şükela:  tümü | bugün
  • istanbul'dan erzurum'a gideceğim. o gün de askerlerin yoğunlukla birliklerine teslim olmaya gittiği bir günmüş. o nedenle normal şartlarda uçağın kalkmasına makul bir zaman kala havalimanına gitsem de havalimanı girişindeki müthiş sıradan ve büyük seyahat çantamdan dolayı içeriye geç girdim. bir baktım uçağın kalkışına 25 dakika var.

    uçağın artık kaçtığını anladım tabii. gene de en azından biletin durumunu sorabilmek ve belki uçağa binebilmek adına çekin gişesinin önüne geldim. 200 kişi sıra bekliyor. insanlardan tek tek rica ede ede gişeye ulaştım. uçağın kalkmasına 15 dakika kalmış. amacım uçağa binmek değil, sadece "uçak kalkmadı ise nasıl binebilirim? binemezsem sigortalı biletimi nasıl değiştirebilirim?" diye sorabilmek. sordum da. gişedeki görevli "uçağınız yolcu almıyor" dedi. bileti de kendilerinin değişmeyeceğini bilet satışa gitmem gerektiğini söyledi.

    tam bu sırada birisi omzuma dokundu. döndüm arkamı. baktım boynu fularlı, çok cepli safari şortlu, göğsünde chp rozeti taşıyan bir dayımız.

    "buyrun?" dedim.

    "bu memlekeett, sizin gibileeer yüzündeeen ilerlemiyooorrr!!!" diye kükredi dayı.

    "anlamadım amcacığım?" dedim.

    "buradaaa bunccaa insann sıra bekliyoorrr!!! senn en önden işlem yapıyorsunnn!!!" dedi.

    "yanlış anladınız. ben işlem yapmadım. erzurum uçağına yetişemedim. sadece acaba nasıl binebilir ya da biletimi nasıl işletebilirim diye sordum." dedim.

    "ne olmuş yaani??? biz de hong kong'tan geldik, aktarma yapıyoruz!!! insan olun!!! hak hukuk bilin!!!" diye bağırmaya ve hakaret etmeye başladı dayı.

    bu sırada bir hanım teyze geldi. bu dayının kolundan tuttu. "gel hayatım gel... bu gibi tiplerle teolojik tartışmalara girmeye değmez..." dedi.

    dedim, "teyze, neolojik neolojik?" ve kendisine bir teoloji dersi verdim. teoloji nedir, ne için kullanılır, ne anlama gelir, bu konuyla ve tartışmayla teolojinin neden bir ilgisi yoktur vesaire...

    işte velhasılıkelam, bu chp'li solcularda kafa böyle çalışıyor. her şeyi kendilerinin bildiğini, haktan hukuktan bir kendilerinin anladıklarını sanıyorlar. arada böyle tanımadıkları adamlara çatınca da teoloji meoloji bir şeyler deyip "ulan nasılsa bu anlamaz, arkamdan da bana 'lan ne kültürdü kadındı. teoloji dedi bana...'" der diye kendi kendilerine sözde hava atıyorlar. ama işte arada bir de böyle durumlara denk gelince, çakılıp kalıyorlar.

    allah'ın cahil cühelası. bu memleketi size yedirir miyiz lan.
  • "erzurum'la hongkong ayni terminalden mi kalkiyor?" diye sorduran kurgu hikaye
  • #engelle.
  • bak sen şuna erzurum uçağını sormak için kalk atatürk hava limanı iç hatlar terminalinden yürü dış hatlar terminaline orada dış hat yolcusunun önüne geç bak “sırada bekleyenlerin” önüne geç diyorum (eğer bir kişi uçağına geç kaldıysa senin yüzünden kul hakkına girer) ve tatataaaammm erzurum uçağına geç kaldım de binebilir miyim de. çok ilginç checkindeki arkadaş binebilsen de senin buradan iç hatlara yardırman 20 dakika sürer demesi gerekiyordu oda bilmiyor sanırım.serin hikaye kardeş. ama ne olursa olsun bekleyen kişilerin sırasını hiçe sayıp önüne ge-çe-mez-sin.
  • (bkz: t a m a m) sen haklisin.
  • işte bunlar böyle. okumadan troll mroll diyorlar. okuma özürlü cühela parçaları.

    bu memleket adına, sizleri bu elim cehaletinizden kurtaracağız merak etmeyin.

    tamamen gerçek ve yaşanmış bir tartışmadır. troll mroll diyen okuma özürlü cahil solculara kanmamak gerekir.