şükela:  tümü | bugün soru sor
  • insanlarin fiziksel anomalilerinin onları potansiyel suçlu yaptığını iddia eden doğuştan suçlu (bkz: natural born killers) fikrini ortaya atan suç antropoloğu. buna göre, doğuştan suçlunun fizik anomalileri şunlardır: bakışları vahşi ve sert, küstah bir gülüş, normalden kısa boy, kafatası küçük, çehrede asimetri, alnı dar, kaşların altındaki kemik çıkık, gözleri çukur ve birbirinden uzaktır. çehresi uzun ve geniştir.çene ve elmacık kemikleri büyük ve çene kemiğinde maymuna benzer fazlalıklar vardır.kulakları kafatasından açık ve kemerli, saçları gür, sakalı seyrek, kolları fazla uzundur.

    bunun gibi adam öldürenlerin bakışları donuk ve sabittir gözleri kanlıdır, hırsızlarda ise bakışlar hileli hareketli ve gözler eğridir.
  • cesare lombroso.

    italya'da tıp doktoru olan cesare lombroso(1835,1909) , suçluların fiiksel karekteristiklerini incelemiştir. çalışmaları ile kriminolojinin babası ünvanını alan lombroso, ciddi suçlar , mükerrer soygun veya hırsızlıkla ilişkili suçları işleyenlerin suçlu doğdukları, onları suçlu yaşama iten fiziksel problemlere, katılım yoluyla sahip oldukları sonucuna ulaşmıştır.

    bu tip teoriler , yani yapısal veya fiziksel tip teoriler , fonksiyonun yapı tarafından belirlendiği sayıltısına dayanırlar. bu görüş suça uygulanırsa , bu durumda davranış, vucut tipi tarafından belirlenmektedir. bu vucut tipi olabilir , endokrin sistemi olabilir veya diğer tip fiizkselveya zihinsel karekterisitkler olabilir şeklinde ifade edilebilir.

    kriminolojinin ilk okullarından biri olan somatatip okulu (the somatotype school of criminology), vucut yapısı ile davranış arasında ki ilişkiye yoğunlaşmış ve 20. yuzyılın ilk yarısında populer olmuştur. somatotip, insanın fiziksel özelliklerini sınıflamayı içerir.

    kaynak :kriminoloji , martı yayınları . prof. dr tulin günşen içli*.

    (bkz: stigmat)
  • devrimcilere atfen "asla simetrik yüze sahip bir anarşist görmedim" diyen, kadınlara ilişkin ise "normal sayılabilecek kadınlarda bile kriminolojik belirtiler görüldüğünü" iddia eden, eduardo galeano'nun deyişiyle "ırkçılığı kriminolojiye dönüştüren", ne talihsizliktir ki ilham verdiği antisemitistlerin aksine ari ırktan olmayıp italyan musevisi olan ve bugün de benzerlerine sıkça rastlanılan (bkz: james watson) az insan çok antropolog ırkçı zat.
  • zırva bir kurama sahip olsa da, iddiası abdullah öcalan için tutuyor. enteresan.
  • determinizm kavramını ortaya atan pozitivist okulun kurucularından ve suçluluk kavramının ilk biyolojik temelde tartışan kişilerden biri.

    suçtan çok suçlunun incelenmesi gerektiğini inanan lombroso incelediği akıl hastaları, suçlu askerler ve mahkumların bazı ortak özelliklere sahip olduklarını gözlemlemiş. daha sonra bunların anatomik özelliklerini ayrıntılı olarak belirlemiş ve "suçlu tipleri" kavramını ve buna göre belirlediği kişi özelliklerini de "stigmat" olarak adlandırmış.

    ona göre stigmatlar şu şekildedir. saçlarda azalma, kuvvet ve kilo kaybı, kafatasının kalınlığı, çene ve elmacık kemiklerinin olağanüstü gelişimi, soğuk ve donuk bakış, büyük burun, köpek dişlerinin gelişmiş olması, ince dudaklar, deri renginin koyuluğu, çok ve kıvırcık saç , büyük ve yelken kulaklar, cüretkarlık, duygusuzluk, pişmanlık duygusunun olmaması, batıl inanç, kadınlarda erkekleşme, erkelerde kadınlaşma, daha az acı duyma, kendini çok beğenme ...

    lombrosoya göre bunlardan 5-6 tanesine sahip olmak suçlu bir tip olmak için yeterlidir. bu görüşler daha sonra alman ve fransız sosyologlar tarafından ağır bir şekilde eleştirilmiş. almanya ve ingiltere'de yapılan çalışmalarda bulguların gerçek olmadığı kanıtlanmıştır.
    ancak lombroso'nun bu görüşlerinin "etkileri" kalıcı olmuştur.
  • atavizm teorisi ile ırkçılığının yanı sıra, cinsiyetçi tavırlarıyla da zırvalığın dibine vurmuş, kriminolog ’un babası olarak adlandırılan şahsiyet.

    ona göre kadınlar, erkeklere nazaran daha az gelişmiş olduğu için erkeklerden daha fazla suç işlemekteymiş. bunu da şu şekilde açıklamış:
    kendisine göre yetişkin bir kadın, erkeğin çocukluk haline eşdeğermiş.
    fizyolojik özelliklere bakıldığında, kadın kalbinin erkeğe göre daha hafif olması, kan renginin yine erkeğe göre daha az zengin olması, beyninin daha küçük, kaslarının ise daha az güçlü olması onu erkekten daha az gelişmiş yapıyormuş.

    kadın aynı zamanda gelişmemiş bir duyarlılığa da sahipmiş. bunu kanıtlamak için de lombroso kadının görme, duyma, dokunma ve tatma gibi özelliklerini incelediğini ve erkeklerden daha az inceliğe sahip olduğunu söylemiş. böylece düşünme kapasitesi de aynı orantıda kısıtlıymış. yani kadın yeterince düşünemiyormuş.*

    üstüne bir de daha düşük bir ahlaka sahipmiş, çünkü yalan söyleme kabiliyeti içgüdüselmiş. böylelikle kadınlar kolay bir şekilde ahlaksızlık ve zalimlik yapabiliyormuş. buna örnek olarak da intihar teşebbüsleri, kürtajlar ve hayat kadını mesleğini gösterip kadının işlediği önemli suçların bunlar olduğunu belirtmiş.
    acıma duygusu, empati kabiliyeti, şefkat, bağlılık ve aşk gibi bazı özelliklerini de tamamen kadının üreme misyonuna bağlamış.

    istatistiksel olarak erkeklerin kadınlardan daha fazla suç işliyor gibi görünmesi kadının beceriksizliğindenmiş.
    kadın “geri zekalı” olduğundan intihara teşebbüs ediyor ama beceremiyormuş.
    ayrıca intihar ve kürtaj gibi suçların hukukta herhangi bir cezası olmadığından suç istatistiklerine girmemesi çok normalmiş.

    (bkz: çok komikmiş yönetici kardeş)
    (bkz: gül gül öldük)
  • suç işlemenin sebepleri adlı bir kitabını okuduğum ve kitap da suç ile ilişkili birçok değişken ve istatistiğe yer vermiş yazar.

    kısaca örnek vermek gerekirse; bir ülkede ekmeğin fiyatının artması hırsızlıgı arttırken, refah seviyesinin artması cinsel suçları ve ahlaksızlığı artırır, en çok cinayet çarşamba günü ve sıcak ülkelerde işenir. sıcak arttıkça toplumda hareket artar bu nedenle büyük devrimler genellikle sıcak ülkelerde olur soğuk ülkeler genelde katletmenin ve darbenin en az olduğu bölgelerdir.

    anne ve bası suçlu olan insanın ortalama 4 çocuğu varsa genelde bunların 3 çocuğu ilerde suca karışır 1 karışmaz ama o bir karışmayanın çocukları(yani suçlu dedenin babaanne, annenin torunları) neredeyse tamamı suça karışır. gibi bir çok ilginç suç istatistiğini bulabileceğiniz bir kitap. ancak bu istatistikler yaklaşıuk 100 sene öncesi ait.
  • "(s. 98) suç antropolojisi, kabaca insanın fizik özelliklerinden yola çıkarak suçluluğun kaynağını araştıran bir disiplindir. suç antropologlarının babası lombroso; “suçun organizma koşullarının bir ürünü olduğunu” ve hatta bazı insanların "doğuştan suçlu" olduklarını iddia ediyordu. bu doğuştan suçlular, bedensel olarak bazı anomaliler taşımaları dolayısıyla suç işlemek için yaratılmışlardı adeta. gerçi lombroso, "doğuştan suçlu" tipinde yarattığı sınıflandırma görüşünde daha sonraları o kadar ısrarcı olmadı ve görüşlerini yumuşattı (...) ancak lombroso'nun görüşleri öylesine etkili olmuştur ki, ahlak duygusunun doğuştan bulunmayışı yüzünden "doğuştan suçlu" tipinin ıslahının , mümkün olmadığı görüşüne kadar uzandı bu düşünce silsilesi. hatta lombroso'nun kendisi bile: "yağ mermerin üzerinden nasıl akıp giderse, kuramsal etik de hastalıklı beynin üzerinden, içine işlemeksizin geçip gider." diyordu. çılgınlık sınır tanımıyordu. zira lombroso'nun en yakın çalışma arkadaşı ferri; "dövme yaptırma, vücut ölçüleri, yüzün yapısı, refleks etkinliği, görüş etkinliği ve vazomotor tepkilerin" (suçluların yüzlerinin kızarmadığını iddia ediyordu; oysa ki, yüzün kızarması olgusu yüzdeki damarların üstderiye yakınlığı ile ilişkili anatomik ve fizyolojik koşullara bağlı bir durumdur.) bile ceza yargıçları tarafından karar ölçütleri olarak kullanılmasını öneriyordu.
    lombroso'nun yorumlarının toplumsal düşün alanına bir yansıması ise ilkel kabilelerin, avrupa tipi uygarlık yoksunu toplumların, tıpkı adi suçlular gibi "hukuk yoksunu değersiz soylar" olarak özünde suçluluğu taşıyan insan toplulukları olduğu şeklinde en uç noktadaki yorumlara izin veriyordu. bu ise suç antropolojisini avrupa sömürgeciğilini meşrulaştıran bir disiplin hâline getiriyor ve hatta ırkçılık, emperyalizm için "bilimsel" temeller oluşturuyordu. ancak, kuşkusuz ki lombroso ve yandaşları bir nevi proto-nazi değildiler ne de aristokrasiyi meşrulaştırma ve elitizme bilimsel bir temel oluşturma çabasındaki kişiler. ama önyargılı pozitivist zihniyetin yanılgısı ve yaklaşımının sonuçları ortadadır."

    özge umut eker, “kriminal nörofizyoloji”, sted 2002, cilt 11, sayı 3, s. 98-101.
  • suçlular ile çalışan kişilerin adını ezberlemesi gereken kişi..