şükela:  tümü | bugün
  • sene 2003...

    lise hazırlığa başlayan yeni yeni çömezleriz. müzik zevkim evde annemlerin dinlediğinden ibaret.

    ömer ile tanıştık ilk hafta. öyle bir piçti ki, yapamadığı maymunluk yoktu. her yere tırmanır, her yere atlar, zıplar imkansızları başarırdı.

    bana linkin park dinletti, belki onla arkadaş olmak istediğimden, belki de gerçekten çok sevdiğimden dinlemeye başladım.

    sonra bir baktım, ömer ile sıra arkadaşı olmuşuz, birbirimizi kolluyor, sürekli beraber zaman geçiriyoruz. klasik gitara başlamışız, ikimiz de elektroda linkin park'ın şarkılarını çalmadan önce öğrenmeye çalışıyoruz bir bokları.

    ben ömer kadar sevemiyorum tabi ki müzik işlerini, ömer hastası oluyor ve zaten 2009'e kadar bırakmıyor. evlerine gidiyorum, tüm gün linkin park dinliyoruz. o dönem korsan cd'ye bile paramız yetmezken gidip orjinal albümlerini alıyoruz. ailelerimize yalvar yakar cd player aldırıp bütün gün okulda hybrid theory, reanimation ve meteora albümlerini dinliyoruz. öyle sevmişiz herifleri.

    sonra bu türkçe-matematik seçiyor, ben fen-matematik. sınıflarımız, sıralarımız ayrılıyor. gene kopmuyoruz birbirimizden ama, eskisi gibi de değiliz.

    sonra üniversiteye başlıyoruz. 2008 yılı... bir tek yaz ayında piknikte görüşüyoruz ömer ile...

    sene 2009... son facebook paylaşımında diyor ki biz fanilere;

    "su soğuk,
    ayak gider,
    gider ayak,
    gider ayak..."

    ömer'in kendisine kıydığı haberini alıyoruz. öyle bir hale geliyorum ki... ağlayamıyorum bile. gözümdeki bir şeyler "ağla olm rahatlarsın işte" diyor, beyin ise farklı şeyler peşinde; "yolculuklarda canı sıkılır onun, sevdiği bir şeyler aç!" diyor.

    sessizce youtube'u açıyorum. ın the end'i açıyorum son ses. ailem soruyor ne oldu diye... "uzaktaki arkadaşa dinletiyorum" diyerek odadan çıkartıyorum onları... bütün gece, sesi yer yer açıp yer yer kısarak, ömer için dinletiyorum bu adamları...

    sene 2012... öyle bir özlüyorum ki keratanın bana kattığı şeyleri, dayanamayıp facebook duvarına yazıyorum;

    "lise hazırlıkta birlikte dinlediğimiz şarkıları tekrar dinlemek... ın the end çalınca gözlerden akan yaşlara hakim olamamak...
    linkin park'ın meteora albümünü bulmak ve seninle o albümü almaya çalışırken çektiğimiz çileleri hatırlamak...
    hala linkin park dinliyorsam sebebi sensin..."

    sene 2017...

    chester bennington'ın intihar haberini alıyorum.

    insan bir kere ölür diyorlar ya, ben en yakın arkadaşımı ikinci kez kaybediyorum.
  • yıllar önce bir dergide türkiye'ye gelme ihtimallerini okumuştum. gittim linkin park tişörtü aldım hemen şu üzerinde chester'ın kolundaki dövmenin görseli olan tişörtlerden. deli gibi para biriktirmeye başladım aniden haber alırsam bilet alabileyim açıkta kalmasın diye.
    yıllar geçti ergenliği atlattım ve hatta yaşlandım, kafam artık kaldırmaz oldu, müzik zevkim değişti. ara ara açıp bir iki şarkısını dinler yine sakin şarkılara geçerdim.
    otuzlu yaşlara merdiven dayamış biri olarak şuna eminim ki bugün bir konser haberi gelseydi hiç tereddüt etmeden bileti kapar giderdim. ama bambaşka bir haber geldi.
    ahh ergenliğim öldü.
    harun kolçak ile çocukluğum chester bennington ile ergenliğim büyük darbe aldı bugün.
    resmen kalbim acıyor şu an.
  • sağda solda hiçbir linkin park coverı göremememizin tek sebebi olan hayvan ötesi solist abimiz. götü yiyen varsa ilk iki albümdeki herhangi bi şarkıyı coverlasın, o vokalleri yapsın. adam resmen dünyaya meydan okumuş lan.
  • 6 tane çocuğu olan ve karısına deli gibi bir aşık adamdı. sürekli instagram'da karısına aşk şiirleri yazıyordu. milyonlarca dolar para, şöhret ve california'da para sorunsuz bir hayat.

    bir insanı 6 çocuk nasıl şu hayata bağlamaz anlamıyorum. nasıl 6 yavruyu isteyerek bırakır bir insan?
  • 20 temmuz 2017'de intihar ederek hayatını kaybeden linkin park ve stone temple pilots'un eski solisti. bir yorumlara bakıyorum bir de bennington'un kendi ağzından anlattığı hayat öyküsüne. sonra bazı insanlar ne kadar boş beleş konuşuyorlar, bazen sırf konuşmak için konuşuyorlar ya da yazıyorlar diyorum. yok parası pulu varmış daha başka ne istiyormuş, yok ölmeden önce alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığından dolayı tedavi görüyormuş zaten o yolun yolcusuymuş, yok linkin park'ın son albümünde kim yer alsa intihar edermiş bilmem ne... nasıl olsa atış serbest, her şey hakkında fikir beyan etmek kolay.

    çocukluğunda kendinden yaşça büyük bir erkek tarafından istismar edilen bir insanın bu travmayı atlatabilmesi çok zordur ve bunun parayla pulla ya da aile kurmakla bir alakası yoktur diye düşünüyorum. belki de (yani yüksek ihtimalle) alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığının temelinde de bu olay yatıyordu. iki ay önce en yakın arkadaşlarından birisini kaybetmesi de üzerine eklenince depresif duygu durumu artış göstermiş, bunalıma girmiş olabilir. ya da bunların hiçbirisi intiharına sebep değildir, onu bilemem ama "kendini öldürdü ve düştü gözümden, ölmemeliydi." tarzındaki yorumların çok bayağı olduğunu düşünüyorum. atlatılamayan travmaların insanın kendi hayatını sonlandırmasını düşünecek kadar ciddi bir tehlike arz ettiğini unutmamak lazım.

    gençliğimin ilk yıllarında önemli yeri olan bir insan daha hayatını kaybetti. huzur içinde yat bennington.
  • 3 yıl olmuş aramızdan ayrılalı.

    daha bugün live in texas konserini baştan sona izledim. meğer nedeni varmış.

    bana göre 2000'lerin en iyi frontmanıdır kendisi. nu metal gibi ömrü kısa olan bir müzik türünde bile, grubu ile birlikte ölümsüz eserler yarattılar.

    aklıma çok güzel bir videosu geldi kendisinin;
    the messenger şarkısını söylerken bir anda sözleri unutuyor. şarkının devamını seyirciler ve mike shinoda hatırlatıyor. ben bu videoyu izlerken keyfimden yerimde duramıyorum. müziğin gücünü hissediyorum resmen. (2:10'dan sonraki kısım.)

    seni çok özlüyoruz chester. umarım chris cornell ile oralarda mutlusundur.
  • bu adamın ölümünü kabullenemiyorum ben. bir onun, bir de dolores’in.

    milyonlarca insanın bayıldığı muhteşem şarkılar yapıyorsun, dünyanın her yerinden hayranların var, efsane konserler veriyorsun, alkışın ve sevginin âlâsını görüyorsun, evlat sahibi de olmuşsun ama hiçbiri içindeki yarayı iyileştirmeye yetmiyor. hiçbiri seni bu dünyaya bağlamıyor. hiçbiri hayata tutunmak için yeterli gelmiyor. kim bilir içinde ne fırtınalar kopuyordu. gerçi, o aşık olduğumuz şarkılar da o fırtınalar sayesinde çıktı ya ortaya...

    bıraktığı şarkılar bir ömür de yeter ama keşke hayatta olsaydı ve daha çok şarkı yapsaydı. ayrıca linkin park da chester olmadan bok gibi!
  • 3 ay önce instagramında günlük workout planlarını vs. paylaşmış olan müzik insanı. john lennon üstadın dediği gibi "hayat; sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir." çok acaip gerçekten de.

    ergenlikten gençliğe geçiş dönemimizdi linkin park'ın parladığı dönem. hardcore metalcilerin nu-metalcilere 'ergen popçu' dediği yıllardı. kedi kesmeyenlerin metalci statüsüne alınmadığı dönemlerdi. indie rock dinleyenlerin metalcileri kamyon şoförü olarak gördüğü, amatör gruplarda herkesin en az bir bas gitarcı arkadaşı olduğu güzel zamanlardı.

    ışıklar içinde uyusun.
  • intiharıyla üzen vokalist. nickimi yetim bırakıp gitmiştir.
  • ölümü espri yaparak birkaç favori almaya çalışan bazı hayvan oğlu hayvanları görmemize neden olmuştur. insanların acısını paylaştığı şu anda yaptıkları şey içlerindeki pisliğin dışavurumu.