şükela:  tümü | bugün
  • 1873-1914 tarihleri arasında fransa'da yasamıs sair.sosyalimzi hayat felsefesi olarak yasayan peguy cok meshur birde konusmacıydı.yazım hayatına gazetelerde yazarlık yaparak basladı fakat sosyalizm ideali ve bu sebepte yazdıgı yazılar sebebiyle pek bir iste tutunamadı.birinci dünya savasında 41 yasında öldü.*
  • peguy'un birinci dünya savasında ölmesi şairlik itibarını buyuk ölçüde arttırmıştır.sağlığında birçok ideolojiye sahip olmuştur.kimi zaman sosyalist kimi zaman kilise karşıtı,koyu katolik,milliyetçi olmuştur.katoliklikten-protestanlığa geçmiştir.ilk şiirlerinde bu durumdan sıkça bahsetmiş ve bu dönüşümü kendi haçlı seferi olarak adlandırmıştır.daima medeniyetten kaçmış olan peguy doğanın insan için şağladığı nimetlerden bahsetmiştir.
  • "péguy'un yapıtı çevresinde bir sessizlik kurulu oluşturulmalı." diyor althusser. ilhan berk'in mallarme için dedidiği : "mallarme'ın şiirindeki boşluklar, söylenmiş boşluklardır" geldi aklıma... ama yine de "proust'un yokluğunda donuk ve verimsiz bir topraktayız"
  • charles peguy aslında çok mühim bir örnektir 'vatan nasıl sevilir?' hususunda.
    zira muharrir, vatanını her şeyin üstünde tutarken, fakat vatanını oluşturan kişilerin özgürlüğünü ve mutluluğunu isteyen, ayrıca evrensel manada barışın peşinde koşan bir yapıya sahiptir.
    nerede okuduğumu anımsamıyorum, c. peguy 'u tüm fransızlar severmiş, öylesi örnek bir vatandaşmış kendisi.
    kendini bir zaman sonra dine vermesi, onu sosyalizmden ya da insani düzen hayallerinden alıkoymadı. kiliseye gitmedi, çocuklarının vaftiz edilmesine izin verdi. tanrıyla kul arasında gerçek duanın, ermişlerde olduğu gibi, doğrudan doğruya mistik bir tarzda, aracısız yapılmasını istiyordu.ona göre; insanları din sahasından da kurtarmak, maddi refaha ulaştırmaya çalışırken manevi huzura da kavuşturmak lazımdı.
    yine c. peguy 'a göre tanrı, anlatıldığı kadar sert olamazdı, kötülerin cehennemde yanması hadisesine kısmen katılmıyordu bu yüzden. tanrı ümit kaynağıdır, insanların ümidini kesmek günahtır, o halde tanrı insanların ümidini kesmezdi.

    son bir şey söyleyerek entiriyi noktalamak istiyorum; bu adam harbin çıktığını öğrenince cepheye koşmuş, 5 eylül 1914 'de haline durumuna yaşına bakmadan marne meydan muharebesinde daha ilk dakikalarda süperden fırlayarak erlerine hücum emri verdiği anda ölmüş. bu yüzden fransızlar, kendisine çok saygı gösterirlermiş.

    hatta kendisi için şu satırlar yazılmış;

    heureux ceux qui sont morts pur la terre charnelle
    mais pourvu que fut dans une juste guerre.

    ne mutlu vatanı için can verenlere
    yeter ki haklı bir savaş uğrunda olsun.
  • "zorbalık daima özgürlükten daha iyi organize edilmiştir." demiştir.
  • kelime, her muharrire göre başka bir şeydir. biri onu ciğerinden söküp çıkarırken bir başkası pardesüsünün cebinden çıkarıverir.