şükela:  tümü | bugün
  • mac demarco'dan geliyor, pavyon synth'i ile baslayan sarki hemencecik "aman da aman, amerikan ilhan irem bu" diye uyandiriyor meseleye. salad daysden.. cok cok guzel, cok yalniz bir uzay ninnisi.

    spend some time away
    getting ready for the day
    you’re born again
    spend some time alone
    understand that soon you’ll run
    with better men

    alone again
    alone again
    alone again
    alone again
    alone

    no use looking out
    ıt’s within that brings that
    lonely feeling
    understand that when you leave here
    you’ll be clear
    of all the better men

    alone again
    alone again
    alone again
    alone again
    alone

    alone again
    alone again
    alone again
    alone
  • güzel bir pazar şarkısı. şarkı tarz olarak connan mockasin'i andırıyor. salad days albümü andırmıyor ama.
  • j dillamsı bi bass sample'ının iskeletini oluşturduğu muhteşem şarkı. lost in translation 11 yıl sonra çekilseydi eğer, soundtrack'inde kendisine kesinlikle yer bulması gereken bir şarkı olurdu.
  • albüm ilk çıktığında iki hafta boyunca sadece kendisini dinlediğim şarkı. ne yazık ki çok fazla dinlemekten ötürü şarkıyı eskitip, tiksindim. bir de "valla bir yerden esinlendim ama söylemem." demişti. lan bu ayarda synth'ler portishead'in machine gun'ının ortasında var, bir de o bu şekilde tatmin ediyor beni. nerede arkadaşım şu araya giren bıdıbıdı moog'lu ve rpm ayarı kaçmış gevşeklikte gidip gelen şarkılar. söyleyin lan!
    https://www.youtube.com/watch?v=ny8is0ssnxq
  • masonlukta, locaya kabul edilmeden önce her bir aday tefekkür odası denilen karanlık ve loş bir odaya alınır ve inziva olarak nitelendirebileceğimiz bir ön ritüel gerçekleştirir. mac demarco evinde stüdyosu olan ve masonik ögelerden hoşlanan bir müzisyen. ev stüdyosunda yalnız başına yaptıklarını tefekkür odasında yapılanlarla benzeştiriyor ve stüdyoya girdiğinde adeta bir münzevi olduğunu söylüyor. işte bu leziz şarkının hikayesi bunun üzerine kurulu. belki gökhan türkmen de çatı katı derken kendi stüdyosundan bahsediyordur, bilemiyorum.
  • nedense müzik bana careless whisper'ı feci anımsattı. loop'a aldım dinliyorum. yalnız mac demarco'nun chamber of reflection'u yaparken linkteki şarkıdan oldukça etkilendiğini söylemek yanlış olmaz sanıyorum.

    http://www.youtube.com/watch?v=q8os_b6iake

    çok da umrumda değil şu anda açıkçası. ikisi de bu gecenin soundtrack'i oldu.
  • loop'a alınıp 7/24 dinlenilesi bir mac demarco şarkısı.
  • muhteşem nostaljik bir introsu olan şarkı. girişi dinlerken disko topları ve kabarık kıyafetli sarışın kızlar görüyorum. ama sadece eğlenceli değil hüzünlü.
  • mac demarco'nun şu ikisini harmanlayıp, üstüne biraz da kendinin koyup en iyiye ulaştığı şarkıdır.

    shigeo sekito - the word ii 1975

    black moth super rainbow - gold splatter 2009