şükela:  tümü | bugün
  • başta mümtaz'er türköneolmak üzere bir çok tarihçinin iddiası.
    iddiadan öte gerçek budur.
    ortodoks tarihe göre tabi kendisi pek muteber biri değildir.
    yunanlılara sığınmış da bilmem ne de...
    resmi tarihin hain ilan ettiği adam aslında milli mücadelenin en büyük kahramanlarından biridir.
    tabi siz yine kaynak türköne ise... diyerek gerçeği itibarsızlaştırmaya çalışın.
    link
  • basarisiz bir alternatif tarif yazma girisiminin yeni cabasi. tarihte ne kadar hain varsa hepsini kahraman ne kadar kahraman varsa hain durumuna dusurmeye calisan hastalikli bir zihniyetin urunu. hicbir belgeye dayanmadan sadece iddialar uzerinden tarih tartistigini ya da anlattigini zanneden bir zihniyyetten daha otesini beklemek de cok mantikli bir sey degil zaten.
    (bkz: inönü savaşları olmamıştır)
    (bkz: mustafa armagan)
    ayrica
    (bkz: kaynak olarak mümtaz'er türköne'yi gostermek)
  • mümtaz'er türköne'yi beğenmeyenlere toktamış ateş'ten gelsin. :

    "tbmm daha ankara da çalışmaya başlamadan önce, salihli cephesinde yunan ilerlemesinin durdurulması ve iç ayaklanmaların bastırılmasında fevkalede önemli hizmetleri vardır. hatta hiç abartmadan şunu söyleyebiliriz ki, eğer çerkes ethem ve onun kuvvetleri olmasa idi, ulusal kurtuluş mücadelesi başlamadan ortadan kaldırılabilirdi."
  • abi neyin kafasını yaşıyorsun çok merak ediyorum.

    bölgesel direnişçileri toplamaya çalışılıp bir ordu kurulur. çerkes etem buna karşı çıkıp isyan eder. sadece bu bilgi bile söylediğini çürütmeye yeter.

    isyan etmeseydi o orduya katılıp daha güçlü olacaktık. o olmadı yine başarılı olduk.

    bu muhabbeti daha fazla uzatmasak. çünkü bu kadar saçmalanmaz..
  • mümtaz'er kesmeyince toktamış'tan ifadelerle savunulmaya çalışılan tez. mümtaz'er kesmeyince toktamış ha? soluduğunuz havaya yazık, yazıp, çizmeye, konuşmaya, tartışmaya değil. şu anda soluduğun hava ziyan, o havayla tespih böceği yaşasa, senden daha faydalı dünya için.
  • meselenin mümtaz'er veya x şahsı olmadığını anlatmak için özellikle isimlere takılmayın minvalinde bir ifade kullanmama rağmen hala isimler üzerinde konuşulan ve laf sokulmaya çalışılan mesele.
    ya da taşşak soslu 'soluduğun havaya yazık' gibi yine konudan uzak söyleyecek sözü olmayanın sardedebileceği ifadelerle karşı çıkılan tez.

    lan oğlum kaynaklarınız zaten götünüzden farklı olmadığı için bu gibi iddialar size acayip geliyor.
    türkiye'de özellikle yakın tarih ile ilgili arşivlerin %95'inin açıl(a)madığını bilmek bile kaynaklarla dalga geçmekten kurtarmıyor sizi.
    aynı kafa milli mücadelenin 19 mayıs 1919'da m.kemal'in samsun'a çıkışıyla başladığına inanıyor.
    elin/mizdeki tek kaynak bunu söylüyor çünkü.
    yazık gerçekten soluduğunuz havaya.
  • kendisi de bir çerkes olan mümtaz'er türköne'nin iddiası.
    zaten nerede çerkeslerle ilgili bir panel, söyleşi, dernek açılışı olsa kendisi hemen oradadır.

    bunda anormal bir durum yok yalnız, keşke bizlere karşı daha dürüst olsa, bu tür aydınlar.
    "ne mutlu türk'üm diyene" lafından rahatsız olurken, süslü laflarla kıvıracaklarına, direk olayın özüne değinseler örneğin.

    yalnız bu anadolu ne mübarek bir yermiş, havasından mı suyundan mı, üzerinde yaşayan her halk bir kahraman, bir yiğit oluyor, destanlar yazıyor.

    keşke anadolu toprakları dışında da bu kahramanların evlatları ülkeler kurup, binlerce yıllık tarihlerinde sürgünler ve sömürüler yerine, bağımsızlık mücadelesi destanları olsaydı, aynı türkler gibi...
  • "düzenli ordu" kurulana kadar özellikle batı anadolu'da pıtrak gibi çıkan isyanların "nasıl bastırıldıkları" konusunu mümkün olduğunca geçiştiren "resmi tarihin ayetleri"ne aykırı bir iddiadır.

    "rus altını" gelip de, işbirliği anlaşmalarını bitirip, düzenli orduyu kurana kadar lazım olmuş insanlardandır ethem.
    iş, askeri konularda ve çabalarda iken güzel ilişkiler kurulmuş; siyasi konulara gelindiğinde "kötü kişi" olmuştur. (bkz: iran devrimi)

    resmi tarihin itelediği yönden başka bir tarafa doğru bakıp da, "bir de öyle düşünmek" isteyenler için:

    "çerkez ethem'in hatıraları, dünya yayınları, istanbul, 1962"
    (2008 basımı olan değil. 1962 basımı olan kitap, bir süre sonra toplatılmıştır. ama hala kopyasını bulmak mümkündür.)
    kapak 1
    kapak 2
  • doğrudur.ama bu sonradan işleri zorlaştırdığı gerçeğini değiştirmez.