şükela:  tümü | bugün
  • insan görünümlü bir sığır tarafından târif edilmez bir pişkinlikle kameraya karşı söylenmiş söz. muhabir de afallıyor hâliyle... böyle zilyon tâne yaratık var bu ülkede...
  • başı örtülüyse bozulmamış, bacısı.
    mini etekliyse bozulmuş, verir.

    ülkeyi 40 saniyelik videoyla özetle deseler bundan iyi bir çalışma yapılamazdı herhalde. öncelikle tıp fakültelerinin psikiyatri bölümünde, sonra sosyoloji bölümlerinde ve en sonunda hukuk fakültelerinde ders niyetine okutulması gereken bir video.

    bu tek hücrelinin bu hale gelmesinde emeği geçen ailesi ise ailesinin, dövlet ise dövletin veya hepsinin kombo biçimde allah belasını versin.

    3. kez dinleme sonucu gelen edit : olm tacizci adam "insanlar çok bozulmuş ya :/" diyo. lan bu ne biçim ülke lan ?
  • 20. saniyeye kadar "ironi yapıyor" ve "tacizden kastı başka bir şey, tanımadığı insanların işine karışmak falandır" arasında bir ümit deryasında kulaç attıran bir barzonun sözü.

    herif başını kapatmayanın (söylemenin eşiğinden döndü) yahut kendi anası bacısı gibi giyinmeyen insanın, onun tatminini sağlamaktan sorumlu olduğunu düşünüyor lan besbelli. bunun bir tık üstü, icraata geçiyor, "kılığı kıyafeti böyle, o zaman niye sikmiyorum?" deyip tecavüze yelteniyor, "ee bu böyle giyiniyo da ben ırzına geçerken niye direnmeye çalışıyo?" diye şaşırıyor ve tahminimce "naz yapıyo zilli! o da zevk alacak birazdan!" diyerek olması gerektiğini düşündüğü şeyi yapıyor.

    bu gibi insan artıkları ne yazık ki bir taneden ibaret değil. bu açık sözlü (sağ olsun), hali de potansiyelini belli ediyor zaten. kim bilir bu soysuz köpeklerden kaç milyonu geziyor sokaklarda. bunların dağ başında teyzesinin kızının, yeğeninin, kendi kardeşinin ırzına geçip sonra namus ayağına ölümüne sebep olduklarını okuyoruz sürekli. sadece dağ başlarında da değiller (küçük yerlerde, belli köylerde, kasabalarda vs. olsalar ne mal oldukları çevrelerince bilinir). eskişehir'de, "öğrenci kenti" diye isim yapmış bir şehirde olduğunu görüyoruz bu hayvanat bahçesi kaçkınının. istanbul'da, ankara'da, izmir'de az mıdır bu kökü kuruyasıcalar?

    ----> şunu peşin peşin söyleyeyim, bu şerefsizlerin alayını, anaları babaları çocukları falan hep birlikte toplayıp, gaz odalarına kapatsan, sabun yapsan, o sabunla yurdumun kendi halindeki abazaları mastürbasyon yapsa ben bundan zerre kadar rahatsızlık duymam, içim huzursuz olmaz. bilakis, ortalığa yayılmış çer çöp, pizza kutuları, soda şişleri çöp poşetine doldurulup kapıcıya verilmiş gibi bir rahatlık, bir arınma, bir temizlik hissi duyarım.

    eşin dostun, hısım akrabanın, sevdiceğin, yakındaki hatunların, bu gibi mahlukatın çok olabileceği çok kalabalık alanlardan (istiklal caddesi gibi), tenha, dar, ıssız kenar mahalle sokakları gibi yerlerden geçmemeleri, hele hele kılık kıyafetiyle bunların dikkatini çekmemeye dikkat etmelerini isteyince yerden yere vuruluyoruz erkekler olarak.

    yahu tabii ki bu it soylarının sana bırak bir laf etmeyi, kafasını çevirip bakma hakkı bile yok ama ama ama ama ama ama ama yapıyorlar! bunu senin benim kadar, uyardığın insan da biliyorken neden önemsemezler aklım almıyor! tabii ki kastım "öyle orda burda gezersen tacize uğradınmı sesini çıkarma o zaman. hak ettin demektir" demek değil. elin, beyni iki lobdan değil iki testisten müteşekkil paçavra bezinin haddini fersah fersah aşması seni kendini kısıtlamak zorunda bırakamaz, bırakmamalı. ancak ortada bir realite var! herif kendi ağzıyla söylüyor, "böyle böyle görürsem öff be falan derim" diyor. bunlardan kendini korumak zorunda kalmamalıydın ama koruman gerektiği gibi bir gerçeklik, nal gibi gözümüzün önünde.

    işin daha da sinir bozan tarafı, böyle bir yürüyen tezeğin lafını işiten insanın duymazdan gelmek zorunda kalması. kolay kolay bir şey yapmaya cesareti yok kızlarımızın. mevzu polis ekibinin gözü önünde cereyan etse ve kız polise bir şey söylese, alacağı cevap; "155'i arayın, biz kendimiz müdahale edemiyoruz" olacak! bilip de konuşuyoruz ahali!!

    ceza arttırımı olmuş ha? dostlar arda namusta görsün! istersen "müebbet hapis" diye yaz kanuna, kağıda küreğe, ne fayda?!

    yukardaki örnekten devam edeyim; diyelim polis ilgilendi, karakola gidildi. şikayetçi oldunuz. ifadeleriniz alındı, eleman savcılığa sevk edildi. bir de savcı aldı ifadesini. elbette ki inkar edecek yavşak. şimdi savcı olun siz, elinizde bir kağıt, "bu adam bana laf attı" diyor, karşınızda bir adam, "yok ben bişey demedim!" diyor. eldeki veriler bundan ibaretse, savcının (n.ş.a.) yapabileceği tek bir şey var; katibe, "...yeterli delil olmadığından, kovuşturmaya yer olmadığına..." diye biten bir kağıt yazdırmak.

    sapığınız size fiziksel olarak temasta bulunmadığı ve bunu ispat edecek kamera kaydı veya bir tanık vs. bulamadığınız durumda, o şerefsiz bunu rahatlıkla inkar eder ve bunun hakkından gelmeyi sağlayacak herhangi bir fırsat da olmaz.

    [kiiiiiiiiiiii bu parantez önemli, birinden bir sebepten şikayetçi olmanız durumunda, iş savcılığa aksederse, sizin adınız sanınız, açık adresiniz, şikayetçi olduğunuz tarafın eline verilecek karar yazısında yazılı olacak!]

    şimdi, bir laf var affınıza mahsuben, eşek ölecek de tersi dönecek de şeyi güneş görecek!

    cezası varmış da bir de arttırım getirmiş devlet-i alimiz öyle mi?! delillendiremediğin bir suça nasıl ceza vereceksin? ceza 2 değil 2000 sene olsa ne olacak? yazdığım acı bişey, farkındayım. ite köpeğe, "bulaşın oğlum kimse kanıtlayamaz, başınız ağrımaz" mesajı verir gibi olduğumun da idrakindeyim amma durumun ne olduğunu da dile getirmek zarureti hissediyorum.

    bir çözüm önerim ne yazık ki yok. aklım durumu tahlile zor yetiyor, çözüm geliştiremiyorum. vaktinde şöyle bir şey yazmıştım. özgecan'ın başına gelenlerden sonra kendi yazdığımı okuyup utandım. benim getireceğim çözüm bundan ibaret;
    (bkz: çantada biber gazı taşımak/#33321207)

    bu gibi durumda tek ümidimiz, şikayetle varılan polisin bu lağım farelerine "çok temiz" bir dayak çekmesi olabiliyor ne yazık ki. 2 hırsızı allah yarattı demeden 30 polisin dövdüğüne canlı şahitlik ettim. suç işleyenin, ceza çekmeyeceğini bildiğimiz durumlarda bunlarla avunmak mümkün amma onun da bir sınırı yok ne yazık ki. onun sonu da ali ismail korkmaz!

    realist fikirler üretemiyorum bu kısır döngülerde. aileden, bebeklikten, çocukluktan ve eğitimden geçiyor aklıma gelen tüm çözüm önerileri. onlar da bir boka yaramıyor işte. bunların topunu allah helak etsin, benim tarafımdan iş allah'a kalmış. ötesini bilemiyorum. üzerime ne düştüğünü kestiremiyorum. böyle yan sanayi bir insan benim yanımda, yöremde, yakınımda, etki alanımda bulunamaz ki konuşmakla, anlatmakla, "senin anana bacına yapsalar"la aklını başına getirmeye çalışayım.

    asabımı en çok bozan noktalardan biri de şu; kısmet olursa, efendi efendi, tertemiz, berrak, insan evladı çocuklar yetiştircem bu coğrafyada, kendi çocuklarımı. ancak steril karakterlere sahip olan çocuklarım da bu osuruk böceklerinin, kat kat hızla artan pespaye soylarından rahatsızlık duyarak geçirecekler ömürlerini. bu pislikler hem sayıca çok fazlalar hem de artış hızları senden benden kat kat fazla. kuduz köpekler gibi, hatta daha da kötü şekilde, acılar içinde feryat figan ede ede itlaf edilmelerini istiyorum, ancak hayallerde yaşıyor benim gibi ibneler. eyyorlamam bu kadar!
  • yüzde 60 ihtimalle malum terör partisine oy verecek, yüzde 40 ihtimalle oy kullanmayı beceremeyip geçersiz oy kullanacak birinin sarf ettiği sözdür. işte bizim cihangir solcularımız bunlar oluyor. ne kadar entel dantel bir arkadaş değil mi? sazı nerede hani bunun çaldığını söylesin bize. tam bir demokratik haklar savunucusu hümanist sevgi pıtırcığı. sinyalciler üstadı hanutçular kralı. karizmanın diğer adı.
  • "anladığım kadarıyla eskişehir'de gerçekleşmiş röportajdan bir beyandır. bu arkadaş için söylemiyorum* ama bir makalede* bu tip düşüncelere sahip insanların da bu şekilde tanışan -hatta tecavüz maduru- ana babalardan genetik bir miras sonucu bu meyillere sahip olduğunu okumuştum." demek isteği uyandıran insan bozması bir insanın sözleridir.
  • söz konusu videodaki şahsın kürt olduğuna hiç kimsenin değinmediği bir röportaj.
  • zamanında bu mutantlar için gaz odası dedik, vb. dedik hep çakma insancılardan tepki gördük. yarın bir gün bırak ananı, karını, kızını seni bile domaltır siker bu ensest piç.

    çözüm mü? merak etmeyin 80 e 4 buna da çözüm buldu. (bkz: idam yerine çalışma kampları açılması)
  • bekleyin, selocular az sonra bu herifi de haklı göstermeye başlar. aman çok yüklenmeyin, ırkçı, faşik filan ilan edilebilirsiniz her an.
  • belli ki defalarca etmiş. belli ki onlarca travmaya sebep olmuş. muhtemelen de daha yolunun başında. hayatlar karartıp, bedel ödemeyeceğini öğrenmiş çünkü. yaptırım yok. tutuşmuş fitilin patlamasını bekleyeceğiz. yakınlarımıza, sevdiklerimize denk gelmemesini umacağız. şaka gibi lan.

    hakikaten; kanun adalet demek değilmiş.
  • sanayide çalışan tornacım. çocuk 25 yaşında. erzurumun köyünden gelmiş dadaş.

    tahmin edeceğıiniz gibi akp seçmeni. akp'ye oy vermese vereceği parti türk-islamcı çizgide olacak.

    1) istanbul'da insanlar çocuğun geldiği köydeki gibi yaşamıyor.

    2) çocuk ağır saniyede çalışıyor. işyerinde merve ile tanışma ihtimali yok.

    3) çocuğun yaşadığı mahallede, kadınlar, balkona çıkmak için bile, balkona perde geriyorlar. perdenin arkasında oturuyorlar. insanların kadınlı erkekli gittikleri çay bahçelerini, parklar gibi sosyalleşme alanları da yok. yani aslında kendi mahallesinden bir kızla da tanışma ihtimali yok.

    4) çeşme başıymış, köy düğünüymüş böyle imkanları da yok.

    5) bağlama kursuna gidip orada bir hacer ile tanışma ihtimali de yok. ne böyle bir birikimi, ne de böyle bir kültürel ihtiyacı var.

    6) zaten tüm bunlara vakti de yok. günde 12 saat çalışıyor.

    7) kadın çocuk at eşek damacana diye sayıyorsunuz, yahu matkabın ucu metal saca girip çıkarken bile adamın içi bir hoş oluyor.

    7) ve evet bu adamın bir kadın ile kuracağı tek sosyal ilişki, kartal sahiline gidip, önünde yürüyen kıza "senin amını bızırını yalarım" demekten ibaret.

    8) annesi köyden bir kız bulup evlendirecek. bir iki yıl karısı ile oynayacak. ama şu yaşına kadar yaşadığı yoksunluğun içinde yarattığı boşluğu asla kapatamayacak. bir iki sene sonra yine sahalara dönecek: senin amını bızırını yalarım.

    bir yandan köyden kente göçün yarattığı savrulma, diğer taraftan insanların üzerinden silindir gibi geçen vahşi kapitalizm. tüm bunlar cereyan ederken; bir de çıkıp ingiltere'den örnek vermiyorlar mı kan beynime sıçrıyor.

    o ingiltere ki bundan 150 yıl önce kırsaldan kentlere göçün ve vahşi kapitalizmin açtığı yaraları taassup ile çözmeye çalıştı.

    taassup daha fazla taassup!

    elde ettikleri karındeşen jack!

    özgecan'ı unutma!