şükela:  tümü | bugün
  • semiyotiğin film analizinde bir yöntem olarak kullanılmasına öncülük etmiş olan teorisyen.
  • film dili (essais sur la signification au cinéma, langage et cinéma) ve psikanaliz ve sinema (le signifiant imaginaire) uzerine kitaplari bulunan film teorisyeni. yazdigi donemin en gelismis -ve de hem aldigi elestiriler hem de takipcilerinin coklugu acisindan- en onemli film teorisyenlerinden biridir. amma ve lakin eger fransizca bilmiyorsaniz uzak durmanizi oneririm cunku metz'in en onemli kitaplarindan biri olan langage et cinéma korkunc otesi bir ceviri ile ve cok kilit kavramlarin (langue, langage) zirt pirt yanlis ve birbirlerinin yerine kullanilmasiyla, ve dahi akrobatik cumleleriyle rezil otesi bir kitaba donusmustur. isin kotusu 1974 yilinda yapilan bu ceviriden sonra bir daha da cevrilmemis kitap. film calismalarindaki ingilizce konusan ulkelerde yasayan insanlarin hepsi fransizca biliyor sanirim. netekim kitaplarin ingilizce cevirilerinde metz'in en bilinen kavrami grande syntagmatique'i ararsaniz bulamazsiniz cunku 'large syntagmatic' olarak cevrilmistir. daha bugune kadar bir tane insan evladi gormedim ki buna large syntagmatic desin. neyse iste boyleyken boyle.
  • demiştir ki: "bir filmi onun sistemine dair bilgimiz olduğu için anlamayız, aksine filmi anladığımız için onun sistemine dair bilgi ediniriz. başka türlü söylersek, "böylesi iyi öyküler anlatması sinemanın bir dil olması nedeniyle değildir, böylesi öyküler anlattığı için bir dil olmuştur."
    ve en önemli, unutmaz sözü de:" bir filmi açıklamak zordur, çünkü onu anlamak kolaydır." 'dır heralde.
  • "christian metz sinemasal deneyimlerde bir çeşit röntgenciliğin* söz konusu olabileceğini belirtiyor. bu röntgenci biçimi özellikle tanımlayan nedir diye soracak olursak, görünen nesnenin yokluğu diye karşılık verebiliriz ki bu da klinik bir fenomen olarak gerçek rötgenciliğe ters düşmekle kalmıyor, aynı zamanda da nesnenin sahnede bizzat bulunduğu tiyatroya ters düşüyor." glen o gabbard & krin gabbard - psychiatry and the cinema*
  • 1970’lerdeki sinema eleştirilerinin büyük bölümüne temel oluşturmuş psikanaliz, film ve sinemanın biliçdışı düzeyde nasıl çalıştığını anlamamıza ilişkin kuramsallaştırması bulunan, özellikle de sinemanın ‘izleme düzeni’nin fetişizm ve voyeurism mekanizmalarını harekete geçirme biçimi üzerinde duran kişidir. metz’e göre sinema, ‘izleme dürtüsü’nü oyuna katarak bir ihtiras makinesi haline geliyordu.