şükela:  tümü | bugün
  • ali guvenle, birbirlerinden kilometrelerce uzakta, ayni koleksiyonu yapan comlek ustasi; dukkanina girilince tepeden sarkan renk renk sac tutamlari biraz urperticidir*, uygulamali comlek yapimi gosterisi sirasinda toprak kaplarda sarap ikram eder, kapadokya turizmininin olmazsa olmazlarindandir.
    (ali güven #5627330)
  • çömlekçilerin en ünlülerinden. mağaralar içerisindeki bölmelerede sanatsal olarak , çömlekten çiniye , sergi ve şark köşesine kadar gezmesi eğlenceli avanosta bulunan yer . içerisinde saç koleksiyonu da bulunmaktadır .dünyanın her yerinden gelen insanlar bir tutam sacını keserek oraya isimleri ile bırakmaktadır her sene çekiliş ile bu saç sahiplerine ödüller tatiller verirler ama milyarda bir ihtimal *. ayrıca gelenler çömlek yapımını verilen şarap eşliğinde seğredebiliyor ve isteyen kendisi de yapabiliyor . kabiliyet bu konuda gerekli , bilmeyenler çömlekten farklı şekil çıkarabiliyor. (bkz: bereket tanrısı heykeli)
  • guinness rekorlar kitabı'na girmiştir 1997 de saç koleksiyonu sayesinde. 27 yıllık bir birikimin ürünü olan bu koleksiyon bir kaç mağaraya birden yayılmış bir sergi alanı oluşturmuştur. tabi söylemek gerekir ki uzun koridorlara benzeyen mağarlarda tavanlardan, duvarlardan, kapılardan ve hatta lambalardan sarkarak görünürde başka hiç bir şey bırakmayan, örümcek ağı misali insanın eline yüzüne dolanan saç tutamları kişiler üzerinde farklı etkiler oluşturmaktadır. bazıları öğürerek kendini dışarı atarken, diğerlerinin ağzı açık kalabilmekte, bazıları ise hemen görevliye gidip saçlarını verebilmektedir. bunun yanısıra, bu saç örneklerinin muhteşem klonlar oluşturabileceğini düşünen ya da kağıt kalem çıkarıp beğendiği saçların sahiplerinin isimleri ve telefonlarını yazan bünyeler de mevcuttur.
  • rivayet'e göre zamanında bir fransız kadına aşık olan galip bey, ülkesine dönmek zorunda kalan güzel saçlı genç kadından bir tutam saçını ona bırakmasını söylemiş. kadın da kesip vermiş. daha sonra her gelen kadın bir tutam saç bırakmaya başlamış. böylece saç müzesi denilen kimine göre ilginç, kimine göre irrite edici bu mekan ortaya çıkmış.

    gidenler için önceden uyarı: sakın binlerce saçın içerisinde fransız kadının saçını aramayın, o saç şu anda başkasıyla evli, çocuklu ve torunlu olan galip bey'in evinde duruyormuş.
  • bu adamın tip olarak erkan oğura benzerliği özellikle saçlarından dolayı çok fazla dikkat çekmekte. atölyesinde sunmuş olduğu çömlek yapımı ve o çömleği hediye etmesi takdire şayan. bizim ülkemizden çok dışarıda daha fazla tanınıyor. bahsedilen saç müzesi ise gerçekten akıllara zarar bir yer. orayı gezerken kendinizi bir anda uzak doğu korku filmlerinin bir sahnesinin içerisinde hissedebilirsiniz. sanatı ile ortaya çıkardığı ürünler ise gerçekten görülmeye değer.
  • 'chez' kelimesi, fransizcada 'yeri' anlamina gelmektedir yani galip'in yeri ismindeki sanat galerisi ve sac muzesinin ismidir. galip korukcu'nun kendisi babam olmakla beraber, ailesinde seramik sanatini surduren 5. kusaktir, ayrica #alberteinstein a benzetilmesi kendimi bana zeki hissettirmektedir :p
    bence bu muze capkinliginin da bir kanididir.
    #discoverychannel basta olmak uzere bir cok populer dunya belgesel kanallarinda yayinlanmis, dunyanin en ilginc 10 muzesi listesine girmis, hem sac muzesiyle hem de dunyanin en buyuk seramik heykeliyle #guinnessrekorlarkitabi nda da yeralmayi basarmistir.
    2 si kapadokya'da 1 tanesi sultanahmette olmak uzere 3 subesi bulunmaktadir.
  • bu sene ziyaretim sırasında saçlarımdan bir parça kesip adet olduğu gibi isim ve şehir bilgisini üzerine iliştirerek duvarında bir köşeye bıraktığım, iç içe geçmiş mağara tipli odaları bulunan saç müzesinin sahibi farklı kişilik.
    biz ordayken kore de yayın yapan bir tv kanalı da çekim yapıyordu onlara müzenin esası olan saçların nasıl biriktirildiğini bu vesileyle galip beyle göstermiştik. yayının yapılıp yapılmadığını bilmiyorum çünkü farklı sansür gerekçeleri ve inanışları varmış, ama kayıt hala bende.
  • galip körükçü'nün sahip olduğu atölyenin adi.
  • geçen haftalarda gidip gezdiğim müze. zaten yazarlar müzenin hikayesini anlatmışlar. ben ekstra olarak şunları söyleyebilirim;
    -müze nevşehir'in avanos ilçesinde yer alıyor. avanosta kime sorsanız zaten söyler müzenin yerini.
    - her 6. ve 12. ayda müzeye gelen bir kadının gözünü kapatıp, 10 adet saç seçmesini istiyorlarmış. o 10 kişiye galip bey kapadokyada on gün falan tatil imkanı sunuyormuş.
    -eğer birkaç ay ya da yıl sonra gelip kendi saçınızı bulursanız çömlek hediye ediyorlarmış. ki bu çok zor çünkü müze küçücük ve binlerce saç var.
    -ben de verdim saçımı, baya uzun bir tutam kesiyorlar. bir kağıda ad, soyad ve telefon numarası falan yazıp isteğiniz yere yapıştırıyorsunuz saçınızla beraber.
    -fotoğraf çekmek tabi ki yasak çünkü kadınlara ait bilgiler olduğundan önceki yıllarda sorun çıkmış.
    -müzeye giriş 3 tl. eğer bir şey alırsanız ücret vermiyorsunuz, biz kolye almıştık.
    -bir de bir yazar o fransız kadının saçı galip beyin evinde demiş ama bize saç hala müzede dediler.
    -müze basık, küçük ve nemli bir yer. bir de her yer saç olduğundan rahatsız olma ihtimaliniz var.
  • japonyaya yaptığımız gayriresmi ihracat hacminin %75'i bu abiye aittir.
    ayrıca fotoğraf çekmeye çalışan japonları "no foto, no foto" şeklide süper azarlıyor. adamlar yine de geleneksel sanatlara olan saygısından bu abiye picasso gibi davranıyor.
    son olarak, erkan oğur kendisine telif hakkı davası açsa rahat kazanır.*