şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: luis bunuel)
  • (bkz: bunuel)
  • luis bunuel'in kadın ve kukla isimli kitaptan uyarlı son bombası. kukla (mathieu) rolünde bunuel'in as adamlarından fernando rey, kadınımız (conchita!) ise carole bouquet ve angela molina beraber. konu kabaca: ihtiyar mathieu'nün, genç conchitayla sevişme çabaları, sonu gelmez reddedilişi ve conchita'nın onunla bir kukla gibi oynaması, adamın trajik çaresizliği. bilgiç kahya, trendeki cüce psikolog, conchita'nın tıfıl gitarist sevgilisi gibi renkli tiplerle doludur. sürekli bir yerden bir yere taşınan çuval vardı.
  • bu filmde ayni rolu iki aktrisin beraber oynamasi spontane tane uzumler gibi akla gelmis bir surrealist pustluguymus megerse. bunuel zaten olayi hatirlamiyordu bir roportajinda. iki aztek ve fazla cinfikir sinema elestirmeninin cintonik sorularina cevap verirken cok surrealistmis yine don luis. hatirlamiyorum, oyle mi, aa nefis bir fikirmis kim akil etmis, gibi cevaplari var merakli sorulara.
    bunuel'in sanco panco'su jean claude carriere in anlattiklari bunuel'in yaratma sureci icin en guvenilir kaynaktir kanimca. dedigim gibi, bunuel, son yillarinda hem sagir hem de kafasi bulutlu, ve kel ve fodul, ustune kaymak surrealist dede olarak dolastigi icin ben sahsen anlattiklarina pek inanmiyorum, sadece guluyorum. cunku gulunecek seyler anlatiyor filmleri hakkinda, her roportajinda.
    catherine deneuve'un oyunculugunu hic begenmedigini de kendisi soyluyor. fakat kimse inkar edemez tabii o meshur rol icin ideal surat oldugunu bu kadinin. film, yani gunduz guzeli filmi, gercekten de pek iyi bir bunuel filmi olmasa da, belki deneuve yuzunden belki de meshur romaninin ismiyle, bunuel'in en cok is yapmis filmidir. fakat tabii ki bu basliktaki bunuel filmiyle bunuelesk olcutler iki filmin kiclarini yerlestirdikleri terazinin kefelerine kondugunda, arzunun o belirsiz, o silik nesnesi gunduz guzelini yerinden ziplatir.
    carole bouquet ve angela molina (almodovar da sever kendisini, ki sanirim biraz da bunuel'e saygisindan) ayni rolu oynarlerken ister istemez izleyicinin kafasi tek yone calisir. acaba iki farkli aktrisin ayni rol icin gozuktugu sahneler arasinda nasil bir ayna vardir. su sahnede bouquet'nin gozukmesinin altinda ne renk guvercinler yatar da, molina'nin sahneleri daha mi isveli, fettan bir kadina projektor tutar. ben hep oyle saniyordum, en azindan. kisilik bolunmesi, sizofreni, mizofreni, mavitreni aramak yersizmis megerse. bunuel 'in citlattigina gore bouquet'yi yetersiz bulmus filmi cekmeye basladiginda ve molina'yi getirmis sete. ispanyol molina'nin sert hatlarinin yaninda frenk bouquet'nin mayhos gozleri pek guzel pudra gorevi gorunce ikisini de oynatmayi dusunmus.
  • filmin ilk cekimlerinde basroldeki iki kadini da pariste son tango'dan maria schneider oynuyormus. sonradan maria schneider, rolunu anlayamadigini, dolayisiyla rolunu beceremedigini soyleyerek filmin cekimlerinden ayrilmis. iki farkli aktris fikri, oyle ortaya cikmis.
  • pierre louys'un "la femme et le pantin" adli romanindan "serbestce" uyarlanmis, 1977 fransiz-ispanyol ortak yapimi film, orijinal adi cet obscur objet du désir. bi de 103 dakika, renkli diyeyim de tam künye hesabi olsun...
  • bir yerden bir yere taşınan çuval filmin ana temalarından biridir. çuvalın içinden çıkan beyaz örtüler ve kanlı örtüye yapılan işlemeler de bakire olduğu iddia edilen conchitamızın lekeli masumiyetini simgeler. filmde carole bouquet, conchita'nın sinsi yanını gözler önüne sererken, çocuksu ve gerçekten bakire olduğunu düşündüren kadını angelina molina canlandırır.
    sevgili bunuel, arzu edişin arzusunu, yine gerçeküstülüğün sevgili doğallığıyla anlatmış. iyi de yapmış.
  • kadınlardan daha fazla korkmamızı sağlamış film.
    (bkz: vermedi de üstelik)
  • tematik bir luis bunuel filmi. arzunun gerçekten o belirsiz nesnesinin, ne kadar da belirsiz olduğunu gözümüze gözümüze sokuyor. bir yerden sonra hatun şizofrenisinden ve esas adamımızın karşısındaki oyunlardan gına geldiyse de başarılı buldum filmi. terörist saldırıların, hatunun(ya da hatunların) davranışındaki tutarsızlığı anlaşılmaz ve daimi kılmak için metaforize edildiğini düşünmek film hakkında bayağı fikirler edinmeme sebep oldu. yüzeysel noktalara çarptım, ilişkinin o çok bilindik taktik savaşını görselliğe iyi taşımış olan bunuel'i zaman zaman takdir ettim, oyunculukların çok sık aksaması gözüme batıp durdu. netice itibarıyla: izlenmesi gerekir ve fakat daha iyi çekiledebilir bir film. mekanlar hoş, renkler güzel, ama tutarsızlıklar var, ama arada bir yüzeysel...