şükela:  tümü | bugün
  • paranın değerini materyalde değil para kullanımını regüle eden yönetmeliklerde ve devlet otoritesinde temellendiren görüştür. "charta" latincede kağıt ve papirüs anlamına gelir. bu açıdan bakıldığında "chartalism" adı, paranın içsel bir değeri olmayıp kıymetini yasalardan aldığı fikri ile uyuşur.

    knapp, chartalist para mefhumunu bir tiyatronun vestiyer odasına ceketler bırakılırken alınan, üzerinde bir sayı yazan küçük teneke parçalarına veya posta ücreti ödendiğinde mektuba yapıştıran pullara benzetir. pulun ve tenekenin doğal bir değeri yoktur, onları değerli kılan materyalden bağımsız antlaşmalardır.

    bu bağlamda, bir değişim metası olarak paranın ilkel takas yöntemlerinden evrildiğini söylemek pek anlamlı olmaz. tahıla karşı kolye verildiğinde ne kolye ne de tahıl para birimi olarak kabul edilemez, burada özel bir alışveriş vardır. ancak bir hiyerarşi sisteminde, üst sınıflar tahılı bir ödeme standardı olarak belirlediğinde burada bir değişim metası olarak paradan söz edilebilir. yani parayı para olarak tanımlamak için, paranın metal veya kağıt olması zaruri değildir.

    knapp ortaya attığı teorinin zıttını da yine kendisi yazar:
    metallism. (bkz: metallism/@highpriestess)

    metallismde chartalismin aksine paranın içsel değeri vardır. yani paranın değeri materyalden gelir. tarihte ikisi de bir arada görülür.

    mesela, antik mezopotamya medeniyetlerinde görülmüş pratikler iki bakış açısından da değerlendirilebilir. öyle ki, bir ödeme aracı olarak kullanılan tahıl da bir nevi gücünü hiyerarşi sisteminden alan bir para birimi işlevi görmüştür. lakin tahıl işlevseldir de. mohenjo-daro ve harappa'da bulunan, elitlerin yaşadığı hisarlardaki devasa tahıl ambarları korunmuştur.

    şekil a

    orta çağda bir kral kendi parasını istediği formda bastırmıştır. kralın kendi otoritesini topraklarının sınırları içinde vergileri o paralardan temin edebilmesine yetmiştir. ancak söz konusu dış ticaret olduğunda altın gibi metalar kullanılmıştır çünkü altının materyal olarak evrensel bir öz değeri vardır.

    günümüzde devletlerin bastırdığı paranın altın karşılığı yoktur, devletleri uluslararası alan sınırlar. eğer keynes'in önerdiği türde bir supranasyonel birim olsaydı dünyada şimdiki esnek döviz kuru sisteminden ve abd dolarının rezerv birim olarak kabul görmesinden farklı bir sistem egemen olurdu.

    modern para büyük ölçüde chartlismin öne sürdüğü gibi itibarî iken, cryptocurrency gibi bağımsız para sistemleri chartalist teoriye kökten tezattır. bu yüzden bitcoin haberlerinde "cryptocurrency is agorism in action" gibi başlıklar görebiliriz.

    (bkz: agorizm/@highpriestess)
  • kripto paraların da modeline uygun olduğunu düşündüğüm para yaklaşımı. kripto teknolojileri ile korunan özünde dijital bir dizi şifreleme algoritmasından ibaret olan bu sanal nesnelerin, esasen teknolojiye olan inanç ve geleceğin dünyasının daha da fazla globalleşeceğine olan tahminden beslendiğini düşünmek zor değil. bu ileriye dönük beklentiler, materyalin kendisinden ya da ona dair harcanmış maliyetlerin çok daha ötesinde bir birikim ve yatırım beklentisine yol açıyor çünkü teknik ve sosyal ilerlemelerin otoritesinden besleniyorlar.

    bu sebepten bu paraları popularize etmek için kullanılan dijital altın benzetmeleri de doğru değil. altın, gümüş ya da değerli taşlar gibi maden işletmelerinin sahipliğinin dünya genelindeki seçkinci imtiyazından beslenen; nadirliği esnek biçimde yönetilebilir olmadığı için kendinde değerli bir yapı söz konusu değil. devletlerin yönetsel otoritesinden kaynaklı nüfuz alanları ve faaliyet bölgesi genişliğinin, sembollerinin olduğu değişim araçlarındaki egemenliğine benzer şekilde kripto piyasa da tekno hegemonların yaptırım gücüne orantılı şekilde genişliyor veya daralıyor. muhafazakar siyaset kendisine iyi gelmez iken globalleşme trendi ile coşuyor. tam olarak mevcut sistemin altın alternatifi değil dolara alternatif olarak zihinlerde yer etme sebebi o. bu nedenle ona dair algılara en çok ekonomistten çok yobaz bir dinci gibi hareket eden altın standartçısı liberteryenlerin yüksek-değerli-birikim-materyali ilan etme çabası zarar veriyor diyebiliriz. onun dalgalı ve dinamik bir iç piyasa oluşturmasına, reel maden işletmelerine benzer bir dizi imtiyazı sistemde yaratarak engel olup insanların paralarını transferini zorlaştırarak birikim aracı olarak takılı kalmasına neden oldular. tabii işin içine dahil olan siyasileşmiş kamu otoriteleri uzantısı illegal yapıların, kolektif bir ortak sermaye birikim alanı yaratma isteklerinin asıl yüksek payı var. zaten onların piyasadaki tetikçisi bu çocuklar.
  • (bkz: zırva)
    ben günlük x liraya çalışıyor isem bunun sebebi x liranın halihazırda (t=-1dt) belirli miktar* bir şeyler satın alabilmesidir. halihazırda birşeyler alması yetmez. özellikle belirli miktarda birşeyler satın almalıdır, diğer bir deyişle fiyatlar var olmalıdır. eğer çalışıyor isem karşılığında 1 adet veya 2000 adet sakız alabileceğimi bilmem gerekir. yani ben günlük x liraya çalışıyor isem halihazırda lira bazında fiyatlar olmalıdır. ki ben günlük x liraya çalışmanın uygun bir şey olduğunu bileyim. eğer fiyatlar yok ise bana teklif edilen 200 liranın ne satın alacağını bilemem. çalıştığımın karşılığının ne olduğunu bilmiyorsam bu teklifi kabul etmemin imkanı yoktur.

    eğer bir devlet t=0dt anında kendi parasını henüz tedavüle sokmuş ise t=-1dt anında* bu paranın var olmadığını söyleyebiliriz. eğer para t=-1dt anında yok ise fiyatlar da yoktur. eğer -1dt anında fiyatlar yok ise 0dt anında bu para para olarak kabul görmez. günlük x liraya çalışmam için halihazırda fiyatların olması gerektiğini yukarıda anlatmıştım. eğer hiçkimse günlük x liraya çalışmıyor ise diğer bir deyişle lira hiçbir şey satın alamıyor ise o halde lira para olamaz.

    o halde para nasıl ortaya çıkmıştır. yukarıda anlattığım üzere fiyatların, paranın oluşumundan daha önceki bir zamanda var olması gerekir. para yoksa fiyatlar var olabilir mi? evet var olabilir. para var olmasa bile çeşitli emtiaların kendi getirdiği faydalardan dolayı barter ekonomisinde çeşitli oranlarda/fiyatlarda birbiri ile değiştirilebilirler. örneğin barter ekonomisinde 1 kilo demir 50 kilo patates ile değiştirilebilir. her iki emtianın getirdiği marjinal fayda ekonominin genelinde birbiri ile kıyaslanıp arz talep eğrileri oluşturulabilir. böylece fiyatlar para olmayan iki emtia arasında oluşur. eğer bu emtialardan biri genel olarak alışverişlerin bir bacağını oluşturuyor ise biri o emtiayı onun doğrudan kullanımının getireceği fayda için değil de onu tekrar mübadele etmek için isteyebilir ki bu da bizim para dediğimiz şeydir. böylece paranın oluşabilmesi için kesinlikle kökeninde faydalı bir emtia olması ve barter ekonomisinde bu faydasından dolayı belirli oranlarla(fiyatlarla) el değiştirmesi gerekir.
    buradan hareketle devletin bir şeyi para ilan etmesi ile o şeyin para olamayacağını söyleyebiliriz.
    o halde günümüz fiat paralarını nasıl açıklarız.
    bu fiat paraların kökeninde çoğunlukla altın gibi emtialar vardır. devletler altını kasasında tutup bu altınlara karşılık paralar bastılar. bunu gerçekleştirebilmek için talep edilmesi halinde altının kendisini banknot sahibine vereceklerini ve karşılıksız para basmayacaklarına dair söz verdiler. banknotlar burada sanki onlar altınmış gibi, altın ile aynı oranlarda/fiyatlarda mal ve hizmetler ile değitirildiler. böylece 1 araba 30 ons altın veya ona karşılık gelen 600 dolar oldu. devlet banknotları bir kere fiyat bilgisini altından edindikten sonra artık gerçekten para haline geldi. ardından para tabanı oyuldu. karşılıksız para basıldı. fakat banknotlar yine fiyatlar bilgisine sahip olmasından dolayı para olarak kullanılmaya devam etti.
    (bkz: ludwig von mises) (bkz: regreston teoremi)