şükela:  tümü | bugün
  • bi arkadaşın, türkçesi olarak güreşim kelimesini önerdiği kelimedir.

    - "jetler zorlu bir galibiyetten sonra yeni bir güreşimle karşı karşıya"
    - "new guard şefi: askeri güçlere yardım etmek bir güreşim olacak"
    - "iki haftada bir yapılan dijital fotoğraf güreşimlerini görün, bunlara oy verin ya da yarışmacı olarak katılın"

    çok daha şukela oldu bence. tdk'ya mail atıyorum şuan.
  • ntvspor'un pek yaratıcı ekibi tarafından türkçe'ye "çalenç" olarak çevrilmiştir veya dönüştürülmüştür diyelim. aferin size.

    "basketbolda, avrupa çalenç kupası'nda son 16 takım arasında.."

    http://www.ntvspor.net/…akanin-rakipleri-belli-oldu
  • https://www.youtube.com/watch?v=5drkxjcrm64

    çok güzel bir cellar darling eseri.

    sözleri:

    the time is nigh
    ı follow
    all the echoes reciting to me

    ı'll read the sky
    and follow
    the footsteps my enemies left for me

    this is the sound, this is the sound, this is the sound hear me shout it out loud

    challenge me to the death
    with my feet stuck to the ground
    how can we cherish our inner demons
    without shouting it, letting it, fighting it out

    challenge me 'til the early dawn
    with my hands tied at the back
    ı know ı'll bring you down
    to your knees at last
    crying mercy, mercy, have mercy on me

    ı can't deny you're hollow
    and ı can't wait to bring you down
    delights my eyes
    your sorrow
    and feeds my old ever so vengeful heart

    this is the sound, this is the sound, this is the sound of you hitting the ground
    this is the sound, shout it out loud, shout it, shout it, shout it out loud
  • "geçemeç"i görüyorum ve "zorlaç"a arttırıyorum. challenging de zaten zorlayıcı ile karşılanabiliyor.
  • youtuber kardeşlerimiz tarafından zorla türkçemize dahil edilen kelime!

    tamam; anlıyorum. türkçede tam bir karşılığı yok ama yerine göre "zorlama" ya da "meydan okuma" gibi anlamları varken nedir bu amerikan emperyalizmi? çok mu zor "biz onunla çekişiyoruz." demek.

    (bkz: oktay sinanoğlu)
    (bkz: bye bye türkçe)
  • seneler önce hazırlıktayken hatırlıyorum da bu kelimeyi öğrenince kocaa bir sınıf ömrümüz boyunca çok büyük eksikliğini duyduğumuz bir kelimeyi öğrenmiş gibi olmuştuk. türkçe konuşurken her türlü formunu kullanırdık. ingilizce'nin joker kelimelerinden bence. baya hayat kurtarıyor.
  • kökenini ortaçağdan alan sözcüktür.

    anlamı "meydan okuma" olsa da, "güçlük, karşı çıkma ve itiraz", hatta tıpta "challenge testi" gibi birçok anlamda da kullanılan challenge sözcüğünün kökeni latince "iftira atmak" anlamına gelen "calumniari" fiilinden türeyen ve "numara, aldatmaca" anlamını taşıyan "calumnia" sözcüğüne dayanıyor.

    sözcük "meydan okuma" anlamını ise ortaçağ avrupa'sında kazanmış: filmlerde gördüğümüz, çevresinde hendek kazılıp içine timsahlar atılmış, önünde zincirle indirilip kaldırılan bir köprüsü bulunan kalelerin kapısında nöbetçiler bekler ve yaklaşan kişilerin dost mu, düşman mı olduğunu anlamak için uzaktan "qui vive" ("kim yaşasın?") diye seslenirlermiş. yabancı doğru kişinin ismini söylerse (password/parola buradan çıkmış işte) geçmesine izin verilirmiş. işte nöbetçinin yolcuya sorduğu bu soruya da "challenge" denirmiş.