şükela:  tümü | bugün
  • martian chronicles ve fahrenheit 451 için yazdığı olumlu eleştirilerle ray bradbury'nin bir anda keşfedilmesini sağlayan kişi. teknofobik ve pesimist olduğu, bilimsel bir geçmişi bulunmadığı için devrin bilimkurgu yazarlarınca dışlanan bradbury, isherwood sayesinde ana akım edebiyatçılarının ve edebiyat eleştirmenlerinin gözüne çarpmıştır. isherwood ingiltere'den amerika'ya temelli göçmüş, gaylerin temsilcisi ve savunucusu olmuştur.
  • isherwood askeriye'de memur olan ve birinci dünya savaşı'nda göçmüş gaddar bir babanın oğlu. fazlasıyla otobiyografik bir yazar, bu yüzden bazen sıkıcı olsa da son derece birebir, kan dondurucu kişisellikte, empati ibresini sürekli zorlayan romanlar, onunkiler. auden, virginia woolf, stephen spender gibi ünlü arkadaşlarını da başka kisveler altında kitaplarında ifşa etmekten kaçınmamış. uzun yıllar almanya'da ingilizce öğretmenliği yapmış, berlin hakkında çok yazmış. auden'la çin'e seyahatini journey to a war adıyla kitaplaştırmış kendisi. son yıllarda los angeles'a yerleşmiş ve seksenlerin ortalarında da santa monica'da ölmüş. a single man, yalnız bir adam adıyla çevrilmişti metis'ten. çok kısa ama insanı madara edecek kadar üzgün, baygın, nevrotik bir romandı. orta yaşı epeyce sollamış bir öğretim üyesi adamın hemcinsleriyle kaçma kovalamaca hikayesi, onun ötesinde bol miktarda iç mekanlarda geçen monologlar, hesaplaşmalar, paranoyalar. tüylerini kabartmayı seven yazarların protagonist'lerinin aksine, isherwood'unkiler derilerini kabuk kabuk yolmayı seven, ana hattın bizzat içinde ama kendini sakınan, kompleksli, oldukça yalnız, asosyal eğilimli ve düşünceli tipler. yazarın kendi hayatını çok iyi bilmiyorum ama hep guru'ları olmuş hayatta. kathleen and frank de okunasıdır mesela. guru'larıyla sankritçe'den çevirdiği bazı hindu eserler de olmalı. var.
  • christopher isherwoodun bizlere upuzun vadede madonna oalrak dönüşü söz konusudur. nasıl olduğunu anlatmak ise bu entrynin boynunun borcu olsu, takside bağlayıp ödeyelim.

    duvardaki takvim 1930 lu yılların başını göstermektedir. buna karşın masadaki takvim 1930 ların sonunu gösteriyorsa bu benim tarihden tam emin olamayışım sebebiyle gerçekleşmiştir.neyse işte 2. dünya harbinden önceki yıllardır, ve isherwood nazilerin yavaştan hakim olmaya başladığı prusyalı asker disiplinine dönüşler yaşayan almanayanın berlinine yallah tornistan diyerek yol almıştır.

    savaş öncesinin berlininin dejenere, kokuşmuş, kulampara hayatına vücudunu sarkıtmış, otobiyografik yazar olmasının farkındalığı ile o dönemi kendi perspektifinden kaydetmiştir. duvardaki takvimden emin olamayan isherwood acaba savaş bitti de haberim mi yok demeye fırsat bulamadan berlin i terketmiştir. savaş sırasında yazdığı bu mini öyküler berlin stories ismiyle yayınlanır.

    bu öykülerin bu formda yayınlanmasını pek seven broadway bu öyküleri ve dış dünyaya kapılarını kapamış balştançıkarıcı berlin kabare ötarşisini ebedileştirecek bir oyun hazırlar. oyunun adı i am a cameradır. büyük sükse yapar, ortalığı yıkar, nemlendirir, derinlemesine cilt bakımı sağlar. oyunun çok tutması holivud prodüktörlerine gaz verir, takvimler dijital saatlerde 1972 i gösterirken isherwoodun anıları cabaret isimli bir filmle hortlayarak yeri yerinden oynatır. hiç sevmediğim ablak çehreli liza minellinin oscar kazandığı, yönetmenini de taçlandıran bu filmin öyle bir süksesi olur, öyle bir kültürel etkisi olur ki dijital saatlerdeki takvim 80 li yılların ortasını gösterecek şekilde bulandığında (eee o kadar yıl geçmiş) madonna nam bir kadın bu filmdeki dejenerasyonu, koreografiyi, şuyu buyu sentezleyip open your heart isimli şarkısında klip olarak kullanır. ,

    aradan geçen 64 yıl isherwood u çok değiştirmiş, toprak yapmıştır. kendisi hak dini islamı seçemeden ahrete intikal ettiğinden şu an cehennemde çatır çatır yanmaktadır. ki bu kısım da bu dünyada mutluluğu burun farkıyla kaçırmış tevekkül insanlarına züğürt tesellisi olsun.
  • tak başına bie adam'ın yazarı, auden'in biricik sevgilisi..
  • goodbye to berlin adlı guzel bir kitabı da vardır
  • 18 yaşındaki don bachardy'ye aşık olur.1954'de bachardy'nin fikriyle,iki erkek birlikte yaşamaya başlarlar.arkadaşlıkları ve ortaklıkları 30 yıllık yaş farkından ötürü şaşkınlığa kapıldıysalar da,isherwood bunu şöyle açıklar:

    ''kendimi bundan ötürü suçlu hissetmiyordum,daha çok ilişkimizin duygusal boyutundan etkilenmiştim,ve bu daha en başından beri böyle olmuştu.biliyordum ki,bu sefer gerçekten de bağlanmıştım.don beni terkedebilirdi,ama ben tabiki onu terkedemezdim,en azından bana ihtiyacı kalmayıncaya kadar.neredeyse babanınkine benzeyen sorumluluk duygum beni tedirgin ediyordu,ama aynı zamanda da içimi sevinle dolduruyordu.
  • 4 ocak 1986 da prostat kanserinden ölmüştür.
  • goodbye to berlin adı altında topladığı kısa hikayeleri, cabaret müzikaline esin kaynağı olmuş, ingiliz asıllı yazar.
  • şuradaki yazıda da incelenmiş büyük insan.
  • virginia woolf'un günlüklerinde bahsi genç dahi olarak geçen yazar, woolf hafif bir kıskançlıkla bahseder kendisinden.