şükela:  tümü | bugün
  • buna dair güzel bir fıkra vardır*:

    çerkesin biri nehrin kenarında oturmuş, dua ediyordur. tatar atıyla oradan geçerken çerkesi farkeder. onun yanına gelip "ne yapıyorsun çerkes"der. çerkes "bu nehir kutsaldır, dua edilirse kabul olunur mutlaka" yanıtını verir. tatar tabi şaşırır ama ilgisini çeker. o da atından inip çerkesin yanına oturup duaya başlar. fırsat bu fırsat diyen çerkes bir anda fırlar ve atın üzerindedir artık. tatar olanı anlamaz, "ne yapıyorsun çerkes?" diye sorar. çerkes de "eee benim duam kabul oldu, seninki de kabul olur inşallah" deyip atla çekip gider.

    fıkra bir yana, bir olgu at hırsızlığı tarihte çerkesler arasında. at çalmayana kız vermezlermiş eski zamanda. sürgünden buraya gelen rahmetli dedemin babası da* at hırsızıymış, beyaz at görse dayanamaz çalarmış.*
  • götümle güldüğüm önermedir. oğlum siz nasıl bir ortamda büyüyorsunuz, bunlar nasıl uydurmalardır lan. nasıl hikayelere inanıyorsunuz veya inanmayı seçiyorsunuz, he evet koçum dünya türkler etrafında dönüyor, dünyanın her yerinden kızlar osmanlıya gelmek istedi evet türkler en iyi geri kalan bok. azcık akıl mantık ya.

    not: türk
  • sözlüğe gelir gelmez içindekini boşaltan yazarın rahatlamasını sağlayan olay.

    aşağı yukarı her millet için illa böyle bir sıfat vardır, olmasa da uydururlar. bu olayın esası sürgün öncesi rus savaşları sırasına dayanır. rus askerlerinden at çalmak bir nevi erkeklik nişanı sayıldığı için evlenecekler veya kendini kanıtlamak isteyenler rus askerlerden at çalar hatta işi birlik basmaya kadar vardırırlarmış. sürgün sonrası yerleşenlerin ve kaynaşanların anlattığı hikayelerde belki de dünürüne gülerek "naber lan at hırsızı" diyenlerin geldiği nokta ise bu.
  • anadoluda "avşarın atı ölünce çerkes ağlarmış" diye bir deyim var bildiğim kadarıyla. bu da demek oluyor ki; çerkesler atı çalan değil de çalılan konumundalar.
    avşarlar ölen atlarının yerini hemen bir çerkes atı ile dolduruyorlarmış demek ki o zamanlar...
  • dünyadaki tum atlar çerkeslerin olduğu için ortada bi çalma durumu falan yoktur. -arpad sen de iki çık aradan tum kayseriye kendini güldürüyosun. avşar ne yahu?
  • bizim büyükler, atını hor kullanan, ağır işe (normalde öküzün, eşeğin, katırın yapacağı işlere) koşan hasılı ata iyi bakmayan adamın atını çalmak sevap değil farzdır, derlerdi. diaspora çerkeslerinde at çalmak farklı bir hale bürünmüş yani. bizim köyde eşeği olmayan adam at almazdı pek. ay nazlandırılırdı, hayvana yönelik sevgi bir yana saygı vardı. atı dizginle değil de değnekle yönlendirdiği için küçük kardeşini, ata eşek muamelesi yapmak suçlamasıyla, döven arkadaşım var. dövmek ağırdı tabi de gerçek olayı yumuşatmak istemedim.

    çerkes'in atı ölünce, vah komşum diye ağlarmış da derler. ama tüm bunlara rağmen ne bizim köyde ne de civar köylerde at çalındığını görmedim, duymadım, bilmiyorum. hattâ bizim dağlarda ben küçükken at güden çobanlar vardı, o sürülere bile ilişen olmazdı.
  • "çukurovaya alışan çerkesler çukurova cinsi güzel atlar yetiştirdiler sonra. ektiler biçtiler. çukurova o zamanlar meyve bahçesi nedir bilmezdi, güzel, bakımlı meyve ağaçlan diktiler çukurun sıcağına. evleri ottan türkmen köylerinin yanına ahşaptan ve taştan, ikişer katlı güzel evleri olan, caddesi, sokakları olan bir köy kurdular.
    bereketli topraklar üstünde mutlu bir yaşama düzeni kurdular. bütün ovaya güzel atları, iri meyveleri, yiğit davranışlarıyla ün saldılar. öteki torostaki çerkesler gibi at hırsızlığı da yapmadılar. beylerinin bir dediğini de iki etmediler. geleneklerini, göreneklerini de kafkastaki gibi korudular."

    yaşar kemal, ince memed 2, yky, b.22, s.156.
  • avşarlarla beraber yaşamaya başlamadan önce belki... avşarın olduğu yerde, çerkesin herhangi bir konuda hırsızlıkta nam salması hiçbir şekilde mümkün değildir.
    avşarlarla çerkeslerin yaşadığı yer. (bkz: pınarbaşı)
  • aynı namı ardahan göleliler de salmıştır.