şükela:  tümü | bugün
  • bir pazar sabahı uyanınca annemi kahvaltıya davet ettim. pazar sabahları genellikle ya o bana gelir, ya ben ona giderim ya da hava iyiyse birlikte dışarda kahvaltı ederiz.

    "gelirken ne alayım?" diye sordu, "her şey tamam sen gel yeter." diye cevapladım. evlerimizin arası onun paytak paytak yürüyüşüyle 12-15 dk. sürüyor. yolumuzun üzerinde bir çiçekçi var.

    aşağıdan zili çaldı, apartman kapısını açtım. kahvaltı hazırlığı koşturmacasında olduğumdan evin kapısını da açtım, evdeki kedi kapı aralığından sıvışmasın diye de, aralık kalmayacak şekilde ittirdim kapıyı. annem gelince kapıyı açtı, ben de sesi duyup karşılamaya gittim.

    elinde bembeyaz bir papatya buketi vardı. "günaydın kızım, eksik kalma istedim... bu sabah sana dünyaları getirsem, yüzünde şu anki gülüşü göremezdim." dedi.

    papatyalar 10 gün solmadan vazoda durdular, gün aşırı suyunu değiştirdim, kedi bile yanaşmadı, kedisi olan bilir illa o çiçekler koparılır, ıssırılır, yapraklar dökülür. 2 hafta sonra kurudular ve attım. ama bana yaşattığı his, şimdi bile hatırladığımda ruhumu okşuyor.

    annem eksik kalma istedim demişti, çünkü sevgilimin çiçek almadığını biliyordu.
  • ben,
    almadım,
    ona çiçek de yolladılar, çikolata da.

    sonuç; gitti.

    çiçek alıp almama ölçütse sevgime, sikeyim öyle ölçütü. kendimce ihtiyaçlarını, sevdiği şeyleri almaya çalıştım. ama çiçek almadım.

    sonuç; gitti.
  • evlenince de karısına almaz bu sevgili. misal tanışma yıldönümleri geçer almaz, evlilik yıl dönümleri geçer kutlamayı, özel bir şey yapmayı bırak çiçek almaz, çocuğu olacağını öğrenir almaz, tek değil ikiz olacağını öğrenir almaz, muhtemelen doğum yaptığında da almayacaktır.
    kimsenin de "aman sevgilim, kocam bana çiçek almıyor" diyip kendisini yemiyordur karalar bağlamıyordur tabi ki ama insan çevresindekilere bakıp bir tek kendisine çiçek alınmadığını görünce içi cız ediyor.
  • bunun bir versiyonu vardı ki bende, çiçek almaz, yolda gördüğü papatyayı bile koparmak için kıçını kaldırmaz, doğum günümde dahi bir çöp almaz, hiçbir zaman bir çöp almaz, sürpriz yapmaz, yemek de ısmarlamazdı. cebinde akrep mi vardı, kendisi mi kalastı, ben mi herşeyi isteyen kız triplerine girmedim, sevgili mi değildik onca sene hiç anlayamadım? ama şunu anladım kızlar, sizi şımartamıyorsa basın kıçına tekmeyi gitsin.
  • ah canım benim çevreciymiş, kıyamam.. arada sırada bir incelik görmek, sevgilisinden çiçek almak isteyen türden insanlar da doğayı koruma adına bu tür sevgilileri kışın yakacak olarak kullanmıyorlar, yaa.. işte doğada böyle muazzam bir denge mevcut! zaten bundan bu kadar çok seviyoruz doğamızı, di mi..

    -amınakoduğumunodunu
  • -abi sen cicek almayan sevgiliymissin öyle diyor yenge
    +cicekler canlidir koparmayalim onlari, kedi de canlidir onu da koparmayalim bla bla bla...
    -e abi o zaman minik bi hediye falan alsan hatta minik bir kutu cikolata bile alsan hosuna gider bence yengenin...
    +cikolata kakaodan yapilir, kakao bitkidir, bitkiler canlidir koparmayalim onlari, kedi de canlidir .....
    -abi bu olmadi bence
    +olmadi dimi ...
  • hiçbir kadının sevmediğidir.

    kim ne kadar çiçek istemem derse desin, kim ne kadar problem etmiyorum derse desin hepsi kendini kandırıyor.

    ben henüz yaşayan bir kadın görmedim ki elinde kocaman buket olan bir adam görünce ağzı kulaklarına fiyonk olmasın.

    o yüzden yanlış yapan erkektir o, çok net.
  • son 2 senedir bana bi haller oldu..çiçeklerle ilgili bi negatif korelasyon içindeyim.

    çiçek aldığım son dört hatundan;

    dördüncüsü, çiçeği aldıktan iki hafta sonra bana boşanmak istediğini söyledi.
    üçüncüsü, çiçeği aldıktan bir hafta sonra başka şehire göreve gitti ve bir ay sonra ayrıldık. (altı ay sonra evlendi)
    ikincisi, çiçeği aldığımın akşamında tuhaf bir sebepten tartıştık, birkaç gün sonra da ayrıldık.

    ama işin bombası sonuncusu oldu, hatunun doğum günü yaklaşıyordu. kafamda sürpizler vardı, bir tanesi de işyerine çiçek göndermek idi...bak daha düşünce olarak duruyor, gerçekleşmedi bile yani...

    yav olur da bu kadarı mı olur, kafamdan geçtiği günün akşamında hatunla tartıştık iyi mi...

    yalanım varsa.....boşlukları doldurun.

    ayrılık süresi gittikçe daralıyor,

    korkarım bir sonrakinde istiklalde birlikte yürürken üzerimize güllerle gelen roman hatunu görünce hemen oracıkta ayrılacaz...
  • yarın öbür gün daha beter hale dönüşür. daha sevgiliyken çiçeği esirgiyorsa vakit geçtikçe ne gerek var adamına dönüşüp hayat karartabilir. son safhası da bir şey olmaz adamıdır. yol yakınken..
  • parası yoktur lavuğun.