şükela:  tümü | bugün
  • gereksiz insandır. herhangi bir araba markasını tutmaktan farkı yoktur. bu firmaların veya takımların amacı para kazanmaktır. koltuğuna ter olmaya geldik, bugatti seninle ölmeye geldik demek ne kadar saçmaysa takım tutmakta saçmalık. tamam bmw yi mercedes'e göre daha kullanışlı bulup sevebilirsin ama alacağın zaman bunun ticari bi ilişki olduğunun farkında olup kendi kriterlerine göre ücret karşılığı satın alırsın. bmw yi tutmanın sana bi faydası olmaz. bmw atkısı takıp slogan atmıyorsan, beşiktaş'ın ne farkı var? üstelik sürekli oyuncuların değiştiği, para karşılığı başka takımlarda oynadığı endüstriyel futbolun destekçisi olmak niye? maçtan sonra lamborgini'ye binip havuzlu villasında eğlenen adamların ne diye taraftarı olur anlamıyorum. sanırım insan kendisinden büyük gördüğü birşeye, amaca bağlama isteği, kendini ona adayabileceği bi güç arıyor. bu sanrılar tıpkı dinlerdeki gibi burda da kendini gösteriyor.
  • herhangi bir dine inanmıyorum,
    o bahsettiğin villada kendim de yaşıyorum,
    bırak içerideki maçları, deplasman için en alakasız köylere ve şehirlere gidiyorum.

    şimdi bunu da açıklar mısın sevgili dalyarak.

    tanım: sevdiği renklere gönülden bağlı insandır.
  • oleey oley oley oleeeyy, ciddiiiiiii, ciddiiiii!

    şeklindedir.
  • benim. her şey dünyaya gelmemle başladı aslında. önce fizyolojik gereksinimler (yemek, sıçmak, nefes almak gibi) yön verdi hayatıma. daha sonra güvenlik ihtiyacı (aile gibi) zuhur etti. yavaş yavaş ben olmaya başlıyordum ve sırada ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimim vardı. işte tam bu esnada bir takımı tutmaya başladım. tabi önceleri bunun ve genel olarak bu sıralamaların farkında değildim. her şey bir aile büyüğümüzün beni elimden tutup stada götürmesiyle başladı ve o gün hayatımda bir milat oldu. yeni arkadaşlıklar, yeni dostluklar... maçtan önce stat etrafında bira içip tezgahtan yemek yemenin keyfine vardın mı hiç? peki binlerle omuz omuza yürüdün mü hiç?

    üstelik bir de mottomuz oldu zamanla: furbol arsada güzeldir borsada değil. biz senin de takım tutabileceğin bir spor için çabalıyoruz. çünkü takım tutmak ya da genel olarak spor, paylaşınca anlamlı oluyor.
  • entelektüel açıdan düşük gördüğüm insandır.
  • entelektüel açıdan düşük olduğumu anlamama vesile olmuş başlık. bilim aşığı bir yazılımcı olmak yetmiyormuş demek ki.
  • yanlış yapan bir orospu çocuğudur. halbuki ciddi ciddi değil şakacıktan takım tutması gerekmektedir.
  • asıl meselesi takım falan olmayan insandır. a takımıymış, b takımıymış bunlar tamamen bahane. asıl amaç insanların birbirlerine üstünlük kurma hırsı. a takımı b takımını yenince, a takımını tutan adam gidip b takımını tutan birine "nasıl koyduk" diyerek kendini tatmin etmeye çalışıyor. sahiplenmeye bak, sanki kendisi oynuyor.