şükela:  tümü | bugün
  • 1. "kadınlara yalan söylemekten çekinmeyin. yeter ki kendileri için söylendiğini bilsinler."
    2. "harikulade düşünceler ve harikulade kadınlar kalıcı değildirler."
    3. "gerçek kadınlar ruhunuzu ele geçirmek isterler, o yüzden ben orospuları tercih ettim."
    4. "basit erkek, bütün bayanlara güzelsin demeyi tercih eder. basit kadın buna inanır, zor kadın güler ve geçer."
    5. "erkek tahmin etmek ve başarısız olmak için yaratılmış, kadın geri kalan her şey için."
    6. "her ay kanayıp da ölmeyen canlıya güvenilmez."
    7. "her kadın farklıdır. aslında en iyi ve en kötünün karışımıdırlar. hem sihir hem de dehşet. ne olursa olsun varolduklarına memnunum."
    8. "erkekler bir futbol maçı izler, bira içer, ya da bovling oynarken, kadınlar bizi düşünüyorlar, bizi kabul edip etmeme, atıp atmama, öldürüp öldürmeme, ya da sadece terkedip etmeme konusunda enine boyuna düşünüp karar veriyorlardır."
    9."hıçkırarak ağlayan bir kadının gözyaşları, ağlatan adamın başına geleceklerinin altına atılacak imzadır."
    10. "iyi bir kadının karşınıza çıkmasını beklemeyin çünkü iyi kadın diye bir şey yoktur."
    11. "kadınlar sizi sevebilir. fakat bir süre sonra bir şey olur onlara, sizi ölürken izlemek isterler, arabayla sizi ezip suratınıza tükürmek isterler."
    12. "bir kadın size sırtını döndüyse, o kadını unutun."
  • yazar kişinin* tıbbi bilgilerden yoksun olduğunu gösteren tespitlerdir.

    " her ay kanayıp da ölmeyen canlıya güvenilmez. "

    kadınların regl esnasında kaybedebileceği kan miktarı, bir çay bardağını(80 ml) geçmez. regldeki esas mesele, hamilelik için hazırlanan dokuların atılmasıdır. yani kadınlar, anormal bir sağlık problemleri olmadığı sürece oluk oluk kanamazlar.

    edit: aynı zat, birbirine 180 derece ters 2 cümleye de imza atmış;

    "gerçek kadınlar ruhunuzu ele geçirmek isterler, o yüzden ben orospuları tercih ettim."

    "bazı kadınlar, erkekler kadar aşağılık değildi. bazıları ise para için ruhunu bile satabilirdi. ruhunu satan bir kadın, bir fahişe kadar saygın olamazdı. onlardan hep kaçtım."
  • “kızlar uzaktan iyi görünüyor, güneş elbiselerinde ve saçlarında parlıyordu. ama yakınlaşıp ağızlarından akan beyinlerini dinleyince silahlanıp yeraltına gizlenmek istiyordum.”

    altına imzamı atarım. çoğu kadın böyle hissettiriyor.
  • (bkz: politik dogruculuk) a karsi tespitlerdir
  • kadınlar; her zamanki gibi para sahibi yavşak, dış görünüşü cafcaflı, yalancı, kendilerine değer vermeyen sümüklü böcekleri tercih ediyorlardı; onlara göre popüler kültürün kendilerine sunduğu; ekranlara yansıyan yavşaklar güzeldi sadece; zaten düzgün bir adamla birliktelik isteyen kaç kadın vardı ki? colorado'da üç yıllık yemek ve içki ikmali yapılmış bir mağaraydı istediğim, kumla silecektim kıçımı, bunca yavşak kadın ve erkek arasında, bu sıkıcı yaşamın içinde boğulmak isterdim.

    charles bukowski-ekmek arası
  • nasıl 'hem seksist hem de efsane' olduğunu merak ettiğim başlıktır.
  • çorbada bizim de bir tuzumuz olsun tadında mevzu.

    buyrun;

    ' beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. iyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. ilgimi çekerler. küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam. '

    south of no north, sf 82
2 entry daha