunur, dalis / $norkelling icin gayet uygundur
  • meksika'da özellikle yucatan yarımadası bölgesinde bulunan çeşitli doğa olayları yüzünden oluşan yeraltı sularıdır. doğal güzellikleri sayesinde çok dikkat çeken cenotelerin içinde yüzmek çok eğlenceli ve kaçırılmaması gereken bir deneyim. yucatan yarımadasında irili ufaklı bir sürü cenote bulunmaktadır. en ünlüleri chichen itza içinde bulunan kutsal cenotedir.
  • 2016 yazında 40 günlük sırt çantalı meksika seyahatim sırasında en az 10 okyanus, bir kaç tane de methini duyduğum cenote dalışı planlamışken, günde iki dalıştan 40 dalış yaptığım dünya harikaları… bir kere mağara dalışı olduğu için yüzerliğiniz iyiyse, yer çekimsiz ortam hissi yaşıyorsunuz. hiç akıntı olmadığından hava tüketiminiz azalıyor haliyle 90 dakikadan uzun dalışlar yapabiliyorsunuz. mağaralara sızan gün ışığı her bir metrede durup, bakakalacağınız manzaralar yaratıyor. bazılarındaki galerilerde boşluklar oluyor, çıkıp taze hava alabiliyorsunuz. yeryüzünden mağaraya inen ağaç köklerini görebiliyorsunuz. bir çoğunda şnorkel yapabiliyorsunuz, muhakkak sertifikalı dalgıç olmanıza gerek yok. ben kaldığım hostelin yanındaki dalış okulu ile anlaştım (playa del carmen’de kalıyordum, playa del carmen ile tulum arası araçla 40 dk. dolmuşla da ulaşım kolay, illa tulum’da kalmaya gerek yok)

    en çok sevdiklerim; dos ojos. burası diğer sistemlere göre daha büyük. dos ojos ispanyolca’da “iki göz” anlamına geliyor. bir gözden dalıp, uzun bir tünelle diğerine bağlanıp başka yerden çıktığınız için adı dos ojos. cenote angelita ise tatlı ve tuzlu suyun buluştuğu noktada hidrojen sülfit tabakası var bu da bir sis tabakası gibi gözüküyor. tam buradan çıkmış bir ağaç var, siz tabakanın altına indiğinizde sanki başka bir boyuta geçiyor gibi hissediyorsanız, altı karanlık… bir diğeri el pit… oldukça derin bir kuyu. tajma ha içlerinde belki en sığ olanı (yaklaşık 10-12 metre) ama görsel olarak sarkıtlar ve ışık oyunları ile en güzellerinden biri. sac actun, pet cemetery olarak da geçiyor, sadece mağara dalışı sertifikanız varsa dalabiliyorsunuz… bu da dos ojos sistemine dahil bir cenote ama özelliği insanların yüzyıllardır ölen hayvanlarını buraya atmış olması. bu sebeple her yerde hayvan kemikleri görüyorsunuz. oldukça ilginç bir tecrübe. kesinlikle yeniden gideceğim. gitmek isteyenler suserler yeşillendirebilir.
  • themegrill ekibinin piyasaya sunduğu temalardan biri. hatta kendi sitemde kullandığım tema diye de tanımlabilirim. bundan önce everestthemes ekibinin gucherry blogtemasını kullanıyordum. ancak cenote gucherry blog temasından daha işlevsel gibi geldi bana. özellikle hız konusunda farkını ortaya koyuyor. ücretsiz versiyonunu ele alırsak, gerçekten de çok başarılı bir çalışma olmuş. özellikle gucherry blog'un aksine daha az kodla yazılmış olması da hız konusunda bir avantajdı. sitemde görüntülemek isterseniz: histasyon
  • meksika'nın özellikle yucatan peninsulasında bulunan (yaklaşık on bin) içi su dolu obruklardır. şnorkel için çok iyi ve inanılmaz görüntülere sahiptir. valladolid'den chichen itza'ya giderken yol üstünde bulunan ik kil cenote'u 70 m derinliği ile oldukça ürkütücüdür. geçmiş çağlarda mayalar bu obrukların tanrıya giden yollar olduğunu düşündükleri için tanrılarına hediyelerini (altın gibi değerli madenleri) bu su dolu obruklara atarlarmış. ispanyollar gelip bunu fark edip altınları çıkartıp eriterek ana kıtaya getirmişlerdir.