şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: çerkes)
  • (bkz: çerakise)
  • zorla islamı seçmek zorunda kalıp, hayatlarını sürdürmeyi başarmışlardır. (kaynak ben) orta dünyadaki elflerin torunları olabilirler. savaşlarda, kaçıyor görünmemek için yüzü düşmana dönük, yavaş yavaş geri çekilmek gibi asil gelenekleri olan ve bu yüzden gerekirse ölen insanlara saygılarımı sunmaktan başka bir şey diyemem.
  • duyduklarım ve okuduklarıma dayanarak kendileri ile ilgili kısıtlı bilgiye sahip olduğum,
    duyduğum ve okuduğum kadarı ile geleneklerine, geçmişlerine ve birbirlerine bağlı,
    mertliği ve asaleti yaşam biçimi haline getirmiş halk...

    kendileri hakkında fikir edinebilmek için müziklerini dinliyorum bir süre...

    seriday ve daha fazlasına ev sahipliği yapan bir kültür kötü olamaz.
  • çerkes yerine aslında çerkez'in kulağa daha güzel geldiği, ama sanırım artık "çerkkes" diye karar kıldıkları kafkasya kökenli akraba etnik gruplardır.

    bu s'lisi
    bura hepten çerkes, kafasına göre herkes

    bu da z'lisi
    çerkez abaza, allah muhafaza
  • anayurtları kafkasya'dan sürülmelerinden ya da daha doğru bir ifadeyle soykırıma uğramalarından bu yana 152 sene geçmiş bir halk. çerkeslerin kim olduğundan anayurtları kafkasya'nın durumuna, rusya'nın sürgündeki rolünden çerkeslerin taleplerine kadar birçok konuya değinilen röportaj için bakınız: [http://www.dunyabizim.com/…erkes-surgununu-konustuk http://www.dunyabizim.com/…erkes-surgununu-konustuk]
  • anavatanlarından sürgün edildikten sonra osmanlı imparatorluğu'nun en sıkıntılı coğrafyalarına iskan edilmiş, imparatorluğun her köşesine kanı bulaşmış halk; halkım.

    19. yüzyılın sonlarına doğru balkan isyanları iyice alevlendiğinde, osmanlı ordusu yıpranmış durumdadır. eli silah tutan herkes silah altına alınıp isyan bölgelerine gönderilmektedir. doğu anadolu, iç anadolu, balkanlar... her yer kazan gibi kaynamaktadır. çerkesler de silah altına alınmış, herkesin birbirini boğazladığı balkanlar'a* milis olarak gönderilmişlerdir. müslüman halkı ve mülteci yahudileri korumasına korumuşlardır fakat ortodoks bulgarlarının canına okumuşlardır desek yanlış olmaz. bir halk düşünün: yaşadığı soykırım ve sürgünün üzerinden çeyrek asır bile geçmemiş, savaş ve yıkımın sonucunda bir avuç kalmış, bayıldığımız osmanlı'da bu bir avuç intikam hırsıyla yanıp tutuşan, daha türkçe bile bilmeyen, acısını bile yaşayamamış insanları ortodoks bulgarlarının ortasına 'sen git burada huzuru sağla' diye göndermiş. ne bir subay, ne de idari bir yetkili. adam dinler mi seni ? kurda kuzu teslim etmek böyle bir şey herhalde. üstüne üstlük bakmışlar olmuyor, baskınların, yağma ve katliamların sesi taa avrupa'dan duyulunca bu kez babıali bir skandala daha imza atıyor : bulgarları korumak için bölgeye osmanlı birlikleri sevk ediliyor. katliam yapan bulgarlara karşı katliamlara girişen çerkeslere karşı osmanlı birlikleri... justin mccarthy'nin ölüm ve sürgün adlı eserinde bu ve benzeri karşılıklı yağma ve katliam olayları tarafsız ve güvenilir kaynaklarla sabit bir biçimde okuyucuya aktarılmış.

    travma travmayı, acı acıyı, kan kanı körüklüyor.
  • (bkz: alanlar)
  • dünyanın en güzel müziklerine ve danslarına sahip olduğunu düşündüğüm millet.
  • cerkesler yedibin yıldır kuzeybatı kafkasyada yaşayan, bölgenin yerlisi bir halktır.

    bölge tarih boyunca çeşitli uluslar arasında mücadele konusu olmuş ve güçlü imparatorluklar arasında el değiştirmiştir.

    ilk başta bağımsız bir şekilde yaşayan çerkesler gürcü krallığı tarafından 13.yy başlarında işgal edilmiş ardından mogollar, hazar türkleri, tatarlar tarafından yonetilmislerdir.

    ilerleyen yıllarda çerkes beyleri türkler ve farslara karşı ruslardan yardım istemek zorunda kalmışlardı ancak 1785 yılına kadar ruslar bölgeyi kendilerine katmayı düşünmediler. 1785 büyük (deli) petro sıcak denizlere inme planının bir parçası olarak bölgeyi rusya'ya ilhak etmiş ve bu tarihten sonra da ruslarla cerkesler arasındaki gerilim başlamıştır.

    cerkesleri bölgelerinden koparmak için ana geçim kaynakları olan hayvancılık ruslarin saldırısına uğramış, köylerdeki hayvanlar katledilmiş, ormanlar yakılmış ancak cerkesler herşeye rağmen direnmeyi sürdürmüşlerdir.

    cerkes direnişiyle mücadele etmenin yolunu onları sürgüne göndermekte bulan ruslar 1864'te cerkes sürgününu başlatmış ve 1878 yılına kadar milyonlarca cerkesin yolda hastalıktan ve açlıktan ölmesine neden olmuşlardır. sürgünün başladığı 21 mayıs 864 tarihi cerkes diasporası tarafından soykırım tarihi olarak kabul edilir.

    cerkesler çoğunluk olarak sünni olmalarına rağmen geçmişten gelen doğurganlık yayınları, kutsal bahçeler, yıldırım kültü gibi islam öncesi inançlara modern dönemde de rastlanır.

    kafkasya dil açısından çok çeşitli bir bölgedir. bölge dağlarla birbirinden ayrıldığı için bolgede yasayan topluluklar iletişime gecemedileri için bölge, birbiriyle doğrudan ilişkisi olmayan onlarca dile ev sahipliği yapar.

    kuzeybatı kafkas dili cerkesce, kuzey doğu kafkas dili dagistanca ve gurcuce olarak üç ana dal altında incelenirler.