şükela:  tümü | bugün
  • modası geçmiş, üçüncü sınıf, bayat, adi, kalitesiz, rüküş, kiç gibi anlamlar barındıran ingilizce sıfat.
  • ing. (argo)* ayaga dusmus, orjinalligini yitirmis, kepaze olmus herhangi bir seyi nitelendirmek icin kullanilan bir sifattir.

    misal, teen flicklerde esas oglan gun batimina melul melul bakarken, %50 transparency* ile ayni karede, suratinda gulumser bir ifadeyle berilen esas kiz goruntusu, bize "oglan kizi dusunuyor, ay ne romantik" dedirtmeyi amaclamaktadir; ancak bizde uyanan tek hissiyat saglam bir kusma istegidir.
  • anglosakson argosunda kabak tadı veren şeyler* için kullanılan sıfat.

    iyi de, kabak tadı alma duygusunu onlar niye "peynir" nesnesine/görüngüsüne iliştiriyorlar? bizim söz-düşünce dünyamıza aykırı gelen bir yan görüyorum burada. onların "peynir"den anladıkları şeyin eski kaşar olabileceği ihtimali üzerinde duruyorum. eh, eski kaşarın tadını da herkes beğenmeyebilir tabii; mümkündür.
  • (bkz: hackneyed)
    (bkz: corny)
  • ing. kaşarlaşmış, kaşar.
  • (bkz: cheezy)
  • careless whisper sarkisinda saksafon solosu var ya. aha cheesy dedigimiz tanim tamda budur.

    maalesef onceki tanimlar cok alakasiz olmustur. zira cheesy ne dandik demek, ne de kabak tadi veren/orjinalligini yitiren seyler icin kullanilir. birsey asiri orjinal ama ayni zamanda cheesy olabilir.

    urbandictionary'den top definition alirsak zaten eleman konuya noktayi koymus:

    this is an important word and nobody has it right yet. what it means is: trying too hard, unsubtle, and inauthentic.

    evet trying too hard; yani birseyi asiri derecede zorla; kacinilmaz derecede gorebildiginiz/anladiginiz
    unsubtle; yani belli edilmis
    ve inauthentic/insincere; yani ictenlikten yoksun

    iste bu 3 kavramin sentezinden olusan biseydir.
  • (bkz: çizi)
  • ing. bayağı, ucuz ve kalitesiz, samimiyetsiz