şükela:  tümü | bugün
  • muhtemelen günümüzde en sık yenilenen dayanıklı kullanım ürünü olan cep telefonları, ülkemiz nüfusunun da genç olması, cep telefonu modelinin de en ulaşılabilir sayılacak hava atma ürünü olması ve cep telefonu üreticilerinin de ayfon 5, ayfon 6 şeklinde bir dizi üzerinde habire yeni üst modeller piyasaya sürerek değiştirmeyi teşviki nedeniyle, inanılmaz sıklıkta değiştirilmekte.

    bu sıklığın ne kadar olduğu konusunda internette çelişkili ifadeler olsa da, ortalama olarak 8 ay ile 2 yıl arasında süreler verilmekte. özellikle çok dayanıklı nokia devrinden, çabuk bozulan, kolay zedelenen, çok narin, birşey olmasın diye kılıflarla taşıdığımız, pil ömrü sıkıntısı yüksek seviyede ve teknolojisi çok hızla değişen, işletim sistemi güncellemeleri nedeniyle kısa sürelerde işlevsiz hale gelen akıllı telefon devrine geçmemiz ile bu sıklığın daha da arttığı belirtiliyor.

    http://haber.stargazete.com/…aya-dustu/haber-772410
    http://www.zaman.com.tr/…-2-yila-dustu_2043034.html
    http://www.yenimesaj.com.tr/…a-hizli-degistiriliyor
    http://www.radikal.com.tr/…ep_telefonu_gelir-981443

    ilgilenirseniz: (bkz: planned obsolescence) (bkz: tasarım ömrü)
  • genelde iphone 4 - iphone 5 - iphone 6 olacak şekilde devam ettirdiğim olay. ondan öncede nokia 6600 - nokia express music 5310 - nokia express music 5530 şeklinde devam ettiriyordum.
  • küresel pazarlama teorisi derki, eğer dünya pazarına yönelik bir ürün üretiyorsanız (cep telefonu gibi) iki tür müşteri profili ile karşı karşıyasınız;

    1. grup, ki azınlıktır; ellerinde olan ürünü ekonomik ömrü dolduğu zaman yenisiyle değiştirenler. sanırım ben bu gruba dahil oluyorum, bir tüketim malı alacağım zaman mümkün olan en iyisini alır, uzun yıllar kullanırım. önceki telefonum blackberry i 4,5 yıl kullanmıştım.

    2. grup, ki çoğunluktur; ellerinde olan ürünü yenisi/üst modeli çıktığında değiştirirler, böylece sürekli en yeniye sahip olmanın verdiği tatmini yaşarlar, ama bedel ödeyerek sahip oldukları metaların çoğundan istifade edemezler. üreticiler de bu grubun çoğunluğuna varmışlardır ki, 10 ayda bir yeni model cep telefonu, 3 yılda bir makyajlanan otomobiller, aynı özelliklerle yılda iki kez facelift görmüş dayanıklı tüketim malları piyasada alıcı bulmaktadır.
  • 0.2 cpy (cellphone per year) frekansımla katıldığım durumdur.
    evet, 4-5 yılda bir yenilerim genelde.
  • şahsım için eskisi parçalanmadan yenisini almama esasına dayanan sıklıktır. bu devirde atabildiğim ''kahrolsun kapitalizm'' tribi ancak bu kadar. napalım , herkes elinden geldiği kadar.
  • 6 yıldır kullandığım telefonumu 2. el almıştım. benden önce kullanan 3 yıl falan kullanmış sanırım.
  • abraham harold maslowun ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisinde belirtilen gereksinimlere sahip olma kronolojisiyle paraleldir.

    1. fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım) - nokia 3310
    2. güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği) - nokia 6300
    3. ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık) - general mobile discovery
    4. saygınlık gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı) - iphone 5
    5. kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü) - nokia 3310
  • 15 yılda 5 telefon eskitmiş bir kullanıcı olarak benim için 3 yıldır. son bir aydır ikinci el olarak aldığım iphone 4'ü kullanıyorum. sahip olduğum 6 adet telefonun 5'ini kendim aldım, bir tanesi hediyeydi. 15 yılda telefonlara ödediğim toplam para 910 dolar. küçük bir kronoloji hazırlarsak;

    yıl 2000, sagem mc 926 : 2000'in başlarında öğrenci harçlığıyla alınabilecek bir telefondu, alo deyip mesaj atmaktan başka işlevi olmayan gudubet bir cihazdı, ama dört sene kullandım. 75 dolar ödemiştim sanırım.

    yıl 2004: sony ericsson t105: yine makul fiyatlı, şık bir telefondu. kendi paramla almıştım bunu da, milletin elinde 6600'lar, 7610'lar dolanmaya başlamıştı ama lüks telefona hiç hevesim olmamasından ötürü ilgimi çekmiyordu. 85 dolar da buna vermiştim.

    yıl 2006: sony ericsson w800: işte bu telefon benim için bir dönüm noktası oldu. ikinci el olarak 300 dolar ile herhalde en pahalı telefonum budur. ama gözümde hâlâ gelmiş geçmiş en iyi telefondur. kardeşimin de hevesi olduğundan 6 ay filan kullandıktan sonra ona verip değiştirdim.

    yıl 2007: sony ericsson w810: kardeşime verdiğim w800'ün yerine aldığım muhteşem alet, hâlâ sapasağlam, hâlâ şarjı 4 gün gidiyor. zaten iphone'u alana kadar kullanıyordum, w800'den artısı joystick yerine navigasyon tuşu konulmuş olması, eksisi de ses kalitesi. w800'ün donanımı ipod-iphone'a taş çıkaracak kadar iyiydi. kenara koyana kadar facebook'undan çeviri programlarına, internetten bankacılık işlemlerine, atatürk havalimanı'nın arrival-departure ekranının takibine ( ki transfermenlik yaptığımdan hayati önem taşıyor benim için) her türlü işimi gördü. helâl para nedir diye sorsalar, bu telefona verilen para ilk vereceğim örnek olur. 250 dolar idi ben aldığımda, çıkalı biraz zaman geçtiğinden ucuzlamıştı artık.

    yıl 2010: dayımdan bir htc tytn ii pda hediye geldi. açık açık demişti zaten ben pek kullanamadım, 7-8 ay dayanabildim diye. ben de pek kullanamadım, o zaman için oldukça özellikli, ama windows'tan dolayı hantal ve insanı fıtık eden bir cihazdı. 5 ay kullanıp kenara koydum, w810'a döndüm.

    yıl 2013: kardeşim telefonunu yenileyince onun sony ericsson w995'ine çöktüm. zaten hırpalanmıştı, bende de 1 seneyi dolduramadan elden çıktı, yine w810'a döndüm.

    yıl 2014: bir ay önce bir arkadaş kendisine artık yavaş geldiğini söyleyerek pek temiz baktığı 16gb iphone 4'ünü satacağını söyledi. baktım, tek bir çizik yok, ful orijinal aksesuarlı filan, 425 liraya alıverdim. işimi rahat rahat görüyor, yüzlerce uygulamayı da indirip yedekledim, zira ibne firma bu telefona desteği kesecek yakında. olan uygulamaların gittiği yere kadar kullanırım, 3gs ile hâlâ whatsapp kullanılabildiğine göre en aşağı 2 sene götürür beni şu andan itibaren, ki daha fazla bir beklentim yok. sonra bozulmazsa orijinal pil alıp değiştirerek ipod touch olarak kullanmaya niyetim var. özellikle evde, av receiver üstünden air play davaları ve av receiver'ın uzaktan kumandası olarak kullanılabilmesi acayip hoşuma gitti. apple fanboy'u değilim, resmen sony ericsson fanboy'uyum hâlâ, ama apple işi biliyor hakikaten belli, malzeme kalitesi muazzam, stabilite konusunda mucizevi. hiçbir android ya da windows platformlu telefonun bu kadar sıkıntısız çalıştığını görmedim etrafta. ama 2500 lira verilir mi, tabi ki hayır... o paraya öküz alırım.

    2'si kısa süre kullanıldı, bu kadar bile olmazmış aslında.
  • güncel iletişim, bilgi teknolojilerini takip etmek isteyen ihtiyaç duyan, biraz da parası olan, buna para ayırabilen kişi için, herhangi bir tüketim tatmini arızası yoksa beyninde 3 yıldır. bu kişi çıkan son model ve piyasadaki iyi telefonlardan birini biraz da fiyatın düşmesini bekleyerek 1800 1600 tl civarında alsın. bu 36 aya bölündüğünde yaklaşık ayda 50 tl ek telefon cihazı masrafı demek. durduk yerde ek bir harcama kalemi, bazı insanlar için toplu taşıma vs. gideri kadar nerdeyse ve bunun daha kullanım ücretleri var gsm operatörüne bayılınan. kısacası en tutumlu adam için bile lüks tüketim masrafı modunda hayata girmiş bir periyod bu süre.
  • alinan telefondan yazilim desteginin cekilmesi kadardir. ama tabi bu sure gittikce artiyor.

    iphone ilk ciktigi donemlerde yeni bir modeli ciktigi zaman gercekten elinizdekinin eskidigini hissediyordunuz hem performans olarak hem de tasarim olarak. ama su anda o kadar da insanlari telefon yenilemeye itecek sebep yok. telefonunuz son model olmasa bile son model olanla %90 oraninida ayni isleve sahip oldugundan bir cok insan elindeki telefon hasata cikmadan degistirmiyor.

    bu konuda benim bekledigim en buyuk devrim, telefonlarin batarya suresine gelecek olan dramatik bir yukseltme bir anda bir eski modele gore iki kat daha fazla dayaniyor filan diye birisi telefon yaparsa 3000 tl de olsa herkes alir o telefonu.