şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle uzakdoğulu kardeşlerime büyük saygı duymamı sağlayan bir alet. onunla yemek yemek kolay iş değil. yemek yemeyi bırak, bununla yemek yemeyi düşünmek bile çok büyük bir hayal gücü gerektiriyor bence.

    ikinci olarak hakkındaki fikrim ise: allah bunun belasını versin!!1!

    brüksel lahanası hariç tüm yemeklere olan sevgi ve saygımdan ötürü sushi yemeye karar verdim. sanki hayvan gibi lahmacunun arasına adana kebap sarıp yiyenler biz değilmişiz gibi bir uzakdoğu restoranına gittik oturduk. noodle denilen çin eriştesinin (babaannemin eriştesi siker onu söyleyeyim) yanına ortaya az sushi söyleyelim. arkadaşım sanki hiç nohutun suyuna ekmek banmamış gibi vasabili soya soslu bir şeyler hazırladı. sushiyi ona daldırmak lazımmış falan. öncelikle sushi ve vasabi hakkındaki tüm önyargılarım boşunaymış onu anladım. ha bir de sanki hiç kuru fasülyenin yanında kornişon turşu gömmemiş gibi zencefil turşusunu incelerken buldum kendimi.

    ee her şeyi hazırladık. asıl soru tüm bunları nasıl yiyeceğiz? baktım bizimki de ortamdaki herkes de sanki soğan kırmamış gibi o saçma çubuklarla löp löp atıyorlar noodle, sushi ne varsa. "nereye sıçacağız" der gibi bakan gözlerimden çaresizliğimi anlayıp bana acıyıp öğretmeye kalktı arkadaş ama ne fayda. neymiş efendim birini yüzük parmağıma dayayıp diğerini de kalem tutar gibi tutacakmışım, neymiş efendim onu hareket ettirip alacakmışım yemeği, neymiş efendim çok kolaymış. sanki ankara'nın bağları'nı duyduğumuzda omuz titretmiyormuş gibi, sanki düğünlerde o chopstick tutan parmakları delice şaklatmıyormuş gibi chun-li kesildi başıma kız, sadece o değil oradaki herkes öyle lan. sanki o chopsticklere et takıp şiş yapmamışlar gibi yiyor herkes en doğal haliyle.

    - ya bak çok kolay. böyle sıkıştıracaksın.

    + orta parmağım arada sıkışıyor, çıkartamıyorum. benim elim ağrıdı :(

    - ya valla çok kolay bak. şu parmağını oyn...

    + valla benim dedemin gözler hafif çekikti ama ben beceremiyorum bunu. çatal neyin yok mu?

    çatal geldi sonra ben de sanki hunharca kokoreç yemiyormuşum gibi sakin sakin sushimi, noodlemi yedim. chopstick nedir allasen ya? tamam gelenek, görenek de arkadaşım 21.yüzyıldayız lan. değer mi bir çubuğun peşinde aç biilaç dolaşmaya. ondan sonra japonlar, çinliler ufacık diye tüm dünya dedikodu yapıyor arkanızdan haberiniz olsun da bir daha düşünün chopstick mi yoksa çatal teknolojisi mi diye.

    ha son sözüm de sanki pirzolayı kemik bembeyaz olana kadar sıyırmıyormuş gibi artist artist takılanlara; adam olun olm tanıyoruz burada birbirimizi. çoğunuz chopstickle yiyecem diye aç kalıp evde yumurta kırıp sarısını patlatıyorsunuz işte.

    + çıkınca künefe gömer miyiz?

    - of bol şerbetli böyle.

    + sen chopstickle yersin şerbetini ama.

    - :(

    noldu la çakma japonlar sizi. sinirlendim bak yine.
  • benim gibi cips yerken ellerinizin yaglanmasından nefret ediyorsanız hızır gibi imdada yetişen aletdir. yemin ediyorum bu fikri buldum bulalı cips yemek artık işkence değil, teşekkürler chopstick. **
  • şöyle kullanılır :

    önce birinci çubuk alınır, 3'de 1'lik bölümü hizasından işaret parmağı ile başparmak arasındaki v şekline koyulur ve alttan küçük ve yüzük parmaklarıyla desteklenir.

    ikinci çubuk da diğer 3 parmak ile aynen kalem tutar gibi tutulur. çubukların uçları mutlaka aynı noktada buluşmalıdır. eğer ahşap çubuk kullanılıyorsa uçları suyla ıslatılarak daha iyi kavraması sağlanır.

    yemek yerken alttaki çubuk sabit durur, üstteki çubuk aşağı yukarı hareket ettirilerek yiyecekler kavranığ yutulur.

    gerekiyorsa tekrar edilir.
  • sadece yemek yerken çatal yerine kullanılan bir alet gözüyle bakılması haksızlık olur. zira çatal ve bıcaktan daha eski ve daha teferruatlı bir kültürdür bu çubuklar.

    kullanımı esnasında uyulması gereken kurallar ve kaçınılması gereken hareketler vardır. bunlardan bazılarını anlatalım ki ortamlarda "biz aslen uzakdoğuluyuz, savaş zamanı dedemler bu tarafa göçmüş" dediğimizde inandırıcı olsun.

    -öncelikle basit kullanımı öğrendikten sonra bu çubukları tam ortasının hafif üst kısmından tutmaya alıstırıyoruz kendimizi. çünkü eskiden sıradan halk ve köylüler bu çubukları alt kısmından tutarak kullanırken, soylular ve saraylılar en üst kısmından tutarak kullanırmıs. biz de ortanın biraz üstünden tutarak "soylu değiliz, ama köylü de değiliz. soylular gibi tutmuyorsak mütevazı yapımızdandır" gibi bir izlenim veriyoruz.

    -yemek esnasında bu çubukları sadece kendi tabagımızdan yemek yerken kullanıyoruz. ortaya konulan tabaklardan asla yemiyoruz. ortadaki yemekten kendi tabagımıza yemek alırken de masa olarak mutlaka ayrı bir çubuk kullanıyoruz. masada yoksa garsondan istiyoruz. yemeği kendi tabagımıza bu çubukla aktarıp sonra kendi cubugumuzla yiyoruz. tükürügumuzu ortadaki yemeklere bulastırmıyoruz.

    -yemek yemedigimiz anlarda çubukları tabağa değil, varsa tutacağa, yoksa masanın uzerine bir peçete koyup onun üstüne koyuyoruz. tabağa chopstick bırakmak sashi bashi diye adlandırılan ayıp bir harekettir.

    -bir de neburi bashi denen bir kusurlu hareket var. o da chopstickleri yalamak. yalamıyoruz.

    -cubukları asla çapraz bırakmıyoruz. bu yas(matem) hareketidir.

    -konusurken chopstickleri bırakıyoruz. vücut dilimize dahil etmiyoruz. en ayıplananı da, elimizdeki çubukla hic bir şeyi göstermiyoruz, işaret etmiyoruz. çubukları kimsenin yüzüne dogrultmuyoruz. yani "bir daha o kızla konuşma harun" derken çubukları haruna dogrultmuyoruz. bu ortama meydan okuma olarak algılanan çok kaba bir harekettir.

    -çubukları corba karıştırmada kullanmıyoruz. bunun için kaşık istiyoruz.

    -çubukları hic bir yiyeceğe batırmıyoruz.

    -bir tabaktan digerine yiyecek aktarırken kesinlikle yiyeceğe havadan yol yaptırmıyoruz. tabaklardan birini diğerinin yanına getirip transferi gerçekleştiriyoruz.

    sevgili dostlarım, en önemlisi de bu kültüre saygı duyuyoruz. mekanda çatal bıçak isteyince o kadar da ayıplanmıyorsunuz ama bu kurallara uymayınca daha absürt bir görüntü oluyor.

    afiyet olsun.
  • esasinda orjinali celikden olurmus...eskiden cinli muhim insanlar yemeklerine bunu batirilarmis..eger zehir varsa reaksiyon yapip rengini degistirirmis...celik olnalari kullanmak biraz zor cunku agir oluyolar...
    bi de chokkara diyolar..ama ya mandarin ya da korece...hangisi unuttum...
    ayrica kullanmadiginiz zaman masaya koymassinis bunlari..ozel tablasi vardir oraya konur...
    ucuz restoranlardan getirilen tahta olanlari cotanak diye ayiriken dilek tutulurmus...ne kaa duzgun ayrilirsa dilegin gerceklesme sansi o kaa artarmis...bir cin geyigi...
  • tindersticks den bi kac eleman ayrildiginda gruba verilecek olan isim
  • kalabalik bi ortamda cin yemegi yerken havali olmak icin ozellikle tercih edilen cubuk. etrafa ''ayi degiliz, daha once de yedik. raconu ogrendik..'' mesajini verir.
  • cin ve japon olanlari farklidir.

    cin chopstickleri, butun govde boyunca aynidir. japon chopstickleri ise uca dogru incelir.

    hakiki chopstick'in metal olmasi gerekmez, ancak metal olanlari da mevcuttur. porselenimsi bir madde bile kullanilir ki, en makbul olani, cilalanmis ve ozel islemden gecirilmis tahta chopsticklerdir. bunlar uzun muddet boyunca bozulmadan kullanilabilir.

    kirip kullanilan cinsleri ise zaten tek kullanimlik, dandik chopsticklerdir. kiymik filan olur bunlarin bazilarinda hatta, dudaga filan batar.
  • kullanması beceri isteyen ve kadınların elinin yatkın olduğunu düşündüğüm yemek aracı. oje sürdükten sonra bozulmasın diye bütün işlerimi iki stabilo kalem aracılığıyla yaparak öğrendim yemekten ziyade

hesabın var mı? giriş yap