şükela:  tümü | bugün soru sor
  • controlled flight into terrain
    uçak kazalarının çoğunun nedeni. uçağın kontrolüne engel herhangi bir mekanik arıza yokken, seyrüsefer sistemi, atc, veyahut pilot hatasından dolayı uçağın yere, dağa, taşa, ota, boka çarpması.
  • en deneyimli pilotların bile başına gelebilen, illet bir olay. msaw* bunun önüne geçilmesi için getirilen bir sistemdir, 1990'ların başında yaygınlaşmaya başlamıştır.

    sorun, pilotların bulundukları yüksekliğin* farkında olmamaları; zemine ya da bir dağa aslında sandıklarından çok daha yakın olmaları ve buna uygun önlem alamadan uçağın bir engele çarparak kaza geçirmesidir. geçmişteki birçok uçak ve yolcu cfit'e kurban gitmiştir.
  • engellenmesi için ilk yıllarında gpws şimdilerde ise egpws kullanılmakta olan kaza çeşididir.
    adı üzerinde mükemmel bir şekilde kontrol edilebilen,uçmak için gereken her şeye sahip olan, tek düşme nedeni yerle yada bir engelle temas etmesi olan kazalar olduğundan havacılığın ilk yıllarında daha yüksek bir orana sahipken teknoloji sayesinde yenilmeye çalışılmıştır.

    bu amaca en yaklaşılmış haliyle egpws in 7 adet modu olup bunlar yine de en nihayetinde uyarıdır,uçağın bir engele çarpmasını otomatik engellemek üzere tasarlanmamıştır,son kontrol yine pilottadır.

    türkiyeden birkaç cfit kaza örneği vermek gerekirse:

    (bkz: 26 mayıs 2003 trabzon uçak kazası)
    (bkz: 30 kasım 2007 ısparta uçak kazası)
    (bkz: 10 mart 2017 beylikdüzü helikopter kazası)
  • ülkemizin durumunu bir havacılık terimiyle açıkla deseler controlled flight into terrain derim. her türlü mekanizma çalışıyor veya siz çalışıyor sanıyorsunuz. uçak kontrolünüz altında sanıyorsunuz ama birden "orada olmaması gereken" veya sizin elinizdeki enstrümanlar ve onların verdiği bilgiyle orada olmaması gerektiğini düşündüğünüz kara parçasıyla temas etmenizle elinizdeki tüm verilerin o kadar da doğru olmadığını anlamanız saniye farkla gerçekleşiyor. tabii artık çok geç, bedeller ağır biçimde ödeniyor.