şükela:  tümü | bugün
  • farkındalık yaratan güzel bir proje.
    geçim derdi ile o kadar bükülüyoruz ki iyi şeyler yapmak için enerjimiz kalmıyor.
    zaten adalet yok, hukuk yok. seçimle göreve gelen adamın mazbatası elinden alınıyor. cumhuriyet tarihinin en boktan yönetimine denk geldik.
  • ülkece çok zor dönemlerden geçtiğimiz, ağır vergi yükleri altında ezildiğimiz, temel ihtiyaçları karşılama noktasında dahi ceplerimizin zorlandığı zamanları yaşarken, bizler için majör olmayan ama sinsi bir şekilde gider kalemlerinde önemli bir yer tutan içme suyu tutarlarına hiç sesi çıkmayan, çeşmeye ağzını dayayıp camışlar gibi kana kana su içemeyen biz vatandaşlar olarak sessizlerin sesi olmaya geldim.

    büyük şehirler başta olmak üzere ülkenin büyük bir çoğunluğu neredeyse 2-3 günde 1 damacana suya para ödemektedir. nedendir bilinmez kimsenin de çıkıp ''su faturası öderken içine eklenmiş 4165143 kalem vergim nereye gidiyor.'' diye sorgulamıyor, çayımı çeşme suyuyla neden demleyemiyorum diye iç geçirmiyor. bu sorgulamamanın neticesinde 100'ü aşkın yerli ve yabancı su firması ülkede oluşturdukları bu piyasaya istedikleri gibi yön verebiliyor.

    başta orman ve su işleri bakanlığı, dsi, büyükşehir belediyeleri, su ve kanalizasyon idareleri olmak üzere suyun yönetiminden sorumlu çok sayıda kurum ve 40’ı aşkın yasal düzenleme mevcut olmasına rağmen çeşmebaşında bunun geri dönüşlerini görememek insanı çıldırtıyor.

    su kalitesinin korunabilmesi için öncelikle su havzalarının korunması gereklidir; bu maksatla su havzalarındaki yapılaşma önlenmeli ve kaçak yapılar ise kaldırılmalıdır. ileri düzey arıtma sistemleri kurulmalıdır. su varlıklarının korunmasına hizmet edecek etkin bir su tasarrufunun insan hakkını ihlal etmeden gerçekleştirilebilmesi için temel ihtiyaçlara (içme, beslenme ve temizlik) yetecek miktarda su hanelerimize ulaştırılması -eğer sosyal devlet- anlayışıyla yönetiliyorsak en tabii hakkımız olması gerekiyor.

    lütfen sen de bu düşünceye bir el at ve fikrini ifade et. bir olursak gür oluruz.