*

şükela:  tümü | bugün soru sor
  • türkiye tarihindeki ilk anarko-feminist metin.

    - zevcelik ve validelik tabiatin emri ve mukaddes vazife değildir.
    - mecburiyet-i askeriye kaldırılmalı, evlatlar vatana hibe edilmemelidir.
    - ahlaki ve milli iman kadının hürriyetine değil, içtimai muvazene için vasıta haline getirilmesine muavenet eder.
    - irki milliyetçilik vatanperverlik değildir.
    - tek fırkalı nizamda siyasi haklar meclise girme ve rey verme hakkıyla elde edilemez.
    - maarif, vatan ve milletten ziyade, şahsi hürriyet ve iradeye katkıda bulunmalıdır.

    nezihe muhiddin önderliğinde 1923 yılında kadınlar halk fırkası adı altında açılmak istenen partiye, kadınların seçilme hakkı olmaması gerekçesiyle izin verilmeyince, türk kadın birliği adı altında örgütlenmiştir ve 16 temmuz 1925- 1 ağustos 1927 tarihleri arasında, türk kadın yolu dergisini yayınlamıştır.

    yukarıdaki risale, derginin 6 ağustos 1925 tarihli dördüncü sayısının arasında bulunmuştur. kendine çete-i nisvan adını veren bir grup kadın tarafından, derginin devletçi, milliyetçi, militarist ve ahlakçı duruşunu eleştirilmek üzere, satılmadan önce derginin arasına konduğu tahmin edilmektedir. bu belgeye kütüphanelerdeki kopyalarda rastlanmadıysa da, bir efemere müzayedesinde alınan iki kopyanın arasında bulunması, bu tahmini destelemektedir. bu belge, osmanlı kadın tarihi yazımında çığır açıcı niteliktedir. umarız çete-i nisvan’a dair daha fazla belgeye ulaşmak ve bu anarko-feminist haraketi su yüzüne çıkartmak mümkün olur.

    kaynakça

    zihnioğlu, yaprak. kadınsız inkilap, kadınlar halk fırkası, kadın birliği. metis yayınları, istanbul, 2003.
    çakır, serpil. osmanlı kadın hareketi. metis yayınları, istanbul, 2010.
    yeni harflerle kadın yolu/ türk kadın yolu (1925 – 1927), kadın eserleri kütüphanesi ve bilgi merkezi vakfı 20. yıl özel yayını, istanbul, 2009.
  • oha dedirten, zamanının fevkalade fevkinde beyanname. ulan o sırada batı avrupa ve kuzey amerika'da bile doğru dürüst kadın hakkı, çok partili demokrasi yok, bu elemanlar zorunlu askerlik kaldırılsın dahil 100 yıl sonrasının politik bilincine ulaşmış ve bunu, türkiye de dahil tüm dünyanın faşizme gömülmesinin arefesinde ilan etme cüreti göstermişler.
  • 1990'da filan yazilmistir. sonra biri derginin 1925 filanca ay sayisini okurken araya koymustur. oyle olmalidir. toplum buna hazir degil.

    (ara: ada* einste* bey*)
  • feyk olduğuna dair duyumlar aldığım beyanname, yok mudur olayın uzmanı ki gelsin de hüküm versin?
  • feyktir.
    orijinal metin diye sunulan şu görselde ilk maddenin sonunda "görev" kelimesi yazılmaya çalışılmış. hatta maddenin tamamı "zevcelik ve validelik vazifesi tabiatın emri ve mukaddes görev değildir" şeklinde.
    1925 tarihinde yazılmış bir metinde görev kelimesinin geçmesi anakronizmi feyk olduğunun delilidir. metni transkribe eden her kimse bu durumun kıllandırıcı olduğunun farkında olsa gerek ki her yerde bu madde "zevcelik ve validelik tabiatin emri ve mukaddes vazife değildir." şeklinde geçiyor.
    ayrıca beyannamenin en sonundaki "katkıda bulunmak" tabirinin de 1920'lerde kullanıldığını zannetmiyorum.
  • incelediğim kadarıyla, içerisinde bol miktarda yazım hatası bulundurmakta olan belgedir. ayrıca baskı biçimi yukarıda da belirtildiği gibi pek anlaşılır değil. baskısı, 19. yüzyıl başındaki taş baskılara benzemektedir ama bu uygulama da 1925 yılı için pek mantıklı gelmiyor.

    sahte olduğunu düşündüren çok detay var. zannederim ki gazla çalışan milletimizin kahraman yaratma çabalarından biri bu belge de. yeni şafak tarihçiliğinin sol versiyonu gibi duruyor.