şükela:  tümü | bugün
  • farsça kökenli bir sözcüktür. çeşme de buradan gelmektedir
  • farsça gözyaşı mânâsına gelir.
  • bugün bu ve bunun gibi binlerce güzel kelimenin türkçe sözlükte bulunmaması mahrumiyettir, sonraki nesillere yapılmış çok büyük bir ayıptır. nasıl bir zihniyet kendi dilini böyle pervasızca kırpar, güzelliklerinden arındırır, anlamak mümkün değil. vebali emeği geçen herkesin boynunadır.
  • edebiyat ve tasavvufta bir remiz; fars edebiyatı ile türk divan edebiyatında çeşitli anlamlarda kullanılan bir mazmun ve tasavvuf terimi.
  • yukarıdaki girdilerden birinde "gözyaşı" denmiş, çeşm "göz" demek, gözyaşı değil. çeşme kelimesi de buradan gelir. farsîde gözyaşı 'eşk' kelimesidir. arapçada da dem "gözyaşı" anlamına geliyor.

    yine yukarıdaki bir girdide çeşm-i giryânım için "gözümün yaşı" denmiş fakat farsçada isim ve sıfat tamlamaları türkçe yapının tam tersi inşâ edilir. yani tamlanan önde, tamlayan sondadır. giryan farsîde "ağlayan" demek. bu kelimeyi başa, çeşm'i sona aldığımızda giryân çeşm yani "ağlayan göz" anlamı çıkıyor.
    farsçada, türkçedeki gibi -ân eki partisip görevi görür. giryân: ağlayan, rizân: döken, revân: giden, handan: gülen vs.

    türkçe zaten kelimemiz göz, eski türkçede "köz". doğu türkçesinde "ayna" anlamında "közgü" kelimesi var. görmek fiili ile göz kelimesinin kökendeş olma ihtimali yüksek. bu arada ayna kelimesi farsça âyine kelimesinden geliyor, ama ben farsların bu kelimeyi arapça ayn kelimesinden -bu kelimeye döneceğiz- aldıklarını düşünüyorum. arapça ayna "mir'at", "aks eden, yansıyan yer" anlamında ma'kes kelimesi de var ayna olarak kullanılan.

    arapça göz anlamındaki "ayn" kelimesinin türemişleri şunlar; ta'yîn "belirlemek, belli etmek", mu'ayyen kelimesi bu kelimenin nesnesi olarak kullanılır. "belirli, belirlenmiş" anlamında. "tıpkısı" anlamındaki aynı sözü de buradan geliyor. ayna da karşısındakinin aynını yansıtır, o hesap sanırım.
    ta'ayyün var bugün pek bilinmez, anlamı "meydana çıkmak, görünmek"
    mu'âyene "gözden geçirme, yoklama" anlamında yine ayn kelimesinden.
    yine çok bilinmeyen i'tiyân kelimesi "dik dik bakma, göz dikme" anlamındadır.
    ayn kelimesinin "gözler" anlamındaki çokluk hâli uyûn'dur.

    ekleme: göz ve görmek demişken arapçada "nazar" diye bir kelime var "bakma, bakış, görme, göz atma" gibi anlamları var. nazar boncukları dikkat edildiklerinde göze benzerler. bundan dolayı. bu kelimenin fâili > nâzır "bakan, gören" demek. osmanlının kurumları modernleşmeye başladıktan sonra bakanlıklara "nezâret", bakanlara da "nâzır" denirdi msl. harbiye nâzırı enver paşa.
    bu kelimenin bir de mef'ûlü var > manzûr diye "görülen, bilinen" demek.
    tanzir diye bir kelimemiz var, "benzetme, benzerini yapma" (semantik olarak göz - ayn - aynı ilişkileri burada da var) "nazire yapmak" buradan geliyor; nazar ederek, bakarak aynısını tatbik etmek anlamında. klasik türk edebiyatı'nda şâirler, çeşitli sebeplerden dolayı başka şairlerin şiirlerine nazire yazarlardı. yani mevcut şiirin veznini, redifini ve kafiyesini alarak bir yenisini yazarlardı. bunun başlıca sebepleri saygı duydukları bir şaire saygı gösterisinde bulunmak, bir şairin şiirini ondan daha iyi yazabileceğini kanıtlamaya çalışmak veya o şairi alaya almak...
    münâzara yine nazar kelimesinden gelmektedir ve işteşlik belirtir. aslen, karşılıklı bakışma, birbirini tartma, ele alma anlamları vardır. münâzır kelimesi de buradan gelir.
    "özlemek, yol gözlemek" anlamlarındaki intizâr da yine nazar kelimesinden gelir. "intizar eden, bekleyen, gözleyen" anlamında muntazır kelimesi ise intizar'ın fâilidir.
    "bakma, izleme, gözleme yeri" anlamında manzara kelimesi nazar kelimesinin ism-i mekân cinsindeki hâlidir.

    bu arada bugün benzer anlamda kullanılan bir kelime olan "seyr" kelimesine değinelim. seyr kelimesi aslında "izlemek" anlamında değildir. esas anlamı "gezmek, hareket etmek"tir. gezikçe görüldüğü için seyretmek "görmek, izlemek" anlamı da kazanmıştır. aslen arapça olan seyr kelimesinin seyyâre diye bir türemişi vardır ki "hareket edip duran" anlamından "gezegen" anlamı kazanmıştır.
    emin değilim fakat arapça içerisinde de seyyâr(e) otomobil olarak kullanılmakta.