şükela:  tümü | bugün
  • efendim kelime anlami circassian olup terbiye acisindan kendini asmis bir boydur bu. aslen "buyugun oldugu ortamda bacak bacak ustune atmamak", "sakiz cignemenin ayip karsilanmasi" gibi terimler bu boyun icadidir, keza en buyuk edep terbiyedir. netekim cerkezler ile ilgili su hikaye de soylenigelir:
    iki arkadas bir kizi sever, ama biri once davranir, kizi almaya ve hatta gerdek odasina kadar girmeye muvaffak olur, fekat tam cima edecekken farkeder ki gelin hanimda bir tatsizlik vuku bulmaktadir, nedenini soracak olup bir de israr edince anlar ki hatunun gonlu aslinda obur delikanlidadir. bunun uzerine kizi unune katarak diger gence goturerek sag salim ve hasarsiz teslim eder ve ayni anda bicagini cikararak sag elinin serce parmagini kesiverir, daha sonra da karizmatik bir sekilde "bu hatunun gonlunun sende oldugunu ogrendim, tertemiz(!) sana teslim ediyorum ve fakat fark ettim ki sag elimin kucuk parmagi yanlislikla kendisine degmis idi, simdi surda kesiverdim o yuzden parmagimi" der, ve hatta delikanliligin asil kitabini yazar.*
  • dünya middle earth olsa çerkesler kesinlikle elf olurdu.
  • genellikle sari, ince uzun insanlardan etnik koken. turk halkini olu$turan etnik gruplardan, turklugu ve ne mutlu turkum diyene prensibini en cok benimsemi$ alt gruplardan birisidir. belli bir bolgede cogunluk arzetmezler cografi olarak.
    unluler bir yana, vatansever ve sadik yeti$tirilmeleri geregi, silahli kuvvetlerde pekcok general ve mit'de ust duzey yetkili duyumlarima gore cerkez kokenlidir.
    etnik kokenin $ahit oldugum en buyuk karakteristikleri temizlik, buyuklere a$iri saygi ve itaat, cocuklarin mesafeli yeti$tirilmesi, ev ya$aminda ataerkilligin fazlasi ile baskinligidir. tabi bu tur ozellikler gunumuzde cerkez koyleri de dahil normalle$mi$tir.
    cerkezlerin bir diger ozelligi de giyim ku$am ve gosteri$e olan du$kunlukleridir. bu konuda bir anektot gecmek isterim:
    eskiden cerkez koylerinin kahvesinde yeni bir palto, ceket ve $apka bulunurmu$. genellikle fakir olundugundan herkesin guzel bir takimi olmazmi$. $ehirde i$i olan bu yeni takimi giyip $ehre gidermi$. boylece herkes onlari temiz ve bakimli gorurmu$.
    en eskiden beri cerkez genclerinin kiz erkek ili$kileri de caginin hep ilerisinde olmu$tur bir etnik ozellik olarak. belli bir edep ve prensip cercevesinde cerkezler, genclerin flort konusuna en sicak bakan etnik kokenmi$ zamaninda.
    iki bilinen klasik cerkez yemegi de:
    mamaliga ve cerkez tavugu'dur. ayrica cerkez peyniri gibi kavramlar da vardir.
    cerkezlerin ince yapili ve uzun boylu olu$u bazi sebeplere dayandirilir. kimileri bunun gocebelikten, kimileri ise beslenmeden oldugunu soyler. gocebelik pekcok kavim icin gecerli oldugundan bu biraz zayif bit tezdir. ancak cerkez yemeklerinin hemen hepsi "misir unu" uzerine kurulu olup, bu $ekli ile saglik ve az kilo vaad eder.
    cerkezlere malolmu$ bir ba$ka ozellik cerkez kizlarinin guzelligidir. bunca zamandir bunu ispatlayan deneysel kutlenin di$inda bir ornege rastlami$ degilim. lakin $iirlere, halk edebiyatina girdigine gore bir haklilik payi gecmi$te olsa gerek.
    etnik grup, kendine has cok hareketli ve akrobatik halk danslarina sahiptir. sanki bir sava$i anlatir gosterileri, yuksek bedensel beceri ve co$ku icerir. benzerleri tum kafkas halklari icin de mevcuttur.
    turkiye, bunyesindeki bu etnik grubu tarihinde genellikle "cerkez ethem" ile tanimi$tir. bir yandan "vatan haini", bir yandan "kurtulu$ kahramani" olarak nitelenen ethem hakkinda hala tarti$ma programlari yapilir. bilgilere binaen sahsi goru$um olarak ethem, ataturk'un donemi icin hak verdigim, "tek lider" stratejisinin ve kendi sahsi yukselme hevesinin kurbani olmu$, ama fiilen vatana bir zarari dokunmami$, kurtulu$ sava$i'nin ozellikle ba$larinda bati kiyilarinda du$mani tutmu$ ve zayiflatmi$, donemin siyasi hatalarinin ve oyunlarinin kurbani olmu$, tarihte hakettigi saygiyi gorememi$ bir liderdir. gosterdigi yararliliklar bizzat ataturk tarafindan kutlanmi$, ataturk'un emirleri ile bati cephesinde harekatlar yapmi$tir. (sonralari ataturk ile arasi acilana dek...) ethem'siz bir kurtulu$ sava$i, milletimiz icin cok cok daha zor, belki de imkansiz olacak idi. daha sonralari sahip oldugu kuvvet ve ozellikle siyasi nufustan dolayi, yurtdi$ina cikmaya zorlanmi$tir.
    biraz da cerkez dillerinden bahsedelim:
    pekcok lehcesi olmakla beraber gercekten cok cok zor bir dil. telaffuzu zor, girtlaktan cikarilan harfler ile "s", "y", "f" ve "ş" harflerinin yogunlukta oldugu bir dildir.

    sonuc olarak cerkezler:
    bir irk degil, "turk ulusu" icinde, "turkluk" onceliginde bir etnik grup olarak, kurtarilmasinda da kanlari bulunan vatan topraklarinda, "problem yaratmadan", vatan ve millet bilinci, sevgisi icinde, bari$ icinde ya$amaktadirlar.
  • adetleri görenekleri savaş ile şekillenmiştir. katıdır ve esnemez. hata kabul etmez. çünkü, bulundukları bölge yıllar boyu bir göç ve savaş beldesi olmuştur.

    buna karşın ileri bir sosyal yaşamları vardır. birbirleri ile olan dialogları kuralcıdır. ev hayatı, sosyal etkinlikler rahatsız edici bir temizlikte geçer. terbiye en geçer akçedir.

    herhangi bir cerkes evi her an misafir kabul edecek şekildedir.

    köylerde evler bahçenin tam ortasında, böylece diğer tüm evlerden uzakta olur. ahır mutlaka çok uzakta bulunur. ahıra yakın bulunmayı, pis olduğu için, kabul edilmez bulurlar. çoğunun bahçesi, inanılmaz güzel hazırlanmıştır. keyifli bir akşam üstü için adige köyünden iyisi olmaz.

    baharatlı ve ceviz ağırlıklı yemekleri güzeldir ama alışmamış damaklar için zordur. cerkes tavuğu denen yemeği iyi yapan kaldı mı bilmiyorum ama, acemicesi bir saat içinde, harbisi bir günde hazırlanır.

    cerkesler kendileri dışındaki herkesi "acem misali" yabancı kabul ederler. bir insan ya cerkesdir yada diğer milletlerdendir. çoğu zaman bu "ya cerkestir yada barbardır" olarak algılanır.

    köylerinde yabancı istemezler.

    misafirlerinin giysilerini gece gizlice alıp temizlemeleri, ütüleyip tekrar yerine koymaları ile meşhurdurlar. temizlik çok büyük önem taşır.

    kadın erkek ilişkilerinde dostluk, güven ve saygı enteresan bir şekilde gelişmiştir. harem selamlık islamdan sonra da gelişmemiştir. yobazlık olarak görürler. zaten cerkesler için din, sosyal motifin bir parçasıdır. gelenek en büyük dindir.

    büyük göç, büyük bir hüzün ve trajedidir. sürgünün acı hali, ihanetin kanla bezenmişidir. karadeniz yüzlerce cerkesi, bu at milletini yutmuştur. topraklarını zalim bir deve karşı başkalarının da (bilerek yada bilmeyerek) güvenliğini de içine alır bir şekilde korumuş, sonunda yenilgi ile yayılmışlardır.

    nereden geldiklerini merak edince ilginç şeyler ortaya çıkar: mezepotamya, adigecede "düzlük alan" demektir.

    her cerkes, hangi boydan olursa olsun, demir soğukluğunda ırmakları, yeşille coşmuş dağları ve yorulmayan atları özleyerek büyür.

    kafe'de her zaman bu hüznü buldum.
  • şöyle bir atasözüne sahip halk(ım):
    "eşek tahta oturunca eşek padişah olmaz, saray ahır olur."
  • şimdilerde biraz değişmiş olsa da genel olarak geç evlenirler. bizim bir abimiz vardı, 45 yaşlarında falandı o yıllarda, annesine "anne ya, yavaş yavaş kız bakmaya başlasak iyi olacak galiba" demiş. yaş olmuş kırkbeş ama "yavaş yavaş" bakıyoruz hala.
  • anlaşıldığı üzere yanlış tanınan halk... türk boyu filan değillerdir, son derece farklı ve ural altay grubundan olmayan bir dile sahiplerdir, tüm kafkas halkları çerkeslerden oluşmaz, kafkas halkları olarak literatüre giren onlarca halk vardır ve hepsinin dillerinden, yaşayışlarına birçok farklılıkları vardır.
  • ırkım.
    faşist değilim.
    faşist olmaktan korkuyorum.
    ama bunlara mensup olmaktan gurur duyuyorum.
    neden biliyor musun?
    aşağıdaki linkta çerkes kısmının cümle apaçisini sunuyorum:
    http://www.youtube.com/watch?v=k6zcrhqkj1s

    her şeyi bırak, en adisini, en apaçisini bul bana, dans bitiminde partnerine verdiği baş selamında, doğallıktan uzak, yavşak, asaletini yerlere bulayan bir tane bulamazsın. göster...

    ateistinden, en koyu şeriatçısına bir milyon tanesiyle hemhal oldum, kadın saygı duymayan, büyüğüne ya da kadınlara saygısızlık yapanına şahit olmadım.

    ırkçıysam da ırkçıyım amk. güzel lan bizim ırk.
  • uçların insanları.

    yaklaşık 40 senedir aynı kimlikle içlerindeyim, ben bunu gördüm aga. ben bunu bir yerde daha yazdım ama, bu başlıkta değil.

    dinci mi, milliyetçi mi, faşist mi, anarşist mi, solcu mu, komünist mi, atatürkçü mü, fenerbahçeli mi, beşiktaşlı mı her ne olursa olsun şunu unutmayın.
    çerkesler oldukları şeyin ucundadırlar. arada ortada pek görünmezler. illa bokunu çıkaracak.

    bu dediğimi en iyi çerkesle evli anneler, kadınlar anlar. ya birader bir dur la!...
  • kendilerini türk saymamalarının nedeni türk ırkından olmamalarıdır. ama bu onların türkiyeli olmadığı anlamına gelmez, hatta birçoklarından daha çok türkiyelidirler. büyük sürgün'den sonra vatanlarından edilmiş bu insanlar, kendilerine sahip çıkan ikinci vatanlarına da aynı bağlılığı, hürmeti ve saygıyı göstermişlerdir.
    gelenek ve göreneklerine gelirsek; birçoklarına göre katı ve "acayip" adetleri olduğu doğrudur. bu gelenekler, büyük şehirlerdeki çerkeslerde ve özellikle genç kuşakta yok olma derecesine gelse de çerkes köylerinde halen uygulandığı söylenebilir. (fast foodun çerkes kızlarının belini kalınlaştırması)
    en önem verdikleri değerler onur, saygı ve ahlaktır. mert insanlardır. ama buradaki ahlak, dini motiflerle örülmemiştir. dolayısıyla kesinlikle yobaz ve bağnaz değildirler. örneğin kız-erkek ilişkileri konusunda oldukça açıkfikirlidirler. gençler, kaşen müessesi sayesinde köylerde bile bildiğimiz flört ilişkisini yaşarlar. yazılı olmasa da çok baskın toplumsal kuralları vardır.
    eğlenmeyi pek severler. hele düğünleri * sosyalliklerinin zirvede olduğu eğlence ortamlarıdır. kimin nesi evlenirse evlensin herkes düğüne gitmek için bir bahane bulur. çünkü bu düğünler aynı zamanda gençler için rahat rahat flört etme, anneler için de çocuklarına gelin-damat bakma mecrasıdır.
    inatçıdırlar. yapmak istemedikleri bir şeyi asla yapmazlar. asabilikleri de vardır.
    büyüklere saygı konusunda çok hassastırlar. zaten geleneklerinin çoğunun temelinde de bu saygı takıntısı yatar. birçok hal ve durum onlara göre haynap / haynep olabilir. misal, büyüklerin yanında bacak bacak üstüne atmak, sakız çiğnemek, yüksek sesle gülmek, kayınpederin yanında car car konuşmak gibi. ama diğer yandan çok çelişik gibi görünse de "kaçarak evlenmek" ölümcül bir ayıp ya da namus meselesi olarak değerlendirilmez. hatta oldukça yaygın bir evlenme biçimidir. hani dedik ya gururları onlardan bir karış önde gider diye, işte bir kızı kaçırmak çerkes delikanlısı için “tuttuğunu koparan yiğit” olmaktır. nazlı ve kaprisli çerkes kızı için ise her şeyi göze alan "yiğit kaşen" tarafından tercih edilmek... dolayısıyla alanın da satanın da razı olduğu böyle bir durum için lüzumsuz ahlak kumkumalığı yapılmaz.
    çerkes halkları kadınlarına çok değer verirler. aile büyüklerinin ve özellikle yaşlı kadınların fikirleri karar mekanizmasında ciddi biçimde etkindir. (çerkes mitolojisi nart'taki büyük bilge de bir kadındır) (bkz: seteney guaşe) (bkz: #9529623)
    akraba evliliği yapmazlar. hatta aynı köyden bile kız alıp vermezler. bu çok haynap’tır. gidip karşı köyden kız alırlar ama illaki çerkes alırlar.

    bazı ilginç gelenekleri:
    - eşler, aile büyüklerinin yanında birbirine adlarıyla hitap etmez. (muhtemelen bu yüzden herkesin anlamlı anlamsız mutlaka bir lakabı vardır)
    - büyüklerin yanında kendi çocuklarını sevmezler, şımartmazlar.
    - yeni gelin, kayınpederinin yanında oturamaz, konuşamaz, illa aynı odada kalması zorunluysa öyle kapı kenarında dut gibi dikilir durur. buna gelinlik yapmak denir ve bu durum kayınpederin geline bir hediye almasıyla sonlanır.

    yemekleri güzel midir, evet kesinlikle güzeldir. çok fazla kilo sorunlarının olmaması da muhtemelen ilginç mutfaklarından gelir. *

    en can alıcı yere gelirsek; kadınları güzel midir, evet çoğunluğu güzeldir. güzel değilse bile alımlıdır. alımlı değilse bile kesinlikle bakımlıdır. sonuçta bir şekilde akılda da gönülde de kalırlar. *