şükela:  tümü | bugün
  • budweiser ismindeki dünya harikası da bu yöreye aittir.
  • sadece tek entry olduğunu gördükten sonra yazmaya karar verdiğim başlık.

    2017 yaz sömestrında erasmus yaptığım küçük ama bir o kadar da tatlı çek şehri.

    nüfusu 80bin civarında olup, güney bohemya bölgesinin başkentidir.
    yakınında unesco tarafından korunan cesky krumlov yer alır. (bkz: cesky krumlov)

    meydanı çok güzeldir. şehir küçük olmasına rağmen, size birçok güzel kafe, restaurant ve bar sunar. bazı sokakları o kadar güzeldir ki kendinizi adeta filmde hissedebilirsiniz.

    lokasyon olarak çok iyidir. linz'e 1.5 saat prag'a 2-2.5 saat uzaklıktadır. erasmus için düşünen arkadaşlara kesinlikle önereceğim şehirdir.

    şehirde bildiğim kadarıyla 2 üniversite bulunur;

    -university of south bohemia ceské budejovice
    -college of technology and business in czech budejovice

    birinci üniversite, ikinciye göre çok daha büyük olup, çek cumhuriyeti'nin en iyi üniversitelerinden biridir. yanlış hatırlamıyorsam 4-5-6 civarı kocaman yurt binası bulunur ve bunlar siteyi andırır.
    yurtlar ve okul mesafesi yürüyerek 3-5 dakikadır. kapıdan çıkıp yürüyorsunuz sadece.

    ek olarak bu okulun 'kampa' diye bilinen kendi barı vardır. genelde pazartesi veya çarşamba (tam hatırlamıyorum) akşamları parti olur. her türlü konsept olabilir, her hafta başka bir konsept vardı.

    her hafta aynı gün geldiğinde söylediğimiz tek şey vardı "today is kampa day. yehuuu"

    ikinci üniversite, birinciye göre daha küçük olup çok eski olmayan bir üniversitedir ama eğitim olarak iyidir, çekçe eğitim olarak ortalamanın üstündedir. genelde çek dili eğitimde hocaların çok zorladığını ve ingilizce eğitimden çok daha farklı olduğunu duymuştum.

    bu şehire neden gidilir? olur da yolunuz o tarafa düşerse ziyaret edilebilecek bir şehirdir. yakınında cesky krumlov'un olması da çok güzel bir artıdır. tek taşla iki kuş misali.

    bu şehrin en çok sevdiğim barlarından biri 'singer pub' idir. üniversite hocaları ile birlikte sarhoş olup, eğlenebildiğin, herkesin çok beğendiği ve sevdiği publardan biridir. içini görünce burası mı lan diyebilirsiniz ama asıl olay birayı aldığın iç mekan değil bahçe işlevi gören çıkmaz sokak tarzındaki kısmıdır.

    kalabalık bir arkadaş grubu ile parti yapılması çok muhtemeldir.

    her çek şehrinde olduğu gibi burada da 'potrefena husa' bulunur. çok derin ve güzel bir menüsü olup, pahalı olmayan bir restaurant zinciridir.

    potrefena husa'yı geçip devam ederseniz ilk köprüyü geçersiniz, bu sırada ilk nehiri ve küçük bir parkı görürsünüz. o parkın içinde 'k2' adındaki gece kulübü bulunur. dj olduğu akşamlar müziği harikadır. (dj'den ötürü)

    ilk köprü ve parktan sonra devam ederseniz ikinci bir köprü geçip göl parkına giriş yaparsınız. giriş yaptığınız sırada sağınızda yanlış hatırlamıyorsam (bkz: kaufland) bulunur. buradan biranızı, cipsinizi vs. alıp göl kenarına gidebilirsiniz.

    bunların dışında nerede otantik kafe veya restaurant bulabilirim derseniz;

    meydanın ortasında duruyorsunuz ve saat kulesini sağ arka çaprazınıza aldığınız takdirde sağ çapraz yönde giderseniz emin olun ki çok güzel kafeler ve filmdeymiş gibi hissettiren sokaklarına ulaşırsınız.

    tam hatırlamamakla beraber bahsettiğim yöne doğru gidince küçük bir katedral var idi. onun yanında da çok ama çok küçük meydan denilebilecek bir alan. ordaki pizzacı belki de hayatımda yediğim en güzel pizzalardan birini yapmıştı.

    dipnot: erasmus için giderseniz emin olun çok eğlenirsiniz.

    şu anlık paylaşacaklarım bu kadar. herhangi bir soru durumunda yeşillendirebilirsiniz.