aynı isimde "chernobyl" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün sorunsallar (3)
  • ingiltere'de yaşıyorum, her milletten insan var çalıştığım şirkette, ukraynalı, polonyalı, bulgar, rus, belarus vs. abartısız hepsi diziyi beğendi ama burada o kültürü bilenlerin bu diziyi beğenmeyeceğini söyleyen türkler var.

    tanım:kurgu ile gerçeği güzel harmanlanmış belgesel tadında, çocukluğumda olan bir faciayı anlatan dizi.
  • oldukça kaliteli bir dizi, felaket ben geliyorum diye bas bas bağırırken, buna rağmen siyasilerin aslında halkı değil, nasıl da egolarını düşündüğü izliyorsunuz, bir de buna milliyetçilik yada ulusalcılık egosu eklenince o görmeyen gözler ve duymayan kulaklar sizi her dakika daha da geriyor.
  • insanın tüm duygu durumunu alt üst eden, çaresizliği iliklerine kadar hissettiren bir yapım olmuş. 4. bölümdeki o adamın çıplak sesinden dinlediğimiz şarkı da tuz biber oldu. ne büyük acılar çekiyor bu dünya. ne büyük bedeller ödeniyor. insani olarak hiçbirinin hakkını ödeyemeyiz.
  • en fazla 2 bölüme dayanabildik eşim ile. rusları bu kadar niye kötülüyorsunuz lan şerefsizler. bu kadar aptallarsa o nükleer santral nasıl yapılabilir. . bu dizide işlenen kurgu, bürokrasisinin işleyişi tamamiyle hayal ürünü, kara amerikan propagandası... rusları dünyaya kötü göstermek amaçlanmış. sahnelerdeki sigara kullanımı da gözlerden kaçmamıştır....
  • final bölümün 4-5 kez izlediğim mini dizidir.
  • fazlasıyla gerçek ve de vahim bir olayı "amerikan" merceğinden "süzerek" ve "seçerek" yansıtan, o yüzden tam olarak samimi gel(e)meyen dizi. gariptir, izlerken martin mystere maceralarını hatırladım; onun karelerinde de soğuk savaş dönemi abd-sscb çekişmeleri ve didişmeleri böyle "kör kör parmağım gözüne" yapılırdı, benzer üslubu bu dizide de kullanmışlar.

    yine de mesele gerçeğe dayandığı için sağlam bir atmosfer kurmuşlar. keza "beni duyuyorlardı ama seni dinliyorlardı" gibi replikler de etkileyiciydi.
  • komünizm ile yönetilmiyoruz ama bizde de ayakkabı fabrikasında çalışamayacak adamlar ülke yönetiyor.
  • çok sade ve vurucu anlatımıyla tüyleri diken diken eden belgesel niteliğinde bir yapım. sscb'nin çökmesine ana sebep olan, kanser oranlarının artışına bayrak sallayan, radyasyona maruz kalan ve 48 bin yılda temizlenemeyecek olan bir dünyanın etkileri üzerine...
  • --- spoiler ---

    hala cenaze töreninde betona gömülen itfaiyeciler sahnesi aklıma geldikçe nefessiz kalıyorum.
    --- spoiler ---

hesabın var mı? giriş yap