şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: #48225398)

    burada dursun. bu kafadaki insanlar bitmeden bu dünya yasanabilir bir yer olmayacak. kendisiyle ayni topraklarin evladi oldugum icin ne kadar utansam azdir.
  • göz okuma sanatını "objektif" bir şekilde yerine getiren yazar. o kadar objektif ki şuradaki entrisinde mustafa kemal atatürk'ten nefret dolu korkunç bir insan diye bahsederken, "tayyip erdoğan'ın da üstüne çok geliyorlar canım ya ondan hep yorgun bakıyor gözleri" diyerek tayyip'e methiyeler dizmiştir. aynı şekilde, emine ülker tarhan'a bildiğin hakaretler yağdırırken ahmet davutoğlunu resmen övmüştür. ne enteresan tesadüfler değil mi?

    tanım: objektif olmayan bakış açısıyla, göz okuyorum diyerek insanları kandırıp aslında ünlü şahıslar hakkındaki olumlu/olumsuz fikirlerini empoze etmeye çalışan birisi. (bkz: hükümet yalakası)
  • yukarıdaki eleştiri hakkında söylemek istediklerim var; çünkü hiç kullanmadığım sözler söylemişim gibi yansıtılmış:

    - mustafa kemal atatürk dahil hiç kimse hakkında "nefret dolu korkunç bir insan" diye yorum yapmadım, yapmam da... böyle bir jargonum ya da böyle yazmama neden olacak bir karakterim yok. yazar arkadaşın rahatsız olduğunu düşündüğüm bölüm sanırım aşağıdaki:
    "öfkelendiği zaman başka hiç kimsede görmediğim oranda yoğun bir kin. bu ifade genelde amerikan filmlerindeki vampirleri canlandıran aktörlerin gözlerinde izlerim. onlar rol yapmakta olsalar da atatürk'ün hisleri gerçektir. bu nedenle mustafa kemal'in çok tehlikeli bir düşman olduğunu söyleyebilirim."
    bunu gördüm, bunu yazdım... başka şey elimden gelmez.
    ancak dileyen
    10.09.2014 tarihinde atatürk hakkında girdiğim atatürk kesilmesi gereken başları kesti
    14.08.2014 tarihinde atatürk hakkında girdiğim atatürk vs hitler
    29.12.2014 tarihinde girdiğim orhan gencebay'ın akil adamlıktan ayrılması
    (alıntı: o kültürü atatürk, osmanlı "nezahati" ile batılı çağdaşlığını karıştırıp çok zorluklarla vücuda getirmişti. ulu önder, halktan olmakla, ucuz ve cahil olmanın farkını bilirdi.)
    başlıklı entrylerime göz atabilir.

    - akp yalakası olduğumu düşünenler kemal kılıçdaroğlu göz okuma yorumuna göz atabilirler. ((bkz: #46367523) ekleme 27) yinelemek isterim: ben birçok kişinin zor kavrayacağı kadar tarafsızım. uzun yıllardır oy kullanmam, kullandığımda boş atarım, hiçbir parti (bazı icraatlerini onaylasam da kül olarak) ilgimi çekmemektedir.

    - atatürk için kullandığım "vampir" sözcüğü rahatsız edici gelmiş olabilir. bu sözcüğü kullanmam belki de hatadır; ancak ben okültistim ve vampirler hakkında araştırmalarım, onlara yönelik özel bir ilgim vardır. sitemde kendi ikonum vampir şeklindedir. dileyen sitemi ziyaret edip açılan sayfada sol üstteki ikonuma bakarak kendi gözleri ile görebilir.

    vampirleri yakından tanıdığım için atatürk'teki bir enerjiyi onlardaki bir enerjiye benzettim. haddimi aşmış olabilirim. rahatsız olan varsa bana mesaj attığı taktirde sözcüğü çıkartmak görevimdir. ben hiç kimseye hakaret ya da küfür etmem. (eleştiriyi yazan arkadaşa mesaj attım sormak için, ancak ben yasaklamış. arzu ederse lütfen kendi ulaşsın.)

    - "hakaretler yazdığım" iddia edilen emine ülker tarhan yorumunda "size aşık oldum, affedin" şeklinde sözler vardır. yorumun neresinde hakaret bulmuştur, anlayamadım. bir alıntı aşağıdadır:
    "emine ülker tarhan sakin bir deniz değil, bir göl o! sonbahar gölü üzerinde yüzen kırmızı-sarı yapraklara düşmüş sıcacık bir güneş... ya da "geçmeye" başlasa da asla solmayacak farklı yapıda bir çiçek… (...) muhakkak ki o politik kariyeri ile ilgili övgüler duymak arzusundadır; ancak ben ondaki farklı enerjiye "giriftar oldum". cesaretimi bağışlasın, gözlerinin gerisinde gizli olan hanıma ben aşık oldum."

    zaten göz okumadaki dürüstlüğümün bir göstergesi tarhan hakkındaki düşüncelerimin gözünü okuduktan sonra nasıl değiştiğini açık yüreklilikle anlatmamdan anlaşılabilir.

    - "tayyip erdoğan'ın da üstüne çok geliyorlar canım ya ondan hep yorgun bakıyor gözleri" yorumumda böyle bir cümle, hatta "çok üzerine geliyorlar" benzeri bir dokundurma bile yer almamaktadır. ancak kendisinden bazı kesimlerin sandığı gibi "b planı olan bir deccal" şeklinde bir enerji almadığımı yazdım. yineleyeyim: bunu gördüm, bunu yazdım.

    - ahmet davutoğlu yorumu bazı nedenlerden dolayı sitemden silinmiştir.

    - ünlü kişiler hakkında kendi düşüncelerimi empoze ettiğim hakkındaki eleştiri ise daha da haksızdır; çünkü sitemde yer alan "tanınmış kişiler" ve "megastarlar" başlığındaki şöhretlere sadece talep eden olduktan sonra baktım ve çoğunu böylelikle tanıdım. hiçbiri önceden ilgim olan kimseler değillerdi. kendi isteğimle sadece ahmet hakan ve hakan çelik için yorumu yaptım.

    - akpli değilim, çok kişi tarafından anlaşılamayacak kadar tarafsızım. "taraf olmayan bertaraf olur" sözüne karşı çıkan onlarca yazım vardır. önemli mi bilmem ama her gece alkol alan ve akp politikalarını -bazı icraatlerini beğenmekle beraber- hayat tarzıma tehdit olarak algılamaktayımdır.

    - sadece gördüklerimi yazarım. (aslında düşünülecek olursa yaşam tarzıma paralel düşüncedeki kimseleri göklere çıkarıp, diğerlerini ille de yerin dibine batırmamam tarafsızlığımın kanıtıdır.) beğenmeyenlere saygım sonsuz. yukarıdaki eleştiriyi yapan yazar arkadaşa da... ancak keşke görüşlerini hakaret etmeden, saygı çerçevesinde yazabilseydi.

    - son olarak göz okuma yorumlarım dışında, düşünce tarzım hakkında birkaç söz edeyim: biliyorum ki bazen bazı kişilerce (beni eleştiren yazar arkadaşı tenzih ederim) "taraf olmayan bertaraf edilmeye çalışılır"... ılımlılara saldırmak, insanları kendi kafa yapısına uygun konuşturmanın bir yolu olarak algılanır. bu yöntem ise beni hiç etkilemez; çünkü ereğim insanların zıt kutuplardaki düşünce, eylem ya da kişilerde muhakkak ki buldukları/gördükleri "hoşa giden yanları" korkusuzca dile getirmeleridir.

    orta nokta, denge ya da uzlaşma zaten sadece böyle yaratılır belki de. "benim düşüncemde hata ve kusur yoktur, diğeri kesinlikle beterdir" düşüncesi sadece bağnazlık ve fanatizmle açıklanabilir. ne yazık ki günümüzde yaygın olan ve giderek yaygınlaşan trend budur.

    (yineleyeyim: bu inançlarım göz okuma yorumlarımla ilgili değildir, gördüklerimi etkileyemez.)

    düzeltme: ahmet davutoğlu yorumu bazı nedenlerden dolayı sitemden silinmiştir.

    düzeltme: 23.09.2017 tarihinde gerçekleşen site güncellenmesi ile ("atatürk için kullandığım vampir sözcüğü" şeklinde başlayan paragrafta sözünü ettiğim) sayfanın sol üstündeki vampir ikonu, kendi görüntüme daha benzeyen bir illüstrasyon ile değiştirilmiştir.
  • (bkz: #52127236)
  • adam medyum memiş çıktı. ama gerçekten büyüleyici.

    (bkz: #60708646)
  • evimde paranormal olaylar olursa ilk çağıracağım kişi kendisidir, kabul ederse tabi...
  • kasaturasiz rambo ve sumuklu doktor'a yorumları için teşekkür ediyorum. güzel şeyler duymak beni mutlu etti, ama karma puanları kendileri kazandı. "güzel sözler, güzel kalplerden; ucuz sözler, ucuz ağızlardan çıkar" sözü anlamlı.

    ve en anlamlı söz:

    "kıblegâh'ı kibriyadır yıkma kalbin kimsenin..."
    mevlana
  • bir arkadaşın uyarısı üzerine -sürekli savsakladığım- bu açıklamayı artık yapmak zorunda hissediyorum kendimi. konu yaşımla ilgili!

    ben -belki de yaptığım majikal alışmalar sonucu- yaşını göstermeyen biriyim. yükselen burcum da ikizler olduğu için canlı, neşeli ve genç ruhluyumdur. bu yüzden yaşam tarzım da hep genç kaldı ve genç görüntüme uygun oldu.

    ancak ne olursa olsun sanılandan çok daha uzun süre geçirdim bu dünyada. yaşımı rakam olarak söylemek istemiyorum; ama şöyle bir açıklama yaparsam merak eden için bir kerteriz noktası oluşturabilirim: ben iki darbe (biz ihtilal derdik, ve sonuncusu ile birlikte 2.5 oluyor) gördüm. ilk ihtilal öncesi adnan menderes iktidarında sık sık vatan caddesine çıkar, keyfi istimlaklerin nereye ilerlediğine korku içinde bakar, evimizi kaybedip kaybetmeyeceğimizi kestirmeye çalışırdık.

    günümüze döneyim... sözlüğe ilk yazar olduğumda alışkanlıkla geçmişte yaşadıklarımı başkasından duymuşum gibi yansıtmaya ve kendimi max. 40 yaşında göstermeye koyuldum. bunun gerisinde bir aldatmaca ya da korku değil, -dediğim gibi- alışkanlık vardı.

    zaman içinde ortamı sevdim, insanların iddia edildiği gibi snob olmadığını gördüm ve giderek gerçek yaşımdan dem vurmaya başladım. "bu ihtiyarın ne işi var?" benzeri tepki gelmedikçe cesaretim arttı ve sonuçta rahatça -uzun yıllardır ilk kez kendim olarak- yazmaya koyuldum. fakat bu kez de entryler arasında bazı çelişkiler oldu.

    sözlükte son 6-7 aydır özlediğim yaşlılığı yaşıyor, yaşadıkarımı çekinmeksizin, başkalarından duymuşum gibi değil, kendi ağzımdan anlatıyorum... yani sözlükte bir anlamda özgürüm.

    yaş, ne yazık ki sosyal yaşamda -her ne kadar yaşlıya gösterilen saygıyı özlediğimi düşünsem de- bir handikap. genç görünür ve yaşarken "ya, ben aslında ihtiyar biriyim" demeye cesaret edemiyor demeyeyim de, istek duyamıyor insan. bu yüzden reelde beni tanıyanlar gerçek yaşımı bilmeyecekler... yani söz etiğim özgürlüğü sözlük ile kısıtlı tutacağım.

    sözlükte ise zaman içinde, daha rahat yazacak ve beni okuyanlara eski günler hakkında çok şey yansıtacağım. bence bunlar -hem olayların gerçekten yaşamış, hem de gençlere çok yakın olan biri tarafından anlatılıyor olması yüzünden- ilginç gelecek... ve belki de farklı bir değeri olacak.

    beni okuyan herkese teşekkürler ederim.

    ekleme: yazmayı unuttum. entrylerde yaş konusuna sıklıkla gönderme yapma nedenim benim genç ya da yaşlı olmaya düşkün olmam değil, okültizme dikkat çekmektir. bir diğer deyişle; eğer majikal çalışmalarla ben bazı kazanımlar elde edebildimse, bu durum ezoterik ilimlerin gerçekliği konusunda bir kanıttır belki de. zaten okültizm, efsuncu baba uğraşı değil, an itibarıyla bilim tafaından kanıtlanamayan doğal gerçeklerin hayata katılması ile yaşam kaltiesinin arttırılması çabasıdır.

    okültizim ve maji hakkında sorusu olan bana her zaman uzun, ya da kısa mesajlarla ulaşabilir. ücret talebi ya da ticari amaç gütme söz konusu değildir.
  • ilk entry'de, cek denimen adlı arkadaşın eleştirisine yanıt zamanı geldiğine inanıp sayfasında şu mesajı yazdım.

    ilgilenenin bilgilerine...

    ekleme:
    yukarıdaki mesajı silip aynı mealde, arzumu biraz daha detaylandırarak bu mesajı yazdım.