şükela:  tümü | bugün
  • leonid kharitonov ve kızılordu korosu tarafından seslendirilen versiyonu çok güzel olan bir türkü.

    burada

    videonun altındaki açıklama naçizane;

    bir kazak askeri atına nal çaktırmak için yer ararken bu işi yapan bir kazak kızı ile karşılaşıyor. kız çok ucuza çakarım ben bu nalı diyor. asker ismini soruyor ancak kız söylemiyor ve diyor ki sen benim nal çaktığım ata bin, at koşarken çıkan nal sesleri adımı söyleyecek. asker de vuruyor kendini yola, tahmin etmeye çalışıyor masha? zina? dasha? nina? değil. sonra nallar şaklıyor katya! katya! katerina! diye. bizim asker ne yaptıysa söküp atamamış bu sesleri bağrından.

    bu arada bu kazaklar bizim bildiğimiz kazaklar değil. (bkz: cossack)
  • mükemmel bir kozak türküsüdür bu(bkz: kazaklar/@flavius aetius). iki gün önce başka bir şehirde idim ve minibüste hayatımda görmüş olduğum en güzel bağyanı gördüm, aklıma düştü. yani iki gündür aklımdan çıkmıyor. galiba bir daha göremeyecem, ama aşık oldum. zaten minibüsten inerken kafamı da vurdum, aşkın gözü kördür:(

    http://www.youtube.com/watch?v=3scgw-aghr4

    türkünün ingilizce sözleri şöyledir:

    once a dark-eyed cossack girl
    shod my horse.
    she asked for a small amount of money
    not highly valuing her work.
    what’s your name, young lady?
    and the young lady replies:
    “you’ll hear my name
    in the clatter of your horse’s hooves.”

    i rode along the street,
    i galloped the roads,
    and along the path among brown rocks,
    and among gray rocks.
    “masha? zina? dasha? nina?”
    none seem to be her name.
    “katya! katya!” – was sounded to me
    by my racer’s horseshoes.

    and since that time, whether i ride
    or whether i gallop -
    “katya, katya, katerina…” -
    i endlessly whisper.
    what a muddle-head i am!
    because i have another girlfriend!
    but i cannot get katya, like a song,
    out from my soul, brother!

    once a dark-eyed cossack girl
    shod my horse.
    she asked for a small amount of money
    not highly valuing her work.
    what’s your name, young lady?
    and the young lady replies:
    “you’ll hear my name
    in the clatter of your horse’s hooves.”
  • insanın aklına hep kendi katya'sını düşüren türküdür.
  • son bir haftadır 486736 kere dinlediğim için artık türlü çağrışımlar yaptırmaya başlamıştır. leonid kharitonov “masha? zina? dasha? nina?” diyerek katya'nın adını tahmin etmeye çalışırken benim aklıma alakasız ali ekber eren'in örgütlemişler baharı geliyor. çünkü orada da şöyle bir şey var : ''unuttum adlarını neydi ? özenç miydi, hıdır mıydı ? yoksa lale mi ?''
  • bu güzide eserin solisti leonid kharitonov tarafından youtube'a eklenmiş yüksek çözünürlüklü halini aşağıda bulabilirsiniz.

    bay kharitonov aynı zamanda bir çok mesaja şahsen cevap vermektedir. ilgilenenlerin kendisini takibe alması tavsiye olunur.

    iyi seyirler efendim.

    https://www.youtube.com/watch?v=z_jdxlefbpe
  • nazım hikmet'in, "sen kavgamın içinde bir insansın, seni seviyorum, kavgamı seviyorum" dediği gibi bir şey bekliyordum, hafif külhanbey şarkısıymış meğer. sovyetler, birazcık serserilik ve elbet aşk... hayran kaldım!

    69 yılındaki kaydı dinliyorum da, insanların yüzü gülüyor yahu, sosyalizm gerçekten insanlara acayip iyi gelen bir şey.
  • şu videosundaki yönetmenliği beğendiğim şarkıdır. o yıllara göre üst kalitede geldi bana, kamera solistten koroya kayıyor falan. :) leonid kharitonov'un şarkıyı söylerken mal mal sırıtması sinirleri tam bozacakken o muhteşem sesi her şeyi düzeltiyor. "ismimi atının nallarındaki tıkırtılarda duyacaksın." gibi güzel bir söz öbeğini barındıran şarkıdır aynı zamanda.