şükela:  tümü | bugün
  • dayımın yeni telefon alması ile eskini bana vererek sahip olduğum telefonumu 5 ay önce elimden düşürdüm; ekranı kırıldı ve sol üst köşede kibrit kutusu büyüklüğündeki peynirin yarısı kadar bir karanlık bölge oluştu. sıkıntı bu değil. ben genel olarak orada ne olduğunu tahmin edebiliyorum. ancak telefon çekmiyor. sadece çok acayip açık alanlarda birazcık çekiyor. bende bu 5 aylık çekmeyen özellikli telefon şeysine bir son vermek için çalışmalara başladım.

    önce yeni çıkan telefonları bir güzel inceleyip dayıma özelliklerini anlatmaya her birisinin diğerine olan üstün özelliklerini ballandır ballandıra ona işlemeye başladım. çabalarım sonuçsuz kaldı ve yeni telefon almayacağını bana açık bir dille(siktir git lan, telefonun bozuldu bana yenisini aldırmak için caz yapıyorsun burda) belirtti.

    bu yüzden mecburen yeni telefon almak gibi ultra lüks bir harcama ile karşı karşıya kaldım. gözümü karartım, takım elbisemi giydim, 1 tl'ciden aldığım desert eagle boncuklu dabancamı belime taktım ve almışken biraz iyisini alayım diyerekten kendime 1000 tl'lik bir limit koyaraktan(hahah çok komik olum yazarken bile heycanlandım 1000 tl, büyük harfle; bbbbiiiiinn teeeleeee) amca oğlunun 3 kilometre uzaktaki evine yürüyerek gidip internette aramalara başladım. 5.cü günün sonunda, benim için en uygun telefonu bulmuştum. önümde tek bir sıkıntı vardı. bir tanecik! taksitli satın alacağım için bana 1000 tl'lik boş limiti olan zengin bir yakın lazımdı.

    anneme sordum 1000 tl'yi duyunca tansiyonu düştü, şekeri çıktı acile götümek zorunda kaldık. anneme defalarca şaka yaptığımı söylesemde iki saat dışarıda bekleme cezası verdi. o sırada işten gelen babam, hayırdır 1 tl sesimi duydun niye çıktın dışarı diyerekten duygularımı inciltmeye çalıştı ama sonra 1 tl vererek gönlümü aldı. 999tl kaldı evet bende hemen sizin gibi o hesabı yaptım. babama genelde geri cevap vermem. pişmiş bir kelle edasyıla sırıtaraktan ondan gelebilecek tehlikeleri; gülüşünü siktiğim övgüsüynen bertaraf etme yolunu seçerim. yine öyle yaptım. ama kot 3'deki evimize inerken bütün tehlikeleri göze alaraktan şaka yoluyla "kredi kartında 1000 tl limiti olan bir tanışımız, yakınımız olduğunu düşünsene baba, off ne acayip şeyler alınırdı onla" dedim. önümde merdivenleri inerken bir an durdu ve yavaşça kafasını bana doğru çevirdi. hiç sesini çıkarmadan bana baktı. iki kaşını çattı baktı sadece. o sırada göz göze gelmemek için duvarların sıvası ile oynayaraktan "olsaydı dedim, keşke demedim, ben istediğim için demedim" dedim ama dinletemedim. iki saatte o bekletti dışarda. neyseki dışarısı bizim evden sıcak. kot 3 değil kutup sanki.

    ama nerden bilebilirdim o bekleyişin gecelerime mum olacağını - şimdi yıldızlar, aylar filan pahalı şeyler onlar, o yüzden mum. yoksa yaptığı hizmet bin güneşten daha parlak benim için-. süleyman abi vardı bizim. çok zengin, güvenlik görevlisi olarak çalışıyor. playstation 2'si filan var yani o derece zengin siz düşünün. benide çok sever kendisi, geldi yanıma "hayırdırlan kerate 1 tl'mi dağıtacaklar niye çıktın dışarı" diyerekten duygularımı inciltmeye çalıştı ama sonra 1 tl vererek gönlümü aldı. kaldı 998 tl evet bende hemen sizin gibi o hesabı yaptım. bu sevinçle gaza gelerek "süleyman abi" dedim. "sen hiç 1000 tl limiti olan bir insan tanıdın mı" dedim? güldü "tanıdım" dedi. şaşırdım. halbu ki öylesine sormuştum. "ohaa harbi mi abi" dedim. "hatta sende tanıyorsun" dedi. kahkahayı bastım en az 5 dakikaka güldüm abartısız. çünkü ben hayatım boyunca böyle komik bir espiri duymamıştım. "az kalsın kekliyordun beni abi" dedim. "bende senin gerçekten tanıdığına inanıyordum ama o espiriyi yapınca çaktım hemen durumu" dedim. o sırada cüzdanından kredi kartını çıkardı ve "aha" dedi. şok olmuştum adeta. kalbim duracak gibiydi. zar zor "abi bunun içinde gerçekten 1000 tl limit mi var" dedim. "yok" dedi. "onda 1250 tl limit var" deyince kart bir anda elimde ağırlaştı yere düşürecek gibi oldum. heycandan dilim damağım kurudu. 1000 tl değil tam 1250 tl limiti olan bir kart vardı elimde. hayatım boyunca bu kadar değerli bir şeyi hiç görmemiştim. korktum ve hemen geri verdim. "ne yapacaksın sen 1000 tl limiti olan kartı" dedi. "eğer bir akrabamız veya tanışımızda varsa kullanıp cep telefonu alacağım. işte söyldim bizimkilere soruşturuyorlar bulurlarsa alıcam" dedim. yalan attım biliyorum ama şimdi ondan istemek için sorduğumu düşünmesin diye salladım hemen. yoksa kimsenin bir şey sorduğu yok. o kart işi yüzünden 2.5 saattir dışardayım. "al lan benim kini kullan" dedi. yine kahkahayı bastım "abi bu gün de çok komiksin ya" dedim. "bana babam bütün, tek parça, yekpare 10 tl vermedi bu güne kadar sen 1000 tl'lik kartı kullanmama izin mi vereceksin" dedim. gözümden yaş gelircesine güldüm. oda başladı gülmeye ve hayatım boyunca unutamayacağım o hareketi yaptı. orta parmak ile işaret parmak arasına sıkıştırıp 1250 tl limiti olan evet 1250 tl limitli o kartı bana uzattı. "yok abi ya bizimkiler ayarlayacak bir kart" ayakarları yapsamda, "al lan çabuk" diyerekten elime tutuşturdu. gururlu bir komutan edasıynan hiç bir şey söylemeden çekip gitti ve evinin yolunu tuttu. bir süre ağzım açık arkasından baktıktan sonra kendime gelebildim.

    daha 1 buçuk saat dışarıda kalma cezam vardı. 15 dakika gidiş 15 dakika geliş yarım saat, yarım saatte alış veriş sürse 1 saate bu işi tamamlarım diyerekten koşarak amca oğlunun yanına gittim. oda ders çalışıcam diye bilgisayarı kapatmış. 10 dakikada bilgisayar açılırken gidecek. 500 metre ilerdeki komşularından çektikleri internetle, onun bilgisayarının gücü bir araya gelince ödeme sayfasına ulaşmamızda 20 dakika sürer. bekleyecektim çare yok. cep telefonu yani 1000 tl'lik bir cep telefonu almama sadece yarım saat kalmıştı. nasıl ödeyeceğim umrumda bile değildi 36 ay veya 48 ay taksit yapılırdı elbet. 36 taksit ile ayda 27 tl'den gayet rahat öderdim. 1 tl illaki yolda veya başka bir yerde bulurdum. zaten aylık gelirim minimum 30 tl. birazcık harcamalardan kısardım ne olacak yani. yumiyum ve cino harcamalarına bir süre ara verirdim. 36 ay ne ki göz açıp kapayıncaya kadar geçerdi zaten. şimdiden yeni cep telefonumun hayalleri bütün zorlukları unutturmuştu bana.

    bilgisayar açılana kadar amca oğluna olanları anlattım. şok oldu. yine telefon bakmaya geldim sanmış. kartı gösterince dudağı uçukladı. önce biraz şaka yaptım "gittim kendim aldım" dedim.inanmadı tabi hemen kartın üstündeki isme baktı çakal. çaktı köfteyi. seçtiğim telefonu birlikte beğenmiştik. 5. günün sonunda o telefonu bulduğumuzda özellikleri bizi mest etmişti. "offf olum bu nasıl bir telefon be, her bir özelliği var" demişti. "düşünsene 2000 tl limiti olan bir kart buluyormuşuz ikimizde alıyormuşuz" demişti. ama elimdeki kart 1250 tl limiti vardı. keşke onada alabilseydik. onu teselli ettim ama. "benim taksitler bitince süleyman abiden yine alırız kartı bu sefer sana alırız" dedim. "benimkini az taksit yaparız. 24 ay veya çok uçuk olacak belki ama 12 ay taksit yaparız benimki bitince sanada alırız. hem benimki bittiğinde sana aynı fiyata daha iyisini almış olucaz" dedim. onunda gönlünü almış oldum. hem benim taksitlerde erken bitecek bir birimize yardım edecektik.

    sonunda bilgisayar açılınca en ucuz sitelerden bir olan bir siteye girdik ve telefonu sepete ekledik. üyelik filan aldık. epey uğraştık ama en son kart numarasını filanda girip ödeme yap sayfasına geldik. geldik gelmesine de dünyamın yıkıldığı anada o zaman geldik. çünkü hiç bir yerde taksit seçeneği yoktu. aradık taradık sayfayı yeniledik, bilgileri tekrar girdik. daha pahalı olan sitelerde denedik. en pahalı olan sitede bile denedik. bütün sitelerde denedik. denedik. denedik denedik. ama bir türlü taksit seçeneği gelmiyordu. kartta mı sıkıntı var acaba diye düşündük önce. ama kartın sıkıntısı olacak aşamaya daha gelmemiştik bile. zamanda daralıyordu eve gitmem gerekiyordu. 1 saat geç kalmıştım. amca oğlunun telefonunda tl'si yoktu amcamla yengemde hasta bakmaya gitmişlerdi. eve haberde veremiyordum. "bu gece bunlar beni dışarıda yatırır ha" dedim kuzene. oda "yok be olum yarın sabahtan cezalandırırlar akşam gece sokakta durmana izin vermezler" diyerek beni sakinleştirdi. sonra "internete soralım" dedi amca oğlu. "tabi ya bir tek bizim başımıza gelmemiştir illaki" dedim. sorduk internete sormaz olaydık. kredi kartı ile cep telefonu satışı resmi gazetede yayınlanan bir bilmemne ile durdurulmuş.

    bir an her şey kapkaranlık oldu. amca oğlu bir şeyler söylüyordu ama işitmiyordum. elimde bir mucize vardı 1250 tl limit olan bir kredi kartı vardı ve ben o mucizeyi kullanamıyordum. kalktım ayağa çıktım evden, dışarı nasıl çıktığımı bilmiyorum. ne ara süleyman abinin evine geldiğimi hatırlamıyorum. ona" taksitli satış yapılmıyormuş cep telefonlarına" diyerek kartı verdiğimi zar zor hatırlıyorum. eve geldiğimde annem beni görünce "yine dayak mı yedin davun çıkasıca götünde" diyerekten yumrukları kafama indirdi. ama hiçbir tepki vermeyince vurmayı kesti.

    eve girdim ve evdekiler dizi izlemeyi bırakıp odanın köşesindeki yatağıma kendimi atışımı izlediler. duvar tarafına dönüp, yorganı kafama çektim ve hangi doğuranlarına doğurtanlarına en içten dileklerimi sunduğumun aklına cep telefonlarındaki faizi kaldırmanın geldiğini düşünürken uykuya daldım.

    ve şimdi sizlere soruyorum. bu üstü açılmamış küfürlerimi hak edenin ülkesinde cep telefonu nasıl satın alınır?
  • yıllardır tuşlu nokia kullanmama sebep olan soru.
  • nasıl uzun entry ise ekranı eskitti nomıssiz....
  • bilmediğiniz random bi telefoncudan almayın.. ben ona yurt dışından gelmiş 1 haftaya kadar pasaport'a işlenmezse kapanacak telefon sattım o da bana kulaklık yeri çalışmayan telefon sattı. bilmiyorum hangimiz daha çok kardayız..