şükela:  tümü | bugün
  • akp'nin fakir fukaraya erzak, kömür dağıtması, chp'nin deyimiyle sadaka kültürü argümanına karşı ortaya atılmış sosyal formüldür.
    umarız işe yarar.
    ancak akıllara gelen bu uygulamanın kaynağı nasıl sağlanacak ve gerçekten hakedenler nasıl ayırt edilecek.
    zira bugün türkiye hala yeşil kart uygulamasının altından kalkamamış durumda, altında mersedesiyle hastaneye gidip yeşil kart ibraz eden bir sürü çakal gördüğümüzü unutmayalım.
    bir süre sonra bir kaç dairesi olup aile sigortasından para alan tipler türeyecektir.
    kemal kılıçdaroğlu'nun gözden kaçırdığı şey artık merkez bankasının 1970lerdeki gibi hükümetin talimatıyla para basmaması.
  • aile yardımı sigortası ile ab'ye can atmayız
    ali tezel

    chp'nin yeni genel başkanı benim eski genel müdürüm kemal kılıçdaroğlu, kongrede yaptığı konuşmada "aile yardımı sigortaları"nı getireceklerini ifade etti. eğer bunu başarabilirse işte o zaman biz avrupa birliği'ne girmesine bile gerek kalmayan bir ülke olacağımız gibi vatandaşlarımız da avrupa'ya işçi olmaya gitmek için can atmazlar

    aile yardımı (yükleri) sigortaları neden gelemedi? bunu bir hikâye ile anlatmak daha doğru olacak. ben ödemişliyim, 1942 yılında başbakan olan hemşerim şükrü saraçoğlu, koşa koşa ödemiş'e gelir ve "size bir müjde getirdim; sümerbank basma sanayii fabrikalarını burada kuracağız. en az 2000 kişi de fabrikada işçi olacak" der. herkesin kendisini tebrik edeceğini zanneden saracoğlu'na yörenin ileri gelenleri, "sen ne yapıyon efe, buraya fabrika kurar ve 2000 kişiyi işçi yaparsan biz tütün ve pamuk tarlalarına nereden amele bulacağız? üstelik bulsak bile ücretleri en az 23 katına çıkar" derler ve istemezler. bunun üzerine de ertesi gün nazilli'ye giden saracoğlu, bu fabrikayı nazilli'de kurmaya karar verir. o günden sonra sümerbank basma sanayii ile nazilli gelişir ama ödemiş hâlâ tek bir fabrikası bile olmayan tarım memleketi olarak kalır.

    işte bu hikâye gibi aile yardımı sigortaları ülkemize gelirse devlet tarafından iş verilemeyen aile reislerine, geçimlerini sağlamak üzere para, çocuklarını okutmaları için çocuk parası, kirada oturdukları evlerinin kirası için kira yardımı verilirse işçi ücretleri yükselir, yaşam kalitesi artar.

    nedir aile yardimi sigortasi

    şimdi birazcık düşünün; iş arıyorsunuz ve bulamıyorsunuz ama eviniz kira, evde sizden ekmek bekleyen çocuklarınız, nafaka bekleyen eşiniz var. iş bulamayıp para kazana-mazsanız bu giderleri nasıl karşılayabilirsiniz? işte bu soruya cevabı "aile yardımı sigortaları" verir. der ki, "ey vatandaşım, devlet olarak sana iş veremedim ama iş veremediğim dönemde senin giderlerini asgari seviyede karşılamam lazım ki hırsızlık, uğursuzluk, dolandırıcılık, fuhuş gibi kötü şeylere meyletme. bunu sana devletin bir görevi, senin de hakkın olarak vereceğim. sakın bunu sadaka olarak algılama, bu sana bu devletin vatandaşı olduğun için ananın ak sütü gibi helaldir" der.

    uluslararası çalışma örgütü'nün (ilo) 1952 tarihli 102 sayılı "sosyal güvenliğin asgari normlarına ilişkin sözleşmesi" 29 temmuz 1971 tarih ve 1451 sayılı kanun ile onaylanmış, bakanlar kurulu'nun 1 nisan 1974 tarih ve 7/7964 sayılı kararnamesiyle yürürlüğe girmiştir. sözleşmeye taraf ülkeler, sözleşmede sayılan 9 risk için sigorta oluşturmak zorundadırlar. bu riskler; hastalık, analık, sakatlık, yaşlılık, işsizlik, iş kazası, meslek hastalığı, ölüm ve aile yükleridir.
    ***
    dokuz sigortadan 8'i ülkemizde bulunuyor
    bunlardan yedisi uygulanırken 2000 yılından itibaren sekizincisi olan işsizlik sigortası da uygulanmaya başlanmıştır. en sonuncusu olan aile yükleri (yardımı) sigortası ise halen başlamamıştır. bunda ülkemizde genelde sağ iktidarların, yani sermaye yandaşlarının hükümet etmesi büyük etkendir.

    3 aylık primin ödenmesi gerekiyor

    sosyal güvenliğin asgari normları hakkında 102 no'lu sözleşmesi'nin 3945'inci maddeleri, aile yardımı (yükleri) sigortasının asgari şartlarını açıklar. buna göre;
    ¦ her üye, korunan kimselere, bu bölümün aşağıdaki maddelerine uygun olarak, aile yardımları yapılmasını teminat altına alır.
    ¦ yardım yapılacak hal, çocukların geçimini sağlama mükellefiyetidir.
    ¦ yapılacak yardımlar:
    a) staj süresini tamamlayan, her korunan kimseye ödeme yapılması;
    b) veya çocuklara yiyecek, giyecek, mesken, tatil geçirme yerleri veya ev idaresinde yardım sağlanması;
    c) yahut, (a) ve (b) fıkralarında yazılı yardımların meczedilerek (birleştirilerek-karıştırılarak) temini şeklindedir.
    ¦ yardım, 3 aylık prim ödeme veya çalışma, yahut bir senelik ikamet şartlarından birini yerine getiren, korunan kimseler içindir.
    ¦ yapılacak yardımların tutarı,
    a) ortalama bir işçinin ücretinin yüzde 3'ü ile korunan kimselerin çocukları sayısının çarpımına;
    b) veya bu ücretin yüzde 1.5'i ile ikamet edenlerin çocuk sayısı çarpımına, eşit olmalıdır.
    ¦ periyodik yapılacak yardımlar, yardımı gerektiren halin devamı süresince sağlanır.

    ab'de sosyal yardimlarla aile yardimlari yapiliyor

    avrupalı ülkeler, vatandaşlarının onurlu yaşam sürdürebilmeleri, kimseye muhtaç olmamaları için birtakım temel ihtiyaçlarını (gıda, giyim, ayakkabı, barınma, ulaşım, sağlık, eğitim ve ısınma) karşılasınlar diye sosyal yardımlar veya aile yardımları da yapıyorlar. buna bazen asgari geçim yardımları, bazen de aile yükleri yardımları denilmektedir. zira ülkeden ülkeye hem ismi hem miktarları değişiyor.

    chp'li ince bakalım bana ne gösterecek?

    chp'de köklü bir değişim rüzgârı başladı ve rüzgârın hızı azalmazsa bir sonraki seçimde bana göre tek başına iktidara gelir. gerçekten bu ülke insanının sol bir iktidara ve sol iktidarın başında da kemal kılıçdaroğlu'na ihtiyacı olduğuna yürekten inanıyorum. yıllardır emeğin en yüce değer olduğunun bilincini işlemeye, emekten yana duruş sergilemeye de devam ediyorum. ancak, chp içindeki bazıları beni tedirgin etmiyor da değil.

    mesela, 5 mart 2010 günü bu köşeden "emekli öğretmenlerin sigortalı olacağını öğretmen vekil bile bilmiyor" demiştim. çünkü, 16 emekli öğretmeni yıllarca sosyal güvencesiz çalıştıran dershane sahibi muharrem ince, aynı zamanda çalışanlarının hiçbirisi için tasarrufu teşvik primi ödememesi sebebiyle ssk sigorta müfettişi olduğum yıllarda benim yazdığım raporla epey yüklü ödemeler yapmıştı.

    şimdi her gördüğü yerde, "iktidara gelelim sana göstereceğim" diyor. ben de merak ediyorum, chp iktidara gelince yalova milletvekili muharrem ince bana ne gösterecek diye. umarım bu merakım chp'nin iktidara gelmesiyle son bulur. ancak asıl sorun, ince gibi düşünenler varsa, iktidara geldiklerinde devletin gücünü arkalarına alıp kendi şahsi menfaatlerini gözetecekler, kin ve garezlerini başkalarından çıkaracaklarsa şimdiki iktidardan ne farkları kalacak. doğrusu benim esas merakım bu.

    kaynak: http://www.resulkurt.com/…tikel.php?artikel_id=3223
  • chp çalışmalarını tamamlamış projeye göre yoksulluk envanteri çıkarılması, yoksul ailelere yapılan aylık yardımın 600-1.250 tl arasında olması hedefleniyor

    http://ekonomi.milliyet.com.tr/…1353277/default.htm
  • chp'nin bu konudaki projesiyle alakalı bir yazı da şuradadır:

    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/17044844_p.asp

    şaka maka, eğer yeterli miktarda oy alıp bu projeyi gerçekleştirebilirlerse devlet, insanların daha iyi/rahat/kaliteli bir yaşam sürebilmek için kendi elleriyle kurdukları devlet, uzun zamandır ilk defa kuruluş amacına yönelik bu çapta bir uygulamaya gidecektir. bugün ben belirli bir standardın altında yaşıyorsam yardımı ben alacağım, yarın başkası bu duruma düştüğünde ona vereceğim. "devlet benim!" demiş ya louis amcamız, işte ben bu proje sayesinde ona hayatımda ilk kez dolu dolu bir siktir çekip "devlet biziz ulan!" diyebileceğim.

    fakat burada kritik nokta "projeyi gerçekleştirebilirlerse" şartı. bu işlerden çok fazla anlamam ama aklıma hemen bazı noktalar geliyor:

    - yoksulluğun tanımı değişeceğinden çalışan ücretleri artacak. buna sermaye ne diyecek, bu firmaların yabancı firmalarla rekabeti sürdürebilmesi nasıl mümkün olacak (alım gücündeki artış bunu karşılamaya yetecek mi)?
    - yoksulluğun varlığından nemalananlar nasıl ikna edilecek?
    - kapitalizm tarafından sosyalizme doğru bir adım atan türkiye diğer ülkelerle ilişkilerinde ne gibi sorunlarla karşılaşacak?
    - insanlar bu yeniliklerin anlamını algılayıp ona uyum sağlayabilecekler mi? bunun bir lütuf değil, toplumun işleyişinin bir parçası olduğunu, kendilerinin de bu toplumda ellerinden geleni yapması gerektiğini bilebilecekler mi?

    eğer bu sorunlar (ve benim aklıma gelmeyenler) aşılabilirse inanıyorum ki bu, türkiye adına çok güzel ve verimli bir proje olacak. fakat çok da heyecanlanmıyorum. nihayetinde dereyi görmeden paçaları sıvamamak lazım.
  • oylar üzerinde çok büyük bir etkisi olucağını sanmadığım proje. gerçekten yoksulluk çekenler için gerçekten cazip bir vaat. ama sorun şu ki bu ülkede evinin geçimini zar zor sağlayan birinin hayali borçsuz sorunsuz kafasını yastığa koymak değil, zengin olmak. bakıldığında, gerçekleştirilmesi durumunda, türkiye'ye çok şey kazandırabilecek bir proje. benzeri fransa'da olup çatır çatır da işlemektedir. ha türkiye'de ne kadar uygulanabilir tartışılabilir ama çok zengin olmayı hedeflemiş yüz binlerce zor geçineni ayda 600-1250tl arası bir para kesmez.
  • yoksulluğun ortadan kalkması için türkiye bütçesinin yüzde bir nokta yedisinin yeterli olduğunu bana farkettirmiş bir tür proje. yani bu iktidar isteseydi, bütçedeki yüzde bir nokta yedi ile bu ülkedeki yoksulluğu kaldırabilirdi. ne acı bir tablo.

    yoksullara, bütçesinin yüzde bir nokta yedisini fazla görmüş iktidar kimin için var. bizler için mi?

    http://www.gercekgundem.com/?p=352685
  • okudugum kadariyla hesap hatasi tartismalari daha cok chp'nin kitapcigindaki sayilarla baskan ve genel sekreterin soyledigi sayilarin birbirini tutmamasindan kaynaklaniyor. kagit uzerinde taslak olarak bile olsa tutarli bir hesap yapilmisken is bunu dile getirmeye gelince neden cuvalladilar anlayabilmis degilim. her zamanki tutarlilik problemi yine kilicdaroglu'nu bulmus gibi gorunuyor. zaten son 2 senedir hep ayni sey tekrarlaniyor. kk ise cok guzel girisiyor, ancak bir turlu sonu gelmiyor. biraz da chp'nin hantal ve inefektif yapisindan kaynaklaniyor olabilir bu.

    ote yandan cok guzel bir muhalefet ornegi oldugunu dusunuyorum muhalefetin bu hamlesinin. keske son 6-7 senedir seriat tehlikesi vs. tartisacagimiza ulkenin esas meseleleri uzerine boyle tartismalar yapilabilseydi. yoksulluk ve yoksunlugun turkiye'de azaltilabilmesi icin bu tur projelere cok ciddi ihtiyac var.
    su anda gorunen o ki, ne hukumet ne de chp boyle bir sey icin techizatli degiller. akp'nin yaptigi komur ya da diger aynii yardimlar cok pirimitif ve muhalefet destegi olmadigi icin halkin bir kismi tarafindan benimsenmiyor. muhalefet ise daha ilk adiminda ciddi hesap hatalarina boguluyor. bu aile sigortasi uzerine biraz tartisilsa, kamuoyu olusturulsa, alternatifler uretilse cok daha efektif politikalar gelistirilebilir. *
  • ellerinde yeterli veri olmadan, ya allah bismillah diyerek hesap yapilamayacagini bilmeyenlerin, hesabini sasirtan proje.

    bu muthis matematiksel ve sezgisel yetenekleri, su meshum miras dagilimini analiz ederken de kullansalar, ne guzel olacak ortalik.
  • chp’nin haziran 2011 seçiminde en büyük vaatlerinden biri olarak basına duyurduğu proje. aslına bakarsanız yeni bir proje değil, bülent ecevit başbakanlığında 1974 yılında kurulan 37.türkiye cumhuriyeti hükümetinin sosyal projelerinden biri. chp bu projeyi getirdiğinde hükümetin ortağı necmettin erbakan başkanlığındaki msp partisi. projenin başında sağlık ve sosyal yardımlardan sorumlu bakan ise bir diyarbakırlı selahattin cizrelioğlu dur.

    enteresan olan ise zaten kabul edilmiş bir protokolü, hem de bunu tartışan iki partinin bu protokolü birlikte kabul etmiş olması (akp’yi milli selamet partisinin devamı kabul edersek). tartışılması gereken, kabul edilmiş bu protokolün 37 senedir neden uygulanmadığı. bunun yerine başka bir şey konabilir mi olmalıyken bir grup çok saçma argümanlarla bunu savunuyor, diğer grup ise onlar savunduğu için karşı çıkıyor.

    bu konuyu detaylı olarak incelersek;

    öncelikle şunu kabul etmemiz lazım ,türkiye cumhuriyeti kapitalist bir devlet . ve her kapitalist devlet gibi sistemin devamlılığını sağlamak için üretimin, tüketim ,ticaretin de devam etmesi gerekir. aynı zamanda sosyal bir devlet olan türkiye cumhuriyetinin bir çok sosyal proje üretmesi de yanlış değildir. örneğin ücretsiz sağlık, ücretsiz eğitim, ücretsiz ulaşım gibi. ancak bunları yaparken kurulmuş olan sistemin devamını sağlamak ve tüketimin devam etmesi için de bunların para ile yapılan alternatiflerinin olması da gayet doğaldır. özel okul, özel hastane gibi. ( sistem bu sistemi anlatıyorum durup dururken beni eleştirmeyin ben kurmadım)

    chp’nin sosyal demokrat bir parti olduğunu iddia ettiği için(özellikle iddia dedim. bugüne kadar bir sosyal demokratlığını görmüşlüğümüz yok da belki bundan sonra…) bu tip projeler sunmasını da anlayabiliriz.

    akp de hükümeti yani devleti temsil ettiği için buna karşı çıkmasını da doğal kabul ediyorum.

    proje gerçekleşirse ortaya çıkacak olan sorunlardan ; çalışan kesimin çalışmayan kesime bakacağını ,tembel vatandaşlar yaratacağını, enflasyonist baskı oluşturacağını, bütçe açıklarını, yoksul sorununa iş yaratarak değil de çalışmadan para verilerek çözülmeye çalışıldığını vs. geçiyorum.

    ve işi rakamlara bırakıyorum.

    türkiye de yoksul insan sayısı : tüik verilerine göre küsurat atılırsa 12 milyon. http://www.tuik.gov.tr/…etablo.do?tb_id=23&ust_id=7

    bir aileyi 4 kişi hesaplarsak türkiye’deki ortalama yoksul aile sayısı : 3 milyon (ayrıca detay vermiyorum tüik den gelen rakamı 4 böldüm)

    chp’nin vadettiği yardım : 600 tl ile 1250tl arası. ben bunu ortalama 800tl kabul ediyorum(kafadan uyduruyorum)

    bu durumda;

    bir aylık yardım tutarı : 3.000.000 x 800=2.400.000.000 tl
    devlete olan yıllık maliyeti faiz ,dağıtım giderleri vs hiç hesaba katmadan =2.400.000.000 x12 =28,8 milyar tl

    2011 yılı türkiye’nin merkezi yönetim bütçesi yaklaşık : 260 milyar tl ayrıntı için bkz: http://www.maliye.gov.tr/…enelkurultablolar2011.xls

    rakamların söylediğine göre türkiye bu sosyal projeyi yapabilmek için merkezi yönetim bütçesinin yaklaşık %10’nu kullanması gerekiyor.

    bana gerçekçi gelmedi ama daha mantıklı açıklayacak birileri varsa onlardan da dinlemek isteriz. hesap hatası demeyin lütfen. önlemi baştan alıp hesap makinası kullandım.