şükela:  tümü | bugün
  • frederic chopin'in besteledigi "gece muzikleri". cogunda kirilgan melodiler hakimdir, son iki nokturn'un numarasi da farklidir. son nokturn'un temposu da belirtilmemi$tir. tempolari ve tonlari sirasiyla $oyledir:

    - 1. nokturn, op. 9 no. 1 - larghetto (si bemol minor)
    - 2. nokturn, op. 9 no. 2 - andante (mi bemol major)
    - 3. nokturn, op. 9 no. 3 - allegretto (si major)
    - 4. nokturn, op. 15 no. 1 - andante cantabile (fa major)
    - 5. nokturn, op. 15 no. 2 - larghetto (fa diyez major)
    - 6. nokturn, op. 15 no. 3 - lento (sol minor)
    - 7. nokturn, op. 27 no. 1 - larghetto (do diyez minor)
    - 8. nokturn, op. 27 no. 2 - lento sostenuto (re bemol major)
    - 9. nokturn, op. 32 no. 1 - andante sostenuto (si major)
    - 10. nokturn, op. 32 no. 2 - lento (la bemol major)
    - 11. nokturn, op. 37 no. 1 - andante sostenuto (sol minor)
    - 12. nokturn, op. 37 no. 2 - andantino (sol major)
    - 13. nokturn, op. 48 no. 1 - lento (do minor)
    - 14. nokturn, op. 48 no. 2 - andantino (fa diyez minor)
    - 15. nokturn, op. 55 no. 1 - andante (fa minor)
    - 16. nokturn, op. 55 no. 2 - lento sostenuto (mi bemol major)
    - 17. nokturn, op. 62 no. 1 - andante (si major)
    - 18. nokturn, op. 62 no. 2 - lento (mi major)
    - 19. nokturn, op. posth. 72 no. 1 - andante (mi minor)
    - 20. nokturn, kk (iv)a no. 16 - lento con gran espressione (do diyez minor)
    - 21. nokturn, kk (iv)b no. 8 - (do minor)
  • arthur rubinstein'ın olağanüstü bir yorumla çaldığı, romantik dönemin belki de en güzel piyano eserleridir... nedense aklıma hep o meşhur "chopin" filminde bunları çalarken piyano tuşlarının üzerine chopin'in ağzından kan damladığı sahneyi getirir hep... öyle etüdler kadar zor değildir çalması... gece çalmak gerekir, hatta bütün ışıkları kapatıp sadece bir mum ışığında... güneş batmadan noktürnleri çalmak sanki hakarettir, ossaat chopin mezarından fırlayıp gırtlağına sarılacak gibi gelir gün ışığında noktürn çalan zevatın... hani o hayatı boyunca bir kutuda taşıdığı ve ölünce içine dökülen polonya toprağının olduğu mezardan...
  • si bemol minor, opus 9, no: 1, 1 no'lu olanı gerek girişiyle gerek bütünlüğüyle merdivenlerden koşarak inen bir insanın aceleciliğini yansıtmaktadır.

    ahenkli ve su gibidir. koşa koşa gider içinizden. koşa koşa çıkar dışınıza.

    bravo lan chopin.
  • mesela, aptal aptal metinler gösterip, "tanrı yazdırdı, ben de peygamberiyim ehe" diyen gerizekalılar yerine, "bakın, bu notalar bana vahiy geldi!" deyip noktürnleri çalan bir chopin olsaydı, erken yaşlarda sıkı bir mümine dönüşmüş olabilirdim dedirtiyor hatta.
  • aşk acısının üzerine cam kırıkları üzerinde yürümek gibi bir etkileri gözlemlenmiştir..
  • klasik müziği dinlemeyi severim, ancak itiraf etmem gerekirse ne nedir, ne değildir hiç bilmem. bugün bilgisayara girmem gereken veriler var ve ben de açayım nokturnleri dinlerken gireyim dedim. öyle olunca zaman kuş gibi akıyor; hem ben hafifliyorum hem de elimdeki iş.

    neyse, kimden dinleyeceğime karar vermeye çalışıyorken youtube'de brigitte engerer ve maurizio pollini icralarına rastladım. aralarında karar vermem gerekirken ben taraflı davrandım ve tercihimi kadın piyanistten yana kullandım ilk etapta. sonra içim rahat etmedi, adil olmak adına diğerini de dinleyip öyle karar vereyim dedim (bu arada iş de öyle duruyor tabi).

    arkadaş, daha ilk notalarda maurizio pollini'nin parmakları canlandı resmen gözümde, sanki kuş gibi çalmış, tuşlarda süzülür gibi çalmış adam. kadın piyanist de ilk dakikalarda iyi geldi kulağıma; ama o daha güçlü ve bastırarak basmış sanki tuşlara ve bu da o ilk anın büyüsünü, belli belirsiz duyulan sesin ihtişamını almış götürmüş. muhtemelen bana öyle gelmiştir; başta da dediğim gibi ben ne anlarım klasik müzikten. lakin şu an maurizio pollini'den dinliyorum chopin'i.

    size de naçizane tavsiye ederim.

    şu da brigitte engerer yorumu. zevkler ve renkler elbette tartışılmaz. belki onun yorumunu pollini'den çok seven vardır.
  • yürekleri parcalayan, nocturne for violin and piano ile kanayan yüreginize son darbeyi indirebileceginiz bestelerdir.
  • romantik piyanonun altın çağının liszt ve chopin ile yaşandığı söylenir klasik müzik çevrelerinde. bir anlamda doğrudur da. 1830'ların dünyasında piyano, yaklaşık elli sene öncesinde ilk kez üretilmiş olmasına rağmen, inanılmaz popüler ve yeni sayılan bir enstrümandı. piyano üreticileri piyasada yer alabilmek için kıran kırana bir mücadele verirlerdi (bugünün otomobil üreticileri ile kıyaslamak gerek). rekabet öyle çetindi ki üreticiler yeni modellerini tanıtmak için sponsor olup konserler düzenler ve bu konserler çağın en usta piyanistleri tarafından verilirdi. liszt kendine bösendorfer marka bir piyano seçmişken, chopin pleyel marka bir piyano kullanmıştır. (bkz: pleyel piyanoları)

    chopin'in en derin romantik eserlerden kabul edilen noktürnlerini (ya da bir kısmını) bu piyano ile bestelediği sanılıyor. chopin kendisi de içinde yaşadığı dönem kadar romantik biriydi. ancak liszt'e kıyasla eserleri herhangi bir betimlemeden çok uzaktadır, sadece duygular aracılığı ile kavranabilir. neredeyse tüm eserleri soyuttur ve noktürnler bu eserler içinde en rüya dolu evrene sahiptir. 21 adet noktürnün piyano dünyasının zirvelerinden biri sayılmasının en önemli sebebi virtüözlük içermesinden çok dokusundaki yoğun şiirselliktir. çoğu lied formunda ve "a-b-a" yapısıyla bestelenmiş olan noktürnlerin orta kısımları melodik açıdan insan ruhuna en çok işleyen bölümlerdir.